BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yetenek fırsat bekler

Yetenek fırsat bekler

Fanatik olarak tanımladığımız taraf tutan kişi kimliği nedir? Ben söyleyeyim: O; size güneşli havada bir şemsiye verip, yağmurlu havada geri alan adamdır!



Galatasaray çok önemli ve büyük bir ‘problem/dert’ transferini gerçekleştirmenin eşiğine kadar getirdi işi. Kolay değildir Hollanda Milli Takımının kaptanlığını yapan bir oyuncuyu kadroya katmak. Üstelik futbol prestiji yerle bir olmuş bir ülkeye getirmek... Bu denli bir ‘problem/dert’ yumağının kadro içine katkıları kadar kıskançlık, çekememezlik ve geçimsizlik katması da doğal bir sonuçtur. Sonuçta gencecik insanların arasına ‘homojenlik’ sorununu, yani bir canlı bombayı koyuyorsunuz kendi elinizle.. Eğer Rijkaard döneminde filan geliyor olsaydı ‘sakın haa’ demek geçerdi fikrimden. Oysa şimdi nedense içim serin.. Adam yetenekli... Yetenek yönetebilen birinin eline geliyor; o nedenle bu transfer esas onun için bir fırsattır ve yeniden doğmuş Hagi’nin bile ötesine gidebilir.. ALGI MI OLGU MU? Algı olumsuz.. ‘Nazlanıyorsa gelmesin kardeşim’ gibi bir algının eşiğindeyiz.. Ancak olgu farklı.. Vuracak, koşacak, pas atacak, lider kimliği olan büyük bir tecrübeyi kadroya katmayı deniyorsunuz.. Ve tek güvenceniz hocanız.. Malzemesi insan olan bir grubu bu ülkede en başarılı biçimde sevk ve idare eden Fatih Terim faktörü beni ‘olumsuz algıdan olumlu olguya’ taşıyor. 28 yaşındayken ‘hayatının virajını’ almaya hazırlanan bir genç yıldızın vereceği karar kolay değildir. Onun kaptanı olduğu takımın ara sıra oynayan oyuncusu olan bir başka Hollandalı için Aykut Kocaman ayağına gidip hedeflerini anlattığı ve ikna ettiği zaman bu doğal, ama Hollanda-İspanya-İtalya kültürünü ve futbolunu sindirmiş, dünya kupalarında goller atmış ve attırmış bir oyuncunun üç-beş gün düşünmesi anormal... STEPNE YOK, AKSESUAR FUL Buradan baktığınızda ‘sol bek devşirme, stoperlerden birine bir şey olsa kaldın ortada’ durumu var. Stepnesizlik söz konusu... Oradan baktığınızda Riera, Balta, Birinci ile çözülür bu iş. Stoper olarak Dany-Semih-Gökhan, olmadı orada verimli oynayan Balta filan.. Acil sorun savunma değil, ileride 10 atak yapıp 2 golü ancak denk getirebilen bir takımın oyun tarzındaki ‘problem çözücü’ birisi... İşte onun adıdır Sneijder... Böyle biri olmadığı için %80 topa sahip iken bu takım Karabük’e, Braga’ya, Cluj’a, Eskişehir’e takılmadı mı? Şimdi %60’la bile ikiyi üçü bulabilir... Olmaz ise ‘Hagi’ olmamış olur. Olur ise 4 senelik projenin 2,5 senesi kaldı ve yine Avrupa’dan ‘bir şey’ gelebilir bu ülkeye... ----------- Gazetecinin ekmeği ve suyu, havası ve toprağı ‘merak ile şüphe’ ile eşittir. Son haftayı ‘transfer bulanıklığı’ ile geçiren spor kamuoyumuz, bilgiyi edinemeden fikirler üzerine gelişmeler sağlamaktadır. Sneijder ile Belhanda arasında gidip gelmekteyiz nicedir... ---------- > Alkış bekleyen ıslığı göze almalı Bu ülke gölgenin peşine düşenlerle ‘safsatacı çoğunluk’, ama ışığın peşine düşenlerle de ‘rehber azınlık’ arasına sıkışmış bir ülkedir. Sporu neden farklı olsun ki... Yüzünü güneşe çevirenin gölge görmesi mümkün değildir. O nedenle en temiz kalmayı başarmış, en az konuşan hatta hiç konuşmayan hakemlerimizin yanında olduğumu bir kez daha söylemek istiyorum. Cevap gelmediği için onları hırpalamak nasıl bir delikanlılık sayılmalı acaba?.. ------- > S-ÖZ: (ANDRE GİDE) “Aktarabildiğimiz anılarımız; ölümün elinden kurtardıklarımızdır.” -------- Bir el ancak öteki eli yıkayabilir. Oysa iki el tüm vücudu yıkayabilir. Kulüpler Birliği dediğimiz ‘banker mantıklı dayanışma cemiyetine’dir sözüm...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT