BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mışıl mışıl uyumak!

Mışıl mışıl uyumak!

Herkesin ortak bir derdi var: Para... Yeterli paraya sahip olmak hayatı kolaylaştırır, kimseye muhtaç olmadan ayakta durmamızı sağlar. Ama hesaplı kullanılırsa, har vurup harman savrulmazsa..



Herkesin ortak bir derdi var: Para... Yeterli paraya sahip olmak hayatı kolaylaştırır, kimseye muhtaç olmadan ayakta durmamızı sağlar. Ama hesaplı kullanılırsa, har vurup harman savrulmazsa.. Bloomberg 25 ülkede anket yapmış. Sonuç çok enteresan: Zengin ülkelerin vatandaşları daha karamsar, gelişmekte olan ülkelerin vatandaşları daha mutlu. En iyimser tüketiciler %70’le Nijerya’da. En karamsar sonuçlar, %80’le İngiltere; Fransa ve Japonya’dan çıkmış. Parayla her türlü varlığı satın alabilirsiniz. En kıymetli para alın teriyle kazanılan ve huzurla harcanandır. En kıymetsiz para piyangodan çıkandır. Çaba sarf etmeden elde edildiği için kıymeti bilinmez, su gibi akıp gider. Para iki tarafı keskin bir kılıçtır. Nasıl kullanırsanız, öyle sonuç alırsınız. Meşru yerde harcarsanız, size itibar kazandırır, gayrimeşru yerde kullanırsanız, lekelenirsiniz. Her yüzü gülen adam mutlu mudur? Hayır. Gerçek mutluluk hayattan nasıl zevk alınacağını bilmek, kazandığı ile yetinmek, israf etmemek, paylaşmaktır. Unutmayın kefenin cebi yok... Para mutluluk getirseydi, dünyanın en mutlu insanı Karun olurdu. Zira sahip olduğu zenginlik dillere destan olmuş, parası ve malı çok insanlara “Karun kadar zengin” denilmiştir. Karun, Hazreti Musa’dan (aleyhisselam) kimya dersi almış, bu bilgisi ile nehirlerden ve topraktan altın çıkarmaya başlamış, kısa zamanda çok büyük bir hazineye sahip olmuş. Öyle ki, hazinelerinin anahtarlarını kırk deve zor taşırmış. Ama bu zenginliği Karun’u şımartmış, inkâr ve isyan noktasına getirmiş. Cenab-ı Hak da Hazreti Musa’nın duası üzerine Karun’u sahip olduğu mal ve hazineleri ile beraber yerin dibine gark etmiş... Zamanımızda Karun’un durumuna düşen paragöz zenginler var. Onlar bu dünyaya kazık çakacağını sanır. İnsanın manevi ihtiyaçları düşünülmeden sadece dünyalık olarak biriktirilen mal ve para, insanı sefalete sürükler... Para, iyi idare edilmezse tehlikeli bir silaha dönüşür. Paraya hükmedin, aksi halde o size hükmeder, işte o zaman felaket başlar. Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri “Dünya malı bir deniz, insan da üzerinde yüzen bir sandaldır. Bu denizin üzerinde olduğunuz müddetçe size hizmet eder. Ama içinize alır, sevgisini kalbinize koymak isterseniz, denize gark olur ve boğulursunuz” buyuruyor. Mutluluk bir tatmin olma, huzur bulma duygusudur. Böyle baktığımız zaman, dağ başında sürüsünü otlatan fakir bir çoban, kuru ekmeğine bir baş soğanı katık ederek karnını doyurur, mutlu olur... En lüks mekânlarda, mükellef sofralarda karnını doyuran iş adamına “mutlu musunuz?” diye sorsanız, hemen ağlamaya başlar. Zengin adam, gece yatınca hesap yapmaktan sabaha kadar kıvranır, durur. Mutlu adam 20 saniyede mışıl mışıl uyur...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT