BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yarışmalardaki gariplikler

Yarışmalardaki gariplikler

Kararsız televizyon izleyicisinin şimdilerde ilgi odağı yarışma programları. Trajikomik ve tuhaf olaylar yarışma va yarışmacılardan daha fazla öne çıkıyor.



> M. Sırrı Önür - İSTANBUL Her akşam televizyon ekranlarının en çok izlenen programları haline gelen yarışmalar, şov programlarına dönüştü. 2000'li yılların başında ekrana gelmeye başlayan,"Kim Milyoner Olmak İster?" yarışması, Kenan Işık'ın tok sesiyle hafızalarımıza kazınmıştı. "Son kararınız mı?" sorusunun bıkmadan usanmadan tazelendiği yarışma zirveye oynamaya devam ediyor. Yarışma, heyecanlı ve zorlu sorulardan ziyade yarışmacıların ilginç ve güldüren cevaplarıyla gündeme geliyor. Amaç sadece para kazanmak olunca, yarışma programları bazen eğlence programına dönüyor. Tamer Karadağlı'nın sunduğu "Güven Bana" adlı yarışmada her gün iki yarışmacı güvenimizi yıkıyor. Bu yarışma, "güven" ve "emek"ten ziyade, "kandırma" üzerine temellerini oturtmuş görünüyor. Ekran figürü olarak televizyonda boy gösteren bazı yarışmacıların zaman zaman çok basit sorulara bile cevap verememesi veya zorlukla cevap vermesi, ekran başındaki izleyiciler tarafından şaşkınlıkla takip ediliyor. Yarışmanın finalinde para ödülünü paylaşmak yerine "kazanmak" için her yolu meşru gören yarışmacılar, paranın "güvensizlik" ve "itimadsızlığı" ön plana çıkardığını bir kere daha gösteriyor. UZMANLAR NE DİYOR Çocukları kullanmayın! Ünlü sosyolog Doç. Dr. Murat Ali Yel televizyon kültürünün yozlaştığını belirterek, özellikle bazı yarışmalarda çocukların sık sık sahneye çıkmasının, aile kurumu ve çocuk gelişimi için riskli olabileceğini belirtti. Geçtiğimiz dönemlerde küçük bir kız çocuğunun dansöz olarak sahneye çıkmasının ardından, 3 yaşındaki Emir'in pantolununu indirmesine kadar meydana gelen olaylar tartışmalara sebep olmuştu. Bazen yarışmacıların yeteneklerini ortaya çıkarma adına çeşitli gaflara sebep oluyor. Eskiye nazaran bilgiliyiz Kenan Işık, "Kim Milyoner Olmak İster?" yarışmasının diğerlerine nazaran tam anlamıyla bilgi yarışması olduğunu belirterek, "Bazen yarışmacılar beni şaşırtıyor. Bilgi testinden ziyade dikkat, özen ve çabuk düşünme meziyetlerine ihtiyaç duyulabiliyor. Bu program genel kültürü artırıyor. Seçenekler ve sorular insanı düşünmeye sevkediyor. Şimdi bilgi yarışmaları, eğlence programlarına dönüşüyor. Genel kültür ve bilgi konusunda toplum olarak eksikliklerimiz var” diye konuştu. PEKİ ÜNİVERSİTELİ NE DİYOR? Yarışmaların da bir kırmızı çizgisi olmalı Pelin Saydam: Programların çoğunu yurt dışından alıyoruz. Programlar bilgi olarak bir şey katmıyor. Sadece güldürüyor. Mesela: "Ben Bilmem Eşim Bilir" Mesut Çilingir: "Kelime Oyunu" hoşuma gidiyor. Bence devlet bazı yarışma programlarını iyi denetlemeli ve çocuklara izletilmemeli. Mine Batu: "Kim Milyoner Olmak İster" ile "Adam Asmaca" "Ben Bilmem Eşim Bilir"i izliyorum. Yarışmalar bence eğlendiriyor. Ancak bir kırmızı çizgisi olmalı. Hakan Eşiyok: Yurt dışındaki yarışma programlarının standartları var. Biz, her nedense işi magazine çeviriyoruz. Yarışmaların ciddiyeti yok.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT