BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yok devenin nalı hikâyesi Ve mahkemenin kararı

Yok devenin nalı hikâyesi Ve mahkemenin kararı

Ben bu hikâyeyi etkileyici buldum, Ali Babacan’a mı Mehmet Şimşek’e mi ithaf etsem diye düşündüm.. Babacan dönem sonunda siyaseti bırakıp esnaflığa dönecekmiş.. Mehmet Şimşek’e ithaf etmeye karar verdim.



Ben bu hikâyeyi etkileyici buldum, Ali Babacan’a mı Mehmet Şimşek’e mi ithaf etsem diye düşündüm.. Babacan dönem sonunda siyaseti bırakıp esnaflığa dönecekmiş.. Mehmet Şimşek’e ithaf etmeye karar verdim. Hikâyemiz şöyle başlıyor: Mükellef Bey, 180.000 liraya aynı siteden iki daire almış. Bir yıl sonra bu iki daireden birini 100.000 liraya satmış. Daireyi satın alan adam bankaya ipotek ettirip 2 milyon lira kredi almış. Banka eksperi daireye 1 milyon lira değer biçmiş. Maliye daireyi satan adama demiş ki; Mükellefim vatandaşım, biz külyutmayız. Sen bu daireyi 100.000 liraya sattığını söylemişsin ama senin sattığın daire ipotek edilirken 1 milyon lira değer biçilmiş. 90.000 liraya aldığın daireyi 1 milyona satmışsın. Kazanç 910.000 lira. Bu kazancın vergisi 250.000 TL Vergi ziyaı cezası 250.000 TL 3 yıllık faizi 250.000 TL Ödemen gereken para 750.000 TL ..... Mükellef Bey dava açmış.. Mahkeme de davayı karara bağlamış, demiş ki: 1- Her ne kadar satın alan 100.000 liraya satın aldığını beyan etmiş ise de.. 2- Her ne kadar satan 100.000 liraya sattığını beyan etmiş ise de.. 3- Her ne kadar belediye rayiç bedeli o sokakta 70.000 lira ise de.. 4- Her ne kadar 1 milyon TL (kredi) evi satan şahsa değil de alan şahsa ödenmiş olsa da.. Evin ekspertiz değeri 1 milyon lira olduğundan 1 milyon üzerinden vergilendirilmesi doğrudur. Bu karardan sonra Mükellef Bey tekrar vergi dairesine gitmiş. -Madem, demiş; bu ev 1 milyon lira.. Benim size borcum 750.000 lira.. Birini satmıştım diğeri duruyor.. Onu size vereyim siz bana 250.000 verin.. Öyle bir uygulamamız yok, demişler. -Alın borcumu silin, üste para istemiyorum.. -Sen sat, bize getir, demişler. - Satacağım ama 150.000 lira bile etmiyor, demiş; yapacak bir şey yok demişler. ..... Mükellef, 2. evini satmış.. Bankadaki üç beş kuruşunu da çekmiş.. Kayıtlı hayattan çekilmiş. Herhalde bu saatten sonra evini değil hayatını ipotek ettirmiş sayılır. Böyle bir hikâyenin başlığı ne olmalı? Akıl tutulması derdi anlatmaya yetmiyor.. Zulüm çok sıradan.. Kanıksandı.. İnsanı rahatlatacak, öfke boşaltacak bir başlığım var ama, bedeli ağır olur, karşılayamam. Eskiden demokratik laik sosyal hukuk devleti üçlemesi çok telaffuz edilirdi. Ben bu lafı ne zaman duysam biri bize şifreli şekilde sövüyor zannederdim. Zan değil, hakarete uğradığım hissine kapılırdım. Şimdi nadiren kullanılması hayra alamet..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT