BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz de Cameron’u dinleyelim!

Biz de Cameron’u dinleyelim!

Yasal dinleme deyince biz ne anlarız? İlgili birimin, bu ülkede yaşayan filanla ilgili bazı şüpheleri vardır. Yahut bir olayı takip ederken iş dönüp dolaşıp oraya gelmiştir. Hakime müracaat eder, “Filan şahsı dinlemek istiyorum, gerekçelerim şu” der; hakim de izin verir..



Yasal dinleme deyince biz ne anlarız? İlgili birimin, bu ülkede yaşayan filanla ilgili bazı şüpheleri vardır. Yahut bir olayı takip ederken iş dönüp dolaşıp oraya gelmiştir. Hakime müracaat eder, “Filan şahsı dinlemek istiyorum, gerekçelerim şu” der; hakim de izin verir.. Dinleme başlar. Kağıt üzerindeki prosedür böyle. Yasal olmayanı nasıl olur? Üstüne vazife olmayan bir adam ya da kurum..yahut kurumdaki bir birim, birilerini dinlerse..Elde ettiği bilgileri kendi menfaati, için, bağlı olduğu yerin menfaati için kullanırsa bu suç olur. Orada da şu soruyu soruyoruz: Bugüne kadar yasal olmayan bir dinlemeden dolayı hüküm giyen var mı? Yok. Bu yasal olmayan dinleme olmadığı anlamına gelir mi? Gelmez. Peki ne anlama gelir? Henüz yasal olmayan dinlemeleri önleyecek, bu işi yapanların ensesinden tutacak imkanlara sahip değiliz. Bir de ortam dinlemesi dedikleri şey var. Ortam dinlemesinin yasalı da olmuyor. Geçmişte devlet içindeki bazı kurumlar diledikleri yeri takibe almışlar. Bazen kendi doğrularına göre, zaman zaman mevki makam hırsıyla, avantajlı konuma geçmek için, yahut istemedikleri insanları devre dışı bırakmak için bu işleri yapmışlar. Bu da başka bir kategori.. Ayıplıyoruz demek yetmiyor. Devletsen bu adamları devre dışı bırakacaksın. Ne yapalım, derin devlet diyerek işin içinden çıkamayız. Tamam..derin devlet bir mecaz..Başka ülkelerde derin devlet deyince anlaşılan veya anlaşılması gereken şeyle bizdeki aynı değil. Oralarda Deklare edilen mevzuattan, cari hukuk kurallarından bağımsız olarak her hal ve şart altında ülkenin ali menfaatlerini koruyan yapı akla geliyor. Biz de ise, ülke idaresine aleni olarak müdahale edemeyen işgalcilerin (yabancıların) örtülü müdahale kanalları akla geliyor. Ali menfaat adı altında içerdekilerin de nemalandıkları dış müdahale.. Bir üçüncü dinleme şekli ise istihbarat teşkilatlarının dinlemesi.. Aslında teorik olarak bu her ülkenin hakkı.. Mesela sizin de gücünüz yetiyorsa gidip Alman Başbakanını, Fransa Başkanını, İngiltere Başkanını dinleyebilirsiniz. Yazılı bir engel yok. İran’ı dinleyebilirsiniz. Varsa imkanınız Rusya’yı dinleyebilirsiniz. Sizin böyle bir hakkınız olduğu gibi onların da sizi dinleme hakları var. Yine aynı şekilde sizin de engelleme hakkınız var. Yanıltma hakkınız var. Üstelik bu işin ağlaması sızlaması da olmaz. Anneeee İngiltere beni dinliyor, denmez.. Yakınma da aleni bir mesajdır. Her zaman acizlik sayılmaz. Biz devlet işlerini bırakıp özel kayıtları dert edelim. Bugün nefret ettiğiniz birinin ne amaçla olursa olsun özel hayatının teşhirinden haz duyarsanız.. oh olsun derseniz yarın da başkalarına oh olsun deme hakkı doğar. Onlar için de bir hak olur. Ortam kayıtlarını dinlerken ağzımızı az şapırdatmadık.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT