BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Malezya'nın başarı öyküsü

Malezya'nın başarı öyküsü

Malezya İngiliz sömürgesiydi daha 1957 senesine kadar. Özgürlüğünün yarım asırlık bir mazisi var yani. Ama bu süre içerisinde müthiş bir performans gösterdi ve kişi başına 16 bin dolar millî geliri olan bir konuma geldi bu 29 milyon nüfuslu ülke. Oldukça enteresan bir başarı öyküsü var ayrıca. Örnek alınması gereken bir öykü bu.



Malezya İngiliz sömürgesiydi daha 1957 senesine kadar. Özgürlüğünün yarım asırlık bir mazisi var yani. Ama bu süre içerisinde müthiş bir performans gösterdi ve kişi başına 16 bin dolar millî geliri olan bir konuma geldi bu 29 milyon nüfuslu ülke. Oldukça enteresan bir başarı öyküsü var ayrıca. Örnek alınması gereken bir öykü bu. Malezya yaşadığı bu hızlı değişimin en önemli kısmını son 30 sene içerisinde gerçekleştirdi. 1981-2003 yılları arasında 22 sene aralıksız başbakanlık yapan Mahathir Muhammed; “IMF’yi kovması” ve “Batı’ya kafa tutması” ile tanınan bir başbakan. Tam bir efsane. Malezya halkına vizyon kazandırmakla kalmamış, onların yüreğini ateşlemiş. Tek yürek olup birlikte uygulamışlar reformları tek tek. Malezya, yaşanan bu hızlı değişim sayesinde ham madde ihraç eden ülke konumundan çıkıp yüksek teknoloji sahibi ve her tür sanayi ürünü ihraç eden bir ülke hâline gelmiş. Mahathir Muhammed’in ilk işi halkına, “Bizden ne istersiniz” sorusunu sormak olmuş. Halk da, “yolsuzluk önlensin” demiş öncelikle. “İşsizliğe çare bulun”, “refah seviyemizi yükseltin” diye de diğer isteklerini sırlamış. Aynen uygulanmış bu. 14 yolsuzluk mahkemesi kurulmuş bir kere. 132 bin 459 sözleşme yapılmış “yolsuzluk olmayacak” diye, çeşitli şirket ve kurumlarla. Mahathir Muhammed bütün bu tedbirleri aldıktan sonra halkına dönüp “Yanlışı gördüğünüz yerde düdüğü öttürün” diye güvence vermiş. Yolsuzluk olmamış değil, olmuş tabii. De... yapanı radyo ve televizyonda afişe edip toplumdan tecrit etmişler. Böyle olur da halk hükümetine güvenmez mi? Güvenmiş tabii. O dönemler kritik dönemler. Malezya yatırım yapmaya odaklanmış odaklanmasına ama yeterli finansmanı yok. IMF kapıda. Mahathir Muhammed tekrar çıkmış halkın karşısına: “Ya IMF ile yola devam edeceğiz, ya da siz fedakârlık yapacaksınız...” Malezya halkı, fedakârlık yapmayı tercih etmiş tabii. Neyi var neyi yok, vermiş vatandaş devletine. Halkın desteğini arkasına alan Başbakan Muhammed IMF’nin karşısına dikilip “Hadi, güle güle” diyerek kapının önüne koymuş onu. O gün Malezya’da kişi başına düşen milli gelir: üç, bilemedin beş bin dolardı. Şimdi ise 16 bin dolar. Malezya planlı büyüyor. 2020 yılını hedef seçmiş mesela. O gün geldiğinde kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolar olmasını bekliyorlar. Çok mükemmel bir altyapı kurmuşlar ayrıca. Toplu taşıma, şehirlerarası ulaşım, uluslararası yol... hepsi düzenli. Şehirleri tertemiz. Kuala Lumpur 1 milyon 600 bin nüfuslu bir şehir ve gökdelenlerle dolu. Yeşil alanı da özenle korumuşlar haa, onu da söyleyeyim. Çok kültürlü bir ülke olması turizm sektörünü canlandırmış ve geçen sene 25 milyon turist ziyaret etmiş Malezya’yı. 19 milyar dolar turizm geliri elde etmişler. Malezya yabancı yatırımcılar için de cazip bir ülke. 33 milyar doları bulmuş ülkedeki yabancı yatırım miktarı. Dedim ya Malezya planlı büyüyen bir ülke. İstihdamda da görmek mümkün bunu. Kadın gücünü hizmet sektörü ve ofis işlerinde değerlendirirken, erkekleri sanayi bölgelerine yönlendirmişler. Son söz: Ülkeler “yolsuzluğa batmış” ve “yolsuzluğa müsamaha göstermeyen” ülkeler diye iki tipe ayrılır. Vatandaş ise dünyanın her yerinde tek tiptir ve yolsuzluğu asla hoşgörü göstermez.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT