BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ana yasa yetimi olmak

Ana yasa yetimi olmak

Evet, 12 Eylül 2011 referandumuyla esaslı bir anayasa değişikliği yapılmıştı ama yine de yetmezdi. Arzu edilen sivil anayasaydı. Artık Bölge Lideri olmuş bir Türkiye'nin hâlâ darbe kalıntısı bir anayasayla idare edilmesi yakışmıyordu. Aksini söyleyen parlamenter, parti, aydın da yoktu.



Bir yılı aşkın bir zaman önce yeni anayasa için seri hâlinde yazılar yazmıştık. Meclis Anayasa Uzl. Kom.dan o yazıların takip edildiğine dair elektronik mektup da gelmişti. O sıralar yeni anayasa konusunda herkes çok ümitliydi. Önce Anayasa Uzlaşma Komisyonu kuruldu. Üstelik bu komisyona her partiden eşit sayıda üye alınmıştı. Evet, 12 Eylül 2011 referandumuyla esaslı bir anayasa değişikliği yapılmıştı ama yine de yetmezdi. Arzu edilen sivil anayasaydı. Artık Bölge Lideri olmuş bir Türkiye’nin hâlâ darbe kalıntısı bir anayasayla idare edilmesi yakışmıyordu. Aksini söyleyen parlamenter, parti, aydın da yoktu. Ne var ki yeni anayasa, gün geçtikçe hayallere karıştı. Birkaç ayda hazırlanıp Anayasa Komsiyonu’na oradan da TBMM’ne gideceği beklenen bu yeni çalışmaya dair dişe dokunur bir şey ortaya çıkmadı. Öyle görülüyor ki bu anayasanın yapılamama ihtimali daha baskındır: Türkiye’nin otonom bölgelere ayrılması istenirse, Türkçe’nin yanısıra bir başka dil daha resmî dil olsun denirse, Türk Bayrağı’nın yanına bir bayrak daha asılmaya kalkışılırsa uzlaşma olmaz. Başkent Ankara’dır, değiştirilmesi dahi teklif edilemez denirse sivil anayasa yine yapılamaz. Çoğu zamanın gerisinde kalmış, anlamsızlaşmış birtakım inkılap kanunları anayasada kalacak diye taassup gösterilirse bu anayasa yine olmaz... İstiklal, resmî dil ve bayrak mevzularında bölge partisi hariç hiçbir parti taviz vermez. O halde 3 parti anlaşırsa o kısmı aşarlar. Başkent mevzuunda ihtilafa düşmek yersizdir. Neden teklif edilemesin? Nazari olarak isteyen, dilediği yeri başşehri olarak gösterebilir. Nitekim biz, İstanbul yazlık, Ankara kışlık başkent olsun diye kaçtır yazmaktayız. Başkente dair ihtilaf olmayacaktır sanırız. İnkılap kanunlarına gelince: Geçmiş, bitmiş, ölmüş olanlar ayıklanmalı. Bugün “efendi”, “bey” “paşa” demek anayasa suçudur. Bunlar gülünç değil mi? Latin harfleri ve faraza beynelmilel erkâm/rakamlara dair anayasa veya kanunlarda bir hüküm olmasa kim onları değiştirir? Osmanlı Türkçesi, Osmanlı harfleri güçlü bir biçimde ilim, irfan, eğitim hayatımıza dönsün, fakat mevcut harfler de devam edecektir. İnkılap kanunları, zaten 1960 darbesinden sonra Anayasaya alınmıştı. Inkılap kanunlarına dair de anlaşmazlık olmaması gerekmekte. Aklı selim bütün bunları diyor. Buna rağmen bu anlaşmazlığı anlamakta zorlanıyoruz. Hiç olmazsa üç partinin mutabık olması gerekir. Kısa, öz ve yerli bir anayasa yapılmalı. 25 maddeden fazla olmamalı... Yapılamıyor mu, yapamıyor musunuz? O zaman vazgeçiniz lütfen... 5 bin yıllık tarihimizin şurada sadece 136 yılında anayasa vardır. Anayasasız olmak kimseyi “ana yasa” yetimi yapmaz. Muamma şurada: İngiltere, en az bir asır boyunca her yere anayasa telkin ederken kendisi neden dediğini yapmadı? H 2013 YILININ BÜTÜN İNSANLIĞA HUZUR VE BARIŞ VESİLESİ OLMASINI, AKAN GÖZYAŞLARININ DİNMESİNİ DİLERİZ.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104001
    % -1.26
  • 3.5061
    % 0.96
  • 4.1839
    % 0.36
  • 4.7509
    % 0.47
  • 145.618
    % -0.67
 
 
 
 
 
KAPAT