BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tereddütlü hesaplar

Tereddütlü hesaplar

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk, İsrailli yazar David Grossman, İtalyan yazar Claudio Magris, Cezayirli yazar Bualem Sansal, Alman yazar Martin Walser ve Alman kökenli Fransız siyaset ve toplum bilimcisi Alfred Grosser imzasıyla Fransız Liberation gazetesinde yayımlanan mektupta, Beşşar Esad’a “Suriye halkını kurtarması için” istifa etmesi ve çatışmakta olan tarafları BM çatısı altında müzakereye davet etmesi çağrısında bulunmuş...



Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk, İsrailli yazar David Grossman, İtalyan yazar Claudio Magris, Cezayirli yazar Bualem Sansal, Alman yazar Martin Walser ve Alman kökenli Fransız siyaset ve toplum bilimcisi Alfred Grosser imzasıyla Fransız Liberation gazetesinde yayımlanan mektupta, Beşşar Esad’a “Suriye halkını kurtarması için” istifa etmesi ve çatışmakta olan tarafları BM çatısı altında müzakereye davet etmesi çağrısında bulunmuş... İstifanın “Esad’ın kendisi, ailesi, dostları, bölge ve dünya için tek gerçek çözüm yolu” olduğu görüşünün dile getirildiği mektupta, “İstifa dışında ne yazık ki sizi ve ailenizi bekleyen tek yol var: Saddam Hüseyin veya Kaddafi gibi ölüm. Ya da La Haye’de mikropsuz bir hücrede ömür boyu hapis” ifadeleri kullanılmış. Suriye konusunda “büyük devletlerin” hesaplarını, Birleşmiş Milletler’in ise “tereddütlerini” eleştiren aydın ve yazarlar, Esad’a kendisini şimdilik destekleyen Rusya ve Çin’e fazla güvenmemesi tavsiyesinde bulunmuşlar. * Yazarların bu davranışına katılıyoruz ama edebiyatçıların, edebiyatı ne zamandan beri büyük devletlerin strateji hesaplarına tahsis ettiklerini de bilmek istiyoruz... Suriye’de yaşanan insan katliamına karşı bir duruş sergilemesi gereken mektup ne yazık ki bu duygulardan yoksun kaleme alınmış... Edebiyatçı, dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan zulmün dramını yazmak ve anlatmakla sorumludur ama büyük devletlerin strateji hesaplarını yapmakla değil... Yani, Esad’a Rusya ve Çin’e güvenmemesini söylemekle stratejik bir akıl veren edebiyatçılar; kime güvenmesi gerektiğinin de altını çizmektedir... Haliyle, bu mektubun da, insanlara yapılan zulüm karşısında dile getirilmiş duygular kaygısından yola çıkılarak yazıldığına kimse inanmıyor... Büyük devletler, artık edebiyatçıları da, büyük savaş oyunlarının planlandığı masada bir stratejist olarak kullanıyor... * Batılı efendilerden ödül alma rekorları kıran Orhan Pamuk ve Yaşar Kemal cezaevlerindeki açlık grevlerine duyarlı oldukları kadar, karlı dağların kayalarında şehit düşen askerlerimizin hikâyesinden bugüne kadar hiç bahsetmediler... Ve Suriye için bir araya gelen yazarlar, Afganistan, Pakistan ve Irak’ta terörize edilen hayatlara, PKK’nın zulmüne ve Filistin’deki katliamlara karşı duruş sergileyen bir mektup kaleme almadılar... Edebiyatçılar, edebiyatı artık büyük oyunlara tahsis etmiş ve tereddütlü hesapların bir parçası hâline getirmiş...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT