BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Davet sahibi TUBİTAK'tı

Davet sahibi TUBİTAK'tı

"TÜBİTAK keşke Cumhurbaşkanı Gül'ü davet etmeyi atlamamış olsaydı. Medya faturayı yine bize kesti”



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün gece NTV-STAR ortak yayınında gündeme ilişkin soruları cevaplandırdı. Erdoğan, kuvvetler ayrılığı tartışmasından Başbakan Yardımcısı Arınç'ın "Ben de dağa çıkardım sözüne, Özal'ın ölümü ile ilgili rapordan Cumhurbaşkanı Gül'ün Göktürk-2'nin fırlatma törenine davet edilmemesine kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan'ın gündemin sıcak başlıklarına ilişkin verdiği cevaplar şöyleydi: GÖKTÜRK-2 TÖRENİNDE GÜL NEDEN YOKTU? "Bu davet tamamen bizim dışımızdadır. TÜBİTAK'ın davet listesidir. TÜBİTAK Sayın Cumhurbaşkanımız'la görüşüp bunun kararını vermiş olsaydı, çok daha isabetli olurdu. Cumhurbaşkanımız gelir ya da gelmezdi. O'nun tasarrufudur. Ama bunu da medya bilmiyor, zannediyor ki bizim tarafımızdan böyle bir şey yapılmış. Bunun faturasını bize kesmeye çalışıyorlar. Organizasyon tamamen TÜBİTAK'a aittir." ODTÜ'DEKİ OLAYLAR "Ben bu üniversitenin yönetimini anlayabilmiş değilim. Bunlar samimi değiller. Polis oraya neden geldi? Kampüse sırt çantalarında bulunan molotoflarla gelen kişiler, eylem sırasında bunları yaktılar ve bunun üzerine polis destek istedi. Siz nasıl bir üniversitesiniz? Sizin yetiştirdiğimiz öğrenciler bunlarsa Türkiye batmıştır. Bu öğrenciler uydumuz fırlatılırken gururlanacağı yerde lastik yakıp eylem yapıyor. Sonra neymiş protesto için derse girmiyorlarmış. Böyle üniversite ve öğretim görevlisi olsa ne olur, olmasa ne olur... Bakıyoruz medya bu insanları sahipleniyor. Her olay polise fatura ediliyor. Orada lastik yakılmamış olsa, molotof atılmamış olsa polis neden girsin?" "YETKİ İHLALİNE KARŞIYIZ" Türkiye'de kuvvetler ayrılığını en güçlü savunan partinin lideriyim. Kimse bunu eğip büküp sağa sola çekmesin. Biz içerikle ilgili sıkıntılarımızı dile getirdik. Ülkemizde öyle olaylar yaşandı ki, yargı yasamanın da, yürütmenin de alanına girmiştir. Özellikle 367 olayında olduğu gibi... Galataport'un satışını da yargı engelledi. Kent hastaneleri diye projemiz var, 5 yıldır bürokratik engellemeler sebebiyle hayata geçiremiyoruz. Bu engellemelerde kaybeden millet oluyor. Yargının yerindelik değerlendirmesi yapması doğru değildir. Erkler arası yetki ihlaline karşıyız. 'GÜNDEM OLUŞTURMALIYIM' Başbakan olarak öyle bir başlık oluşturmam gerekir ki bu gündem oluşturmalı. Bu tartışmalar olmazsa ben Başbakan olamam. Gündem başkalarının elinde kalırsa olmaz. ARINÇ'IN "BEN DE DAĞA ÇIKARDIM" SÖZÜ "Kan kanla temizlenmez, pislik pislikle yıkanmaz. Bu tür işkenceleri ben de gördüm ama, bunları hiçbir zaman anlatmadım. Partim kapatılma tehlikesi atlattı. Neler yaşadık... Bunlar çıkış yolu değil. 'Parlamentodakilerle müzakere ederiz' dedik. Oslo'ydu, İmralı'ydı, buralarda devletin eli ayağı vardı. Teröristle kucaklaşanlarla görüşüp şehidimin annesini ağlatamam. 'Diyarbakır'da cezaevinde işkence görseydim dağa çıkardım' falan... Hayır, ben dağa çıkmam. Bizim yolumuz bu değil. Bizim değerlerimizin içerisinde bu yok. Bizim derdimiz terörle mücadelede milletimizi refaha nasıl ulaştıracağımız. Dağa çıkışı engelleyebilirsek ne mutlu bize." GAZETECİLER SORDU, BAŞBAKAN CEVAPLADI “Eşim benden önce ölmesin” Başbakan Erdoğan, canlı yayında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Mehmet Barlas'ın, "Size yönelik de bir zehirleme girişimi oldu mu? Yemekleri eşiniz mi tadıyor?" şeklindeki sorusuna Erdoğan'ın cevabı: "Eşim zehirleneceğine ben zehirleneyim. Rabbimden temennim şudur; eşim benden önce ölmesin. Eğer o önce ölürse bana kim bakar. Bizim hanım yemeklerde çok dikkatli ve hassastır. Ama ne kadar dikkatli olursanız olun bütün besinlerde sıkıntı var. Ete bakıyorsunuz öyle, süte bakıyorsunuz öyle." Dersim yanlışına düşmedik Uludere'nin soykırım olduğunu söyleyen kişi Başbağlar'ı konuşmuyor, Gediktepe'yi, Bingöl'ü konuşmuyor. Buralarda askerlerimiz topluca şehit edildi. Bu ülkede TSK bazı imtihanlardan geçti. Gediktepe'yi yaşayan komutanla dalga geçtiler. Uludere'ye ilişkin görüntülerde sadece hareketler görünüyor. Burada iki gerçek var; bir kaçakçılığı meşrulaştıralım, iki terör adına yapılıyorsa buna göz yumalım. Uludere'yi bu kadar basite indirgemeyelim. Sürekli 'sivil' denmesini bir beyin yıkama hamlesi olarak görüyorum. Uludere konusunda biz adım attık, Dersim yanlışına düşmek istemedik. Daha netice ortaya çıkmadan terör örgütü ve uzantıları kalkıyorlar bize 'illa özür dileyeceksin' diyorlar. Dersim olayı ile ilgili CHP'nin genel başkanı neden konuşamıyor? "SİLİVRİ AÇIK HAVA HAPİSHANESİ DEĞİL" "Ergenekon davasında ben Sayın Kılıçdaroğlu kadar cesur değilim. Anayasanın ilgili maddesini göz göre göre çiğneyemem, yargıya müdahale edemem. Silivri Cezaevi en uygun şartlarda yapılmıştır. Silivri bir açık hava hapishanesi değildir. Konuyla ilgili yargı ne karar verirse ona saygı duyarız. Yüce Divan kararının Ergenekon'a emsal teşkil etmesi mümkün değil." "OFİSİMİ DİNLEMİŞLER" "Devletteki derin yapı tamamen temizlendi diye bir iddia içinde olmadık. Derin yapının sıfırlandığı bir ülke yoktur. Her ülkede bu tür yapılanmalar vardır. Önemli olan bu tür yapılanmaların darbelere neden olup olmadığıdır. Beni de dinliyorlar. Bunu bitirmek kolay değil. Evimin altındaki ofisimde bile dinleme cihazı bulundu. Derin devlet denen olay boş durmuyor. Deniz Baykal'la ilgili kaseti de kimin yaptığı bulunamadı. Olayı duyduğumda Meclis'te kulisteydim, Bakan Yıldırım'a talimat vererek yayını kestik. Ama Deniz Baykal bu konuyla ilgili hassasiyetimi anlayamadı." ÖZAL ZEHİRLENDİ Mİ? "Ben Semra Hanım ve Ahmet Bey'le de görüştüm. Cumhurbaşkanımız bazı kafalardaki soru işaretleri gidermek için Devlet Denetleme sistemini devreye soktu. Birtakım sonuçlar ortaya çıktı. Ama Adli Tıp Kurumu bile daha net sonuç söyleyemedi.” BAŞKANLIK SİSTEMİ "Bu sistemde kuvvetler ayrılığı kalkmıyor. ABD'ye baktığınızda inceleme sistemi çok güçlü. Atatürk döneminde yetki Meclis'e bağlanmıştı. Gazi o zaman kuvvetler ayrılığından bahsetmiyor, kuvvetler birliğinden bahsediyordu. Belki bunu savaş şartları nedeniyle yaptı ama uzun süre kullanıldı. Benim arzum parlamentonun gücünü daha da artırmak." PATRIOTLAR ADANA, G.ANTEP VE K.MARAŞ'A "Patriotlar yerleştirilirse 3. Dünya Savaşı çıkar, diyen İran Genelkurmay Başkanı saçmalıyor. Patriotlar Adana, Gaziantep ve Kahramanmaraş'a yerleştirilecek. 'ESAD İÇİN SÜRE VERMEDİM' Esad'ın siyasi ömrüyle ilgili süre vermedim ama gidicidir. Halk sizi istemiyorsa er veya geç gidecektir. Esad işi mezhep savaşına getirmiştir. Suriye'de azınlığın çoğunluğa tahakkümü vardır. Esad'ın karada bir hakimiyeti kalmamıştır. ASKER İNTİHARLARI Kışlada intihar genelde er ve erbaşlar arasında oluyor. Bu tür olaylarda ABD bir numara. Bu tür olayları A'dan Z'ye inceletiyoruz. Bu olayların son yıllarda yarı yarıya azaldığını görüyoruz. Kontroller sayesinde bu azalma sağlandı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT