BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tanık... Ayağa kalk...

Tanık... Ayağa kalk...

Acayip bir maç oldu... İki demirin sürtünmesi gibiydi... Her sürtünmede ortalık alev alıyordu. 40 bin İngiliz’in uluması 7 dakikada sona erdi. Hagi penaltı için topun üzerine geldiği sırada Elland Road’daki ulumalar yerini 65 milyon insanın dualarına bıraktı.



Acayip bir maç oldu... İki demirin sürtünmesi gibiydi... Her sürtünmede ortalık alev alıyordu. 40 bin İngiliz’in uluması 7 dakikada sona erdi. Hagi penaltı için topun üzerine geldiği sırada Elland Road’daki ulumalar yerini 65 milyon insanın dualarına bıraktı. O anda kulaklarımda analarımızın, babalarımızın, ninelerimizin Fatiha’ları Hatm-i şerifleri yankılanıyordu... Aslında Hagi, Leeds ağlarına değil, tarih yapraklarına göndermişti o topu... Çocuklarımıza, torunlarımıza anlatmak için büyük bir mirastı bu gol... Çünkü bu golün adı finaldi... Çünkü bu golün adı Danimarka’ydı... Çünkü ve belki de bu golün adı şampiyonluk kupasıydı... Yıllardır özlem duyulan, rüyalarımızda yaşattığımız... Kolay değil, böylesine bir zafer için koca bir 95 yıl geçti. Bundan sonraki 95 yılda neler olur bilemem ama, şu an burada, bu gece, İngiliz küffarı ile boğuşan 18 futbolcu kardeşime ve bu sanatın mimarları Fatih Terim, Bülent Ünder, Müfit Erkasap ve Eser Özaltındere’nin heykellerinin Taksim Meydanı’na dikilmesini talep ediyorum. Çünkü ben bu yazıyı silahların gölgesinde yazıyorum. Ben bu okuduklarınızı dört yanımda yer alan İngiliz polisinin eşliğinde yazıyorum... İki sıra önümdeki holiganlarla her gözgöze gelişimde orta parmakları havaya kalkıyor, ağızlarından salyalar akıtarak çirkin yüzleri ile konsantrasyonumu bozuyorlardı... Kaldı ki benim manevi sığınaklarım da vardı. İngiltere’ye nasıl geldim bir ben bilirim, bir de Allah. Gitmek var, dönmek yoktu. Annemin duaları yetmez diye kaynanamın verdiği Ayetel Kürsi’yi astım boynuma... Ve... 2-0’ı da koyarak koynuma... Denizler ötesi yakınlarımla helalleşip... 120 kilometre katedip, Celaliye’deki mezar yerimi ayırttım. Ama maça 5 kala esas tehlikenin karada değil, sahada olduğunu hepimiz yeni farketmiştik. Holigandan beklerken ilk vuruş poligondan geldi. Suat daha 30. saniyede vuruldu, yere serildi. Ama son vuran iyi vururdu. Hakan, Bakke gibi kancıkça değil, mertçe vurdu. Hem de 90’dan, hem de 40 bin kişinin gözüne baka baka... Binbir surat olalım, İngiliz’e yem olmayalım derken, binbir surat ve süratle yok ettik Leeds’i, yol aldık Danimarka’ya... Şimdi herkes ayağa kalksın ve selam dursun... Çünkü Aslanlar geçiyor... Çünkü Cimbom kupaya ilerliyor... Ben tarihe tanıklık eden bir gazeteci olarak ayaktayım... Saygıyla selamlıyorum...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT