BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öcalan ile müzakere üzerine

Öcalan ile müzakere üzerine

MİT Müsteşarı H. Fidan, Başbakan Erdoğan’ın direktifi ile İmralı’da Öcalan ile görüşmeleri başlattı. Görünen o ki bu konu önümüzdeki günlerde daha çok konuşulacak. Çünkü böylesine karmaşık, önemli ve çok sayıda aktörün rol oynadığı bir sorunun hızlı ve hazır reçetelere dayanan bir çözümü yok.



MİT Müsteşarı H. Fidan, Başbakan Erdoğan’ın direktifi ile İmralı’da Öcalan ile görüşmeleri başlattı. Görünen o ki bu konu önümüzdeki günlerde daha çok konuşulacak. Çünkü böylesine karmaşık, önemli ve çok sayıda aktörün rol oynadığı bir sorunun hızlı ve hazır reçetelere dayanan bir çözümü yok. Konu üzerine konuşanlar başka ülkelerin tecrübelerinden söz ederek önerilerde bulunuyorlar. Örneğin, İspanya’nın ETA, İngiltere’nin İRA tecrübelerinde izlediği yöntem ya da stratejilerin PKK sorunun da benzer sonuçlar verebileceği gibi bir algı oluşturuluyor. Bu bizi yanlış yere götürür. Çünkü, ülkelerin tarihi, sosyal yapısı, siyasal kültürü, ekonomik durumu, liderlerinin kapasitesi ve jeopolitiği birbirlerinden farklı. Üstelik soruna etki eden dış aktörlerin sayısı ve politik beklentileri, sorunun boyutu, yol açtığı politik/psikolojik hasarlar farklı. Bu nedenle bazı tecrübelerden faydalanmakla birlikte aynı yolu izleyerek aynı hedefe varamazsınız. Kısacası kendi yol haritanızı kendiniz çizmek yolunuzu inşa etmek zorundasınız. Böylesine büyük bir sorumluluğu üstlenen siyasi iktidar bazı hususları göz ardı etmemeli. Mesela, görüşmelerden olumlu bir sonuç alınacağına dair hiç kimse garanti veremez. Çünkü süreç çok kırılgan ve her zaman dış etkilere açıktır. Türkiye’nin etrafın da olup bitenlere bakınca bu hususun önemi bir defa daha ön plana çıkıyor. Örneğin, Suriye’den, İran’a, Irak’tan petrol sorunlarına kadar nereye gideceği belli olmayan bir dizi gelişmeden söz ediyoruz. Yine görüşmeler kâğıt üzerinde bir sonuca varsa bile, uygulamada ciddi zorluklar, krizler yaşanabilir. Çünkü zamanın ne getireceğini kestirmek mümkün olmayacaktır. Süreç düz şekilde ilerlemeyecek inişli çıkışlı bir yol izleyecektir. Bu nedenle de kamuoyu algısını yönetmek stratejik önemdedir. Günümüz dünyasında algıları biçimlendirenin ise medya olduğunu da biliyoruz. Hükümet bu süreçte medya ile mutlaka sıkı bir işbirliğine girmeli. Aksi takdirde ortaya istenmeyen sonuçlar çıkabilir. Müzakerede, “siyasi lider” hayati öneme sahiptir. Başbakan Erdoğan, bu şartı yerine getirecek özelliklere sahip olduğunu geçmişte ispatladı. Ancak süreci yönetmek aynı zamanda bir takım oyunudur. Görüşmeleri yürüten kadroların niteliğinden, hazırlıklara, uygulanacak stratejilerden, zaman planlanmasına kadar bir çok husus süreci yönetmeye etki edecektir. Son söz, görüşmeler ister başarılı olsun, isterse olmasın Türkiye artık asla eski Türkiye olmayacaktır. İyi yönetilmeyen sürecin ise politik sonuçları ağır olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT