BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Renk körüyüz

Renk körüyüz

Gökhan Gönül’ün derbi sonrası Fatih Terim’le kucaklaşmasına öfkelenmek, rakip takımın renklerini görmeye bile tahammül edememek “sağlıksız bir ruh halidir.”



Turgay SAKARYA Rekabet gözümüzü kör etti. Öyle bir gönül körlüğü ki bu; rakip takımın renklerini görmeye bile tahammülümüz kalmadı. Oysa birlikte izlediğimiz derbiden sokaklara birlikte dağıldığımız, otobüslere birlikte bindiğimiz yıllar çok uzak değil. GÖKHAN’IN TERİM’LE İŞİ NE? Biri bu ülkenin en önemli teknik direktörlerinden, öteki en önemli futbolcularından... Maç bitmiş, dostluk başlamış... İkili karşılaştığında birbirine sarılmış. Bu kucaklaşma sebebiyle Gökhan Gönül’ün Fenerbahçeliliği sorgulanıyor! “Bravo bu iki futbol insanına... İşte dostluk bu!” denmesi gerekirken eleştiriliyor! Peki biz ne istiyoruz Allah aşkına? Mesela Gökhan Gönül, kendisine kucağını açan Fatih Terim’i göğsünden itseydi... kahraman mı olacaktı? Gökhan Gönül’ü -bu noktada- eleştirmek hastalıklı bir durum... Son bir yıl içinde böylesi “arazlarımız” o kadar çok ki... Kimsenin centilmenlik istediği yok; herkes şiddet peşinde aslında... “FENERBAHÇEMİZ” Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı’na talip olan bir adam “Fenerbahçemiz” dedi diye şeytan gibi taşlandı. Bütün kulüplerin Federasyon çatısı altında olduğunu düşünmek istemedik. Bir okul müdürlüğüne talip olan adamın bir öğrenciden “yavrumuz” diye bahsetmesi kadar doğal değil miydi oysa? AAA, ARDA BURADA! F.Bahçe Başkanı, Etiler’deki bir işkembecinin açılışında karşılaştığı Arda Turan’a, “Ulan Arda sen de mi buradasın?” dedi diye günlerce gazete manşetleri atıp, saatlerce televizyon programları yaptılar. Neymiş, “Allah Arda’yı öyle bir cezalandırmış ki...” Neymiş, “Galatasaray kaptanı, Fenerbahçe Kulübü’nün avam bir yaklaşımını yemiş.” Galatasaray refleksi derhal Arda’nın kaptanlığını almalıymış. Oysa o karşılaşmada bir kulüp başkanı ile bir futbolcu birbirlerine samimiyetle takılıp, öpüşüyor. Ya ne yapacaklardı? Birbirlerine mi girmeliydiler? YİNE ARDA Bu öyle bir kin ki, ülke sınırlarına sığmıyor. Arda Turan’ın G.Saray’dan ayrılıp Atletico Madrid’e gitmesi bile “kesmedi.” Atletico’lu bir futbolcu olarak, bulunduğu şehre, Madrid’e gelmiş bir Türk takımının kampını ziyaret edip başarı dilemesi kınanmalıydı! Madrid’de yaşayan iki futbolcumuz Emre ve Arda, THY Euroleague karşılaşmasında Real Madrid maçı için İspanya’da bulunan Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı’nın kampını ziyaret etti diye günlerce yazılıp çizildi. Oysa onlar maça gidip Real Madrid tribününde yer almalı, F.Bahçe’nin yenilmesi için “Oley oley oley, en büyük Real!” diye tempo tutmalıydı! TEDAVİSİ ZOR... Gidişat kötü ve çare arayan yok... Türkiye, bir grup nevrotik beynin travmatik semptomlarının ürünü olan savaş tamtamlarına teslim... TWİTTER’DAN YAZDI GÖNÜL KIRIKLIĞI Derbi sonrası centilmence Fatih Terim’e sarılarak tebrik eden Gökhan Gönül, kendisini sosyal medya aracılığıyla eleştiren Fenerbahçeli taraftarlara kırıldı. Sanal âlemde hakkında yapılan yorumlara içerleyen Gökhan Gönül, twitter hesabından, “6 yıl boyunca terimin son damlasına kadar terlettiğim bu forma altında kaybettiğimiz maçlardan sonra çok üzüldüğüm günler oldu. Ama bugün sizin yazdıklarınıza kahroluyorum. Benim FENERBAHÇEliliğimden şüphe duyanlar var inanamıyorum” diye yazdı. RENK VE SPOR KARDEŞLİĞİ Maç başlamadan önce 12’si yabancı futbolcuya İstiklal Marşımızı zorla dinlettirmek mi etik, karşılaşma bittiğinde birbirinin yüzüne bakmadan, elini sıkmadan, kin ve nefret içinde soyunma odasına gitmek mi güzel? Bence el uzatmak... İçinden gelmese bile, o eli uzatmak... Saha içinden verilecek mesajlar, tribünlere pozitif olarak yansıdığında, kavga ortamları da son bulacaktır... İnsana kaybettirecek fazla bir şey olmayan, tribün teröristlerinin; aşırı fanatiklerin inadına, sporumuzun ihtiyacı olan bu tablolara, öyle ihtiyacımız var ki... Naci Arkan - naci.arkan@tg.com.tr Yaşasın dostluk! Arena’daki manzara muhteşemdi. Dostluk zirve yaptı. Gururlandım. Gökhan Gönül’ün Terim’e sarılması, Dürüst’ün F.Bahçe yönetimini karşılaması, Kiğılı’nın G.Saraylıları Kadıköy’e daveti özlenen tabloydu. Ne var ki; bu centilmenlik, bazı çevreleri rahatsız etti. Gökhan’ı eleştiri yağmuruna, rakip takımın mağazasını taşa tuttular. Utandım. Söyleyin, bu ülkede, “Yaşasın dostluk” diyebilmek, bu kadar mı zor? Lütfen. Artık birbirimizi yıpratmaktan vazgeçelim. Birbirimizin varlığından güç alarak ilerlemeye bakalım. Hasan Sarıçiçek - hasan.saricicek@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT