BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Balon ve bomba!..

Balon ve bomba!..

Şu transfer ayları gelmiyor mu, bazı gazetelerin spor sayfaları, hele hele internet siteleri çoğu okuyucuları kahkahalara boğacak görüntülere sahne oluyor!..



Şu transfer ayları gelmiyor mu, bazı gazetelerin spor sayfaları, hele hele internet siteleri çoğu okuyucuları kahkahalara boğacak görüntülere sahne oluyor!.. “Aynı” sayfada yukarıdan aşağıya doğru kaydınız mı mesela “aynı konuda” 3 habere rastlıyorsunuz, “ilki” şöyle: “Falanca kulüp transfer bombasını patlattı; filanca ülkenin filanca kulübünden filanca oyuncu ile anlaştı, şimdi iki kulüp arasında görüşmeler sürüyor, istenen ile verilen arasında az bir fark var, bugün - yarın biter ve oyuncu hafta başında İstanbul’a gelip, sözleşmeyi yapar!..” “Daha kulüpler anlaşamamış”, nasıl “Bombayı patlattı” başlığıyla “haber yapılıyor” diye düşünüyorsanız, o da bir şey mi, bakın devamına: Biraz “altta” hem de “aynı” konuda bir başka haber; “Falanca kulübün transferi bitirmek üzere olduğu belirtilen filanca kulübün, filanca oyuncusuna gazeteciler ‘Transferin tamammış, öyle mi’ diye sordular, cevabı ‘Ben deli miyim, hiçbir yere gitmiyorum, nereden çıktı bu transfer işi, benimle kimse görüşmedi’ oldu.” Gülmeyin, komedi devam ediyor; “en üstte”, üstelik “Flaş .. Flaş..” diye verilen “aynı konuda” üçüncü haber; “Falanca kulüp resmi sitesinden açıklama yaparak, filanca ülkenin, filanca takımından, filanca oyuncuyu transfer ettiği yolundaki haberleri yalanladı, ‘Böyle bir girişimimiz yok’ dedi.” Buyurun, “aynı sitede, aynı konuda, üç haber”; siz de bu gazetenin ve sitesinin okuyucusunuz; ne düşünürsünüz, ne dersiniz?.. Resmen ve alenen okuyucularla, meslekle ve de asıl “bu sitenin sahibi olan” basın kuruluşuyla “alay edilmiş” olmuyor mu?.. “Maç yoksa, palavra var” sloganını bayraklaştıran bir spor medyasının kamuoyu nezdindeki itibarını, zaten arada bir yapılan “güven” anketleri gösteriyor ve ne yazık ki, mesleğimiz bu anketlerde “sonunculuktan kurtulamıyor!..” “Oyuncunun haberi yok, kulüpler anlaşamamış”, üstelik “alıcı kulüp” yalanlıyor, ama bizler “Transfer bombasını patlatıyoruz”; bu nasıl bir gazeteciliktir?.. Okuyucu, “Bu 3 haberden ‘en az’ birisi, ‘belki’ ikisi ve ‘muhtemelen’ üçü de palavra” diye düşünürse, haksız mı olur?.. “Düşünülmeyen”, hadi biraz iyimser olalım, “daha düşünce hâlinde olan” ya da mesela “birinci adımı atılan” bir transfer girişimini “Bombayı patlattı” diyerek, “olmuş - bitmiş gibi haber yapmak” yıllardan beri tedavi edemediğimiz bir hastalığımız ama, bugünlerde “iş, iyice zıvanadan çıktı!..” Bitmedi, her transfer ayında “böyle patlattı, öyle oldu - bitti” diye verilen ve “fos çıkan” bir yığın isim arasına bir tane “sonunda gerçekleşen” bir transfer sıkıştı mı, sürmanşetten koca koca başlıklarla övünme; “İşte bizim farkımız, biz ne demiştik, işte oldu!..” Dahası da var; “1 milyon euroluk futbolcu da bomba, 10 milyon euroluk futbolcu da bomba”; aslında “10 milyon euroluk bombanın, 10 bomba olması” gerekmiyor mu?.. Acaba, “bir milyonluk” bombalara, “el bombası” desek daha iyi olmaz mı?.. Balonla, bombanın arasındaki farkı fark edemeyen bir spor medyasının okuyucu nezdinde itibarının olması, bilmem ki nasıl mümkün olacak?..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT