BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Otuz yıldır barajla oyaladılar

Otuz yıldır barajla oyaladılar

Yusufeli esnafı, çiftçisi ve sanatkarının son günlerde büyük bir ekonomik çöküntü içerisine düştüğü görülmektedir. Bu ilçede gündeme oturan “baraj yapılacak mı, yapılmayacak mı” tartışması bıktırdı.



Yusufeli esnafı, çiftçisi ve sanatkarının son günlerde büyük bir ekonomik çöküntü içerisine düştüğü görülmektedir. Bu ilçede gündeme oturan “baraj yapılacak mı, yapılmayacak mı” tartışması bıktırdı. 550 esnaf icra yolunda. İlçede günümüze kadar karakolda hiç ifade vermeyen insanlar, bu ekonomik çöküntü yüzünden suç işlemeye itilecekler diye endişe ediyoruz. Bugüne kadar boş olan hapishanemizin dolmasından kaygılıyız. Esnaf ve sanatkar kara kara düşünmekten başka yapacak birşeylerinin kalmadığını söylemekte. Baraj sebebiyle 30 yıldır bırakılan yalnış izlenim yüzünden, 40 bin nüfusa sahip olması gereken ilçe, maalesef 6400’e indi. İlçenin işadamları, yatırımcıları bütün yatırımlarını dışarıya yapmak durumunda bırakıldı. Fatura Yusufeli ve Yusufelililer’e çıktı. Önceki yıllarda Yusufeli esnafı dükkanına mal almaya gittiği zaman, bırakın çek-senet sormayı, Yusufeli kimliği yetiyordu. Ama günümüzde ne yazık ki ekonomik çöküntü yüzünden, çek ile mal alamaz hale gelindi. Bağ-Kur’lu Bağ-Kur primini, esnaf ve sanatkar maliyeye vergisini, çiftçi ve köylü zirai kredi taksidini, kiracı olanlar da kirasını ödeyemeyecek hale geldi. Bu insanlara kim el uzatacak? Çiftçi, esnaf ve sanatkara uzun vadeli ve faizsiz kredi imkanlarının sağlanması, baraj yapılacaksa biran önce, bu insanlar mağdur edilmeden istimlak bedellerinin peşin ödenmesi gerekmektedir. Devletine ve milletine bağlı bu insanlar eylem yapmak istemiyor. Yetkililerin bu dertlerimize biran önce çözüm bulmalarını istiyoruz. Sani Gümüş - YUSUFELİ Olan vatandaşa oluyor Türkiye’deki eğitim sistemi kime hizmet ediyor? Her sene yenilenen ders kitapları değişik yayınevlerine ait. Herkes kendi yayınladığı kitabı satma uğruna okul müdürlerinden başlayarak büyük bir rant rekabetine girişiyor. Olan vatandaşa oluyor. Özel dersler, dersaneler Türkiye’de bir sektör haline geldi. Acaba okullarda ne yapılıyor, bir öğrenci ille de özel ders mi almalı, almadığı ve dersaneye gitmediği takdirde seviyesi kasıtlı olarak mı geri bırakılıyor? Bu şekilde kimlere nasıl hizmet ediliyor, ne kadar rant sağlanıyor? Hataylı Bir Vatandaş Anaokulu bölüm şefleri mağdur ediliyor Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine; 2460 sayılı Tebliğler Dergisi’nde “Anaokulu Bölüm Şefi, Uygulama Anasınıfı’nın yöneticisidir” denilmekte ve görevleri sıralanmaktadır. Anaokulu Bölüm Şefleri olarak çalışma saatleri ve alacakları ücret konusunda bir netlik olmaması sebebiyle, bazı yerlerde bu görev karşılığı bir Anaokulu Bölüm Şefi 10 saat egzersiz ücreti almaktayken; bazı yerlerde de aynı görevi yapanlara 27 saat ücreti ödenmektedir. Resmi makamlara verilen dilekçelerde bu konu ile ilgili net bir bilgi alamamakta, 10 saat karşılığı egzersiz ücreti almaktayız. Ayrıca yönetmelikte anaokulunda yemek saatlerinde de görev yaptığımız halde, sadece Anaokulu Öğretmenleri yiyebilir denilmektedir. Anaokulu öğretmenlerinin, okul açılmadan önce yaptıkları çalışmalar bizim rehberliğimizde olduğu halde, sadece onlara ücret ödenmekte, bize herhangi bir ödeme yapılmamaktadır. Bu konuda, yönetmelikte netlik ifade eden bir genelge yayınlanarak mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz. Kız Meslek Lisesi - Uygulama Sınıfı Yöneticileri Kefil meselesi çözülemez mi? Her dakika yeni buluşlarla insanların hayatı kolaylaştırılmaya çalışılıyor. TV kanalları en ücra noktalara kadar ulaşıyor. Bilgisayar ve iletişim teknolojisi baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Bankalar da buna ayak uydurup biraz daha pratik olamaz mı? “Fatura ödemelerinizi (..........) şubelerimizden yapabilirsiniz.” Yapalım yapmasına da yıllardır insanlara yönelik kolaylaştırıcı, pratik çalışmalar yapılmamış. Yine kuyruklar, bürokrasi, kefil... Limiti aşan ödemelerim için, kredi açılmasını istedim. Çalıştığım yerden bazı evrak fotokopileri istediler, verdim. İşlem bitti mi? Nerede... “İki kefil getireceksiniz!” Bu zamanda kim kefil olur ki... Hele tanınmadığınız bir yerde iseniz. Banka müşterisini yeterince tanımalı ve güven duymalı. İşi daha pratik ve rahat hale getirip, kefil problemini çözemezler mi?.. Nur Şıksoy - İSTANBUL Telefon: 0212 454 38 22 Fax: 0212 454 38 29 E-mail: okuyucukosesi@ihlas.net.tr/
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101892
    % -1.39
  • 4.6043
    % -1.04
  • 5.3842
    % -1.8
  • 6.1076
    % 0.09
  • 190.254
    % -1.82
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT