BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kirli ittifak

Kirli ittifak

Suriye’de Esad heykelleri yıkıldı. Ancak, Kürtlerin en büyük kenti Kamışlı’da durum çok farklı.



diziyazı-2 Adem Demir sıcak bölgeden yazıyor Baba Hafız Esad ile oğlu Beşar’ın poster ve heykelleri, Suriye’nin farklı şehirlerinde bir bir yıkıldı. Kürtlerin en büyük kenti Kamışlı’nın merkezinde ise dimdik yerinde duruyor. Kentte, PYD güçleri dışında hiçbir Kürt serbestçe dolaşamıyor. Bu da Esad rejimi ile PYD arasında iş birliğini gözler önüne seriyor. Ancak bu kirli ittifak halk arasında ciddi rahatsızlık uyandırıyor. Türkiye, Ceylanpınar’dan Nusaybin’e kadar uzanan hudut boyundaki tüm kapıları kapatmış ve geçişleri zorlaştırmış bulunuyor. Yardımların PKK’ya gideceği kaygısı taşındığı için yeterince el uzatılamıyor. Suriye-Irak kapısının açılması için yürüyüşler, protestolar ve çağrılar yapan PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD ise Nusaybin, Şenyurt gibi kapılar için kılını kıpırdatmıyor. Bu yüzden bölgedeki Kürtlerin bir kısmı PYD’ye çok kızgın. “Baas rejiminin bekçiliğini yapıyorsunuz” diye eleştiriyorlar ancak siyasi bir birlik oluşturamadıkları için problemi çözemiyorlar. Zira, 30’a yakın irili ufaklı siyasi parti bulunuyor. Şam, Halep ve Haseki’de yaşayan Araplar, daha güvenli buldukları Kürtlerin yoğunlukta olduğu bölgelere göç etmiş. Deyrul Zor, Halep ve Şam’dan Amude, Dırbesiye ve Kamışlı’ya gelen Suriyeliler; okul, çadır ve inşaatlarda kalıyor. Herkesin iç yakan bir öyküsü var. Deyrul Zorlu Mahmut İzzeddin’in yaşadıkları bunlardan biri. Esad askerlerinin açtığı ateş sonucunda eşini kaybeden İzzeddin, üç çocuğuyla henüz inşaat halinde olan bir okulda sığınmış. Gözyaşı dökerek “Hiçbir şeyimiz yok. Çevredeki insanları getirdiği yemeklerle doyuyoruz. Donmamak için uğraşıyoruz. Ölümü şah damarımız kadar yakın hissediyoruz. Ne olur insanlık onuru harekete geçsin” diyor. Mahmut İzzeddin gibi yüzlercesi var. Dırbesiye’de 7 aile buldukları boş bir alana çadır kurmuş. Çocuklar, ayakları çıplak çamurda geziyor. Savaş mağdurları, Türkiye’nin kendilerini yardım eli uzatmasını istiyor. Bunlardan biri olan Amudeli Ubeyd Seyda, “Suriye’de yaşayan Kürtler PKK’lı gibi gösteriliyor. Oysa bu doğru değil” diye konuşuyor. Yıllardır Suriye’de insan hakları ihlallerine karşı mücadele eden Avukat Rıdvan Seydo ise “Arap baharının kendileri için kışa dönüşmesinden endişe duyduğunu” söylüyor. Tunus, Libya ve Mısır’daki “uyanışın” çabuk başarıya ulaştığını, benzer bir neticenin Suriye’de alınmadığını vurgulayan Suriye Kürt Eşitlik ve Demokrasi Partisi yöneticisi Seydo, “Suriye’nin kurtuluşu, tüm etnik ve dini grupların birlikte hareket etmesinden geçiyor. Arap Baharı Suriye’ye yansımaya başladığında büyük umutlarımız oldu. Bu baharın hepimiz için hayırlı olacağını değişik renkte güllerin açılmasına yol açacağını hayal ettik. Ama dünya Suriye’yi yalnız bıraktı. Baharımız kışa dönme sinyalleri veriyor. Benim korkum; o farklı renkteki güllerin dikenlere dönüşmesidir” diye konuşuyor. Bağımsız bir gazeteci olan Hasan Cihangir de bölge halkının Baas rejimine karşı çıktığını ve Arapları cesaretlendirdiğini vurguluyor. Cihangir, şöyle konuşuyor: “Rejim, hâlâ tam anlamıyla bölgeden ayrılmadı. Kürt siyasi parti liderleri yurt dışına kaçtı. Kürtlerin tamamına yakını rejimin yıkılmasını arzuluyor. Ama PYD’nin rejim karşıtlığı konusunda kafalarda soru işaretleri var. PYD, soru işaretlerini ortadan kaldırmalı ve rejime karşı olduğunu net bir şekilde göstermelidir.” Amude Hayır Cemiyeti yönetim kurulu üyesi olan İbrahim Yahya ise rejimin ayakta kalmak için her türlü hileye başvurduğunu söylüyor. Beşar Esad’ın halkı yanına çekmek için bazen göstermelik aflar çıkardığını ancak kimsenin buna itibar etmediğini belirten Yahya, şunları anlatıyor: “Çıkıp Resulayn’da ÖSO’ya karşı savaşanları tebrik ediyor. Cezaevlerindekileri affettiğini söylüyor. Rehin aldığı Suriyelileri bırakıyor. Ama bunlar bir şey ifade etmiyor. Diğer taraftan halkını bombalıyor. O Kürtleri rejimin yanına çekmek için fitne çıkarıyor ama buna kimse kanmaz. Amude, Dırbesiye ve Serıkaniye’de kalamadı. Kamışlı’da güçleri var ama oradan da eninde sonunda çıkacak.” Yahya’nın dediği gibi gerçekten hâlâ Baas rejimi Kamışlı’da varlığını sürdürüyor. Her tarafta baba Hafız Esad ile oğlu Beşar Esad’ın poster ve heykelleri yıkılırken Kamışlı’daki Esadların büstleri yerinde duruyor. Bu kentte, PYD güçleri dışında hiçbir Kürt serbestçe dolaşamıyor. Bu da rejimli PYD arasında ciddi bir işbirliği olduğunun işareti olarak okunuyor. Avukat Rıdvan Seydo, ‘Baharın kışa dönüşmesinden korkuyoruz’ diyor. İŞKENCE GÖREN İMAM ANLATIYOR: Esad ile PYD arasında bir fark yok! Suriye’de 21 aydır devam eden iç çatışmalar, birçok insanın dramatik muamelelere tabi tutulmasını da beraberinde getirmiş. Herkesin içinde işkencenin yer aldığı bir öyküsü var. Bunlardan birisi 51 yaşındaki imam Abdulsamet Ömer. Kürt nüfusun yoğun olduğu Kamışlı’da imamlık yapan Ömer, 2011’de olaylar başlayınca Şeyh Maksut Camisi’nde vaaz edip, özgürlük sloganları atan insanların üzerine ateş açılmasının doğru olmadığını söylüyor. Bunun üzerine gözaltına alınıyor. Sorgulanıp, günlerce işkenceye maruz bırakılıyor. İmam Ömer, “Recep Tayyip Erdoğan tarafından maaşa bağlandığımı ve bu yüzden vaazlarımda sisteme yönelik eleştirilerde bulunduğunu iddia ettiler. Onca eziyete rağmen doğru bildiğimden şaşmadım. Esad, zorbadır, zalimdir, katildir. Bugüne kadar 60 bin insanın öldürme emrini vermiştir ” diyor. İmam Abdulsamet Ömer, PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD’nin silahlı adamlarının da saldırılarına maruz kalmış. “Beni cami çıkışında yakalayıp dövdüler. Onların Esad’dan bir farkı yok. Ancak saldırılar beni yıldırmayacak” diye konuşuyor. SAVAŞ, SEFALET VE SOĞUK Suriyeliler, diktatörü devirmeden durmayacakları görüntüsü veriyor. Ancak şiddetli çatışmalar, açlık, sefalet ve çetin kış şartları onları hayli zorluyor. Bu yüzden ümitleri kısmen de olsa kırılmış. Daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyorlar. NEREYE DÖNSENİZ AYNI GÖRÜNTÜ Suriye’de yönünüzü nereye çevirseniz bir sefalet görüntüsü karşılıyor sizi. Fotoğrafın görülmeyen yüzü ise daha acı gerçekleri haykırıyor. Bölgede hakim unsur olan PYD, kendisinden olanlara yardım dağıtımlarında ayırımcılık yaptığı gerekçesiyle tepki çekiyor. Resulayn’daki Kürtler ve Araplar, “Esad aramıza fitne sokamaz” mesajı veriyor. ORTAK DÜŞMANLARI ESAD Cephede omuz omuza Suriyeli Kürtlere göre; Baas Kürtlerle Araplar arasında savaş çıkması için yoğun çaba gösteriyor. Ancak bölgede kimse etnik bir çatışma istemiyor ve herkes birlikte hareket ediyor. Bu birlikteliğin bir benzeri az da olsa cephede sergileniyor. Özgür Suriye Ordusu saflarında çok sayıda Kürt bulunuyor. Birlikte omuz omuza Esad rejimine karşı savaşıyorlar. Resulayn’deki “Der El Müslimin” bu oluşumlardan biri. Birliğe komuta eden Kürt kökenli Ubeyd Naimi, “Suriye’de yaşayan herkesin ortak düşmanı Baas rejimi ve Beşar Esad. Çetin çatışmalar yaşandı ve burayı terk etmek zorunda kaldılar. Tekrar gelirlerse öncekisinden çok daha fazla bir karşılık göreceklerdir” diyor. Suriye’den kaçmaya çalışanların sonu kara toprak olmuş. Sıra sıra yatıyorlar...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT