BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pusulasız yol

Pusulasız yol

Kişiler arasındaki yüz yüze görüşme yerini bilgisayarlar arasındaki iletişime bırakmaya başladığından beri dostluk içi boş bir kelimeden ibaretleşiyor... Ve problemlerin çözümü de gittikçe zorlaşıyor...



Kişiler arasındaki yüz yüze görüşme yerini bilgisayarlar arasındaki iletişime bırakmaya başladığından beri dostluk içi boş bir kelimeden ibaretleşiyor... Ve problemlerin çözümü de gittikçe zorlaşıyor... Duygulardan yoksunlaşan kelimeler anlamsızlaşıyor... Çünkü, yoksul kalan kelimeler merhamet ve insaftan çok uzak bir ortam oluşturuyor... Haliyle, samimiyet, her geçen gün yerini samimiyetsizliğe bırakıyor. 1962 yılında 'bilgisayarlar birbirleriyle iletişim kurabilir' dediğinde herkesin dalga geçtiği ve bu dalgalara rağmen internet ve e-maili bulan Prof. Leonard Kleinrock beş yıl önce Baş Başa programıma konuk olmuştu... Kendisine ' internetin karanlık yüzü için neler diyeceksiniz?' diye sorduğumda ise şunları söylemişti; -Virüs ve spamler internetin karanlık yüzünü oluşturuyor. Buna dolandırıcılık, porno, kirli ve yalan gibi daha başka suçlar eklenebilir. İnternetin kötü yanlarından insanlığı, devletleri ve şirketleri koruyabilmek oldukça zordur... Ama kendini koruyamayan insanları korumak gerekiyor... Aksi halde büyük bir bataklıkla karşı karşıya kalan bir dünyada yaşamak zorlaşır! Ve üzüntüsünü de söylemekten çekinmeden demişti ki; -Buluşunuzdan kaynaklanan suçlar, günahlarla yüzleştiğinizde çoğu zaman pişman oluyorum bulduğuma... Ama umudum iyi insanlarda... * İnternetin karanlık yüzünün her geçen gün büyüdüğünü gördükçe üzüldüğünü söyleyen Kleinrock; - Ford'un hayali uzakları yakınlaştırmak ve köyleri kentlerle buluşturmaktı... Ama arabaların da faydalarının yanında büyük zararları var... Çevre kirliliği, petrol ihtiyacından dolayı uğruna yapılan savaşlar, uyuşturucu sevkiyatı ve trafik kazaları sonucunda ölen milyonlarca insan... Şimdi karar verme zamanı... Arabaları mı yok etmeliyiz, yoksa insanları mı eğitmeliyiz? Evet, bazan güzel hayaller kurarak insanlığın faydası için önemli buluşlara imza atanlar, çoğu zaman bulduklarına da pişman oluyor... Tıpkı, atomu silah olarak bulan daha sonra da sonuçlarını gördüğünde intihar ederek vicdanını rahatlatmayı seçenler gibi... * Ne bulunursa bulunsun mesele insanlığın faydası için olsun... İnsanlığın faydası için piyasaya sürülen her buluş artık olağanüstü bir denetime ve hukuki zemine muhtaç... Hukuki altyapısı olmayan her buluş büyük felaketlere yolaçıyor... Dünya gittikçe atom bombasından daha etkili olan yalan, iftira ve infaz ortamına dönüştürülen internete teslim oluyor... Ve karanlıkta kalan yüzler dünyayı yönetiyor...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT