BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mikro sıkıntılardan, makro hezeyanlara!

Mikro sıkıntılardan, makro hezeyanlara!

Merkez Bankası (MB), 2013 yılına ilişkin para ve kur politikasını açıkladı. Açıklamayı takiben, son birkaç yıldır kanıksadığımız kısır polemikler tazelendi.



Merkez Bankası (MB), 2013 yılına ilişkin para ve kur politikasını açıkladı. Açıklamayı takiben, son birkaç yıldır kanıksadığımız kısır polemikler tazelendi. İş âleminin bazı temsilcilerine göre: -Bu politikalarla yatırım yapılmaz. MB, ekonominin ve ihracatın büyümesini istemiyor, ekonomiyi daraltıyor. Anlaşıldığı kadarıyla, para ve kur politikalarının mükemmel bir teşvik paketi gibi fonksiyon icra etmesi gerekiyor! Dolayısıyla, zırvalamak kaçınılmaz oluyor. Daha önce de değinmiştik. Ekonomiye bakış açımızı belirleyen üç tane gözlüğümüz var: -Şirket gözlüğü, sektör gözlüğü ve makro gözlük.. İsabetli kullanıldığı sürece, son derece yararlı olan gözlüklerimizi, bazen üst üste takarak, saçma sapan sonuçlara ulaşabiliyoruz. *** Peki, gözlükleri karıştırdığımızda neler oluyor? Neler olmuyor ki? Mesela.. -Herhangi bir zaman diliminde, şirket için doğru olan mikro çözümlerden ya da sektörel reçetelerden, makro hezeyanlara sıçrayabiliyoruz. -İhracatı teşvik etmek kaygısıyla, MB'nin yakasına sarılabiliyoruz. -Politika üretmek adına, korumacı dönemin rantlarını canlandırmaya çalışıyoruz. -Bir taraftan, enflasyonu arttıracağı kesin bir dizi politika önerirken, diğer taraftan, yüksek faizden şikayet ediyoruz. -İthal girdileri lanetliyoruz, ama ihracatımızın içinde "ithal ara mal" oranının arttığını, ihracat yapabilmek için ithalat da yapmak zorunda olduğumuzu unutuyoruz. *** Gelelim, 2013 para ve kur programına.. Şurası kesin. Para otoritesinin refleksleri değişmemiş: -MB, iç talebin, kredilerin ve dolayısıyla cari açığın belli bir eşiğin üzerine çıkarak finansal risk biriktirmesini istemiyor. Hatırlatmak gerekirse.. -2010 yılında, kısa vadeli dış finansmanın bol ve düşük maliyetli olarak sağlanabilmesi, kredilerin hızla genişlemesine, TL'nin değerlenmesine ve makro finansal risklerin birikmesine yol açmış, MB'yi ürkütmüştü. MB, düşündü taşındı.. Daha düşük bir politika faizi, daha geniş bir faiz koridoru (gecelik borç verme ve borç alma faiz oranları arasındaki fark) ve daha yüksek zorunlu karşılık oranlarının, finansal riskleri geriletmek bakımından "uygun bir bileşim" olacağını düşündü ve düğmeye bastı. 2012'de başarılı olan politika bileşimi, aynı amaca yönelik bazı ilave enstrümanlarla birlikte, 2013'te de genel çerçeve olarak aynen geçerli. *** Acaba diyorum.. -Para ve kur politikalarını teşvik paketi olarak algılamaktan ve zırvalamaktan vazgeçebilecek miyiz? Gözlükleri yerli yerinde kullanabilecek miyiz? Galiba, havanda su dövmeye devam edeceğiz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT