BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kim daha fazla koku alıyor?

Kim daha fazla koku alıyor?

İyi eğitimden geçmiş bir köpek, zanlının üç gün önce bıraktığı koku izlerini takip ederek, kişinin ayağında lastik ayakkabı bulunsa dahi saklandığı yeri üstün yeteneği sayesinde bulabilmektedir!



Sevgili okurlar, dünyadaki en yüksek koku alma yeteneği Yılan Balıklarında gelişmiştir. Bir yüksük dolusu gülyağını 58 kat su ile inceltip Eğirdir veya Köyceğiz Gölü büyüklüğünde olan bir göle karıştırsak dahi, yılan balığı o kokuyu hissedebilmektedir. Bu inanılmaz yetenek bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bir santimetreküp içinde inceltilmiş gülyağı bulunan suda 1770 koku maddesi molekülü bulunmaktadır. Yılan Balığı bu molekülleri burnundaki hassas hücrelerle algılayabilmektedir. İnsanın koku alma duyusu çok gelişmiş değildir, çünkü gündüz aktif canlılar olduğumuzdan gözlerimiz daha gelişmiş durumdadır. Gece aktif canlılarda ise işitme ve koku alma duyuları ön plandadır. İnsanda koku alma dokusu (mukoza) 5 santimetrekare olduğu halde, bir Çoban ve Kurt Köpeğinde 150 cm2’dir. İnsanda ortalama 5 milyon koku algılama hücresi olmasına karşın, kurt köpeğinde 220 milyon koku hücresi bulunmaktadır. Diğer taraftan böceklerde, örümceklerde, kurbağalarda, sürüngenlerde ve bazı memelilerde sosyal ilişkileri ve üremeyi düzenleyen Feromon hormonları mevcuttur. Bu koku hormonları onlar için vazgeçilmezdir. Bu kimyasal maddeler, eşleşme, iz bulma veya uyarı (bölge savunması) için ortama bırakılmaktadır. Yunuslar ise sadece ses dalgalarıyla değil, üreme zamanında dişilerinin suya bıraktığı kilometrelerce uzaklıktan hissedilen koku izleriyle birbirleriyle buluşmaktadır. Yılanlar çatallı dilleriyle topraktan aldıkları kokuları ağızlarında bulunan koku hücrelerine ileterek çevreleri hakkında bilgi edinip avlarını tespit edebilirler. Görülüyor ki, birçok canlıda Koku Alma Duyusu, Görme ve İşitmeden daha önemli bir işleve sahiptir. ACIYI?HİSSETMEME?KURTARIYOR Aslan veya başka bir yırtıcı hayvan tarafından avlanan canlılarda ilk şokta bir müddet acı hissi oluşmamaktadır. Bu özellik genetik olarak atalarından geçmiştir. Ancak zaman geçtikçe acı duyusu devreye girmektedir. Bu da canlının eğer kurtulabilse yaralı halde kaçabilmesine imkan tanımaktadır. Doğum sancısı ise yalnız insanlara mahsustur. Diğer canlılar ise hiçbir ağrı duymadan sessizce doğum yapmaktadırlar. Bu özellik onları avlayacak hayvanlardan uzak tutmaktadır. Kapana sıkışmış bir Tilkinin bacağını dişleriyle kemirerek koparıp kurtulması da ilginç bir örnektir. ANAKONDA 2 YIL AÇ YAŞAYABİLİR Aslanlar 8-9 gün yemek yemeyebilir. Ancak avını yakaladığı zaman karnını o derece çok doyurur ki, ayakları üzerine kalkacak hali kalmaz. Boz ayılar kış aylarında vücut ısılarını 26 dereceye indirip, kısmen uyanık bir nevi kış uykusuna yatarlar. Bu müddet zarfında hiçbir besin al mazlar. Anakonda gibi büyük yılanlar, avlandıktan sonra iki yıl aç kalabilirler. Kral Penguenlerin erkekleri yavrular yumurtadan çıkıncaya kadar uzun bir müddet hiç avlanmadan kuluçkaya yatarlar. En ilginç canlılardan biri ise Develerdir. Bazı inanışların aksine 120 litrelik su depoları sırtlarındaki hörgüçlerinin altında değil, vücutlarındaki hücrelerinin içinde bulunmaktadır. Bu özel hücreler su içtikleri zaman 240 misli genişler. Terlemedikleri için vücut sıcaklıkları insanın dayanamayacağı bir yüksek derecede bulunur. Bir deve hareket halinde olsa da 17 gün susuzluğa dayanabilmektedir. Sevgili okurlar, dört haftadır size canlılardaki birbirinden ilginç özellikler gösteren Duyu Organlarını sunmaya çalıştım. Görüldüğü üzere çeşitli türler içinde yaşadıkları ortamda, gün ışığı veya karanlığa göre sahip oldukları genetik yapılarıyla yaşamlarını sürdürmektedirler. Bulundukları ekosisteme uyum milyonlarca yılın akışı içinde gelişmiştir. Bize düşen görev, onları yaşadıkları mekanda rahat bırakarak nesillerini sürdürmelerine imkan sağlamak olmalıdır. Hepinize 2013 yılının bu ilk gününde sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu bir sene geçirmenizi diliyorum, sevgilerimle... Doğadaki canlıların kamuflaj harikaları Zürafa nerede, peki kurdu gördün mü? Yaban hayatta bulunan hayvanların avlanmak ya da av olmaktan kurtulmak için doğada içinde bulundukları ortama uyum sağlama kabiliyetleri görenleri kendisine hayran bırakıyor. Birbirinden farklı renge bürünen yabani hayvanlar, doğada âdeta görünmez olabiliyor. ABD’li fotoğrafçı Art Wolfe, 35 yıldır Afrika, Güney Amerika yağmur ormanları, ABD’deki dağlar ve Kanada’daki karlı ovalarda, kendilerini doğada kamufle eden hayvanların fotoğraflarını çekiyor. Wolfe’nin objektifinden kaçamayan hayvanlar, birbirinden ilginç kareler oluşturdu. Fotoğraflarda yakından ve dikkatli bir şekilde bakılmadığı sürece hayvanlar görülemiyor. Hayvanların kimi zaman çalılar arasında kimi zaman ağacın yaprakları arasında kendilerini kamufle ettikleri dikkat çekiyor. > Emin Arvas MERSİNLİ?YAPTI Pet şişeler saksıya dönüştü Mersin’in Merkez Toroslar Belediyesi tarafından kullanılmayan pet şişeler, içinde yetiştirilen Hercai Menekşelerle caddeleri saksı olarak süslüyor. Pet şişeler sırayla ipe dizildikten sonra, cadde ve refüjlerdeki elektrik direklerine asılarak, çöpe gidecek pet şişelerden rengarenk görüntüler oluşturuluyor. Belediye Başkanı Hamit Tuna, “Bu çalışmayı, vatandaşlarımız da evlerinde hazırlayıp kolaylıkla yapabilirler” dedi. YEŞİL PLATFORM Tünel tipi HES’ler doğayı katlediyor > İbrahim Ekşi / İKİZDERE İkizdere Vadisinde yapılanmakta olan “tünel tipi” barajların doğa ve endemik yapıyı katletmekte olduğunun bilincinde olan bir İkizdereli olarak bu konudaki Başbakan Erdoğan’ın doğru bilgilendirilmediğine inanıyorum. Su savaşlarının beklendiği çağımızda, doğa ve su düşmanı tünel tipi santralın dayatılıyor olması çok manidardır. Ayrıca yaş çay alımı ile ilgilenen özel şirketler emek sömürüsü yapmaktadır. Ürün karşılıklarının ödemelerini yıllara yaymakta, sahte iflas göstererek üreticinin hak arama yolu kapanmaktadır. Yöre halkının mağduriyetleri giderilsin lütfen! HAYTAP’TAN UYARI O hediyelik eşya değil! > HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP), yılbaşında hediye olarak satın alınan hayvanlar için “Sokağa Bırakmayın” uyarısında bulundu. Derneğin çağrısında şöyle denildi: “Her yıl yılbaşında ‘hediye’ olarak petshoplardan satın alınan binlerce evcil hayvan bir süre sonra eskiyen bir ürün gibi ya sokağa bırakılıyor ya da bakımevlerinde kimsesizliğe terk ediliyor. Siz bu acımasızlığa ortak olmayın, sevdiklerinize evcil hayvan satın almayın. Günaha ortak olmayın.” DESTEK BEKLİYORUM Bu orman yeşerecek > Rahim Demirbaş / Ereğli-Beyören Köyü Erozyonun canına okuduğu günlerce çöl rüzgârlarının estiği bir bölgede oluşturduğum ormandan güzel yurdumun güzel insanlarına sesimi duyurmak istiyorum. Varlıklı değilim, siyasi gücüm yok, fakat ülkeme aşığım. Aşık olan fedakârlık yapar. Ülkemde kısa günde kırk defa gündem değişse de; Bu orman oluşturma işinin gündemden düşmemesi gerekir. Bu can bedende oldukça ağaç dikmeye devam edeceğim. Bu oluşumun sizler aracılığı ile duyarlı kişilere anlatılması en büyük dileğimdir. Biz de Rahim Bey’i bu hayırlı çabasından dolayı yürekten kutluyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT