BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MİT'ten gelen mektup

MİT'ten gelen mektup

MİT'ten gelen mektup başlığı ile haber sitelerinde dolaşan bir metin var.



MİT'ten gelen mektup başlığı ile haber sitelerinde dolaşan bir metin var. Bu metne göre, 2007 yılında Özel Kuvvetler'de görevli bir subay, dönemin MİT Müsteşarına bir ihbar mektubu göndermiş. Mektup, MİT tarafından Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'na gönderilen belgeler arasındaymış. Bu mektuba göre, o dönemde (2007) Özel Kuvvetlerde gizli bir yapılanma varmış. O yapılanma bazı eylemler planlamış. Bazıları uçuk kaçık gibi görünüyor ama önemli bir kısmı bize yabancı değil. Geçmişte yaşadığımız olaylara çok benziyor. Şuraya bomba koyun ses getirsin, burayı havaya uçurun, zıt kutuplardaki isimlere suikast düzenleyin.. faslı da sıradan. En güzel plan(!) ADD ve ÇYDD'nin yurt genelinde düzenlediği cumhuriyet mitinglerine irticai gruplar tarafından yapıldığı izlenimi uyandıracak bombalı eylemler yaparak olayların provoke edilmesi.. İrticai bir gruba mensup izlenimi uyandıran kişilerce Anıtkabir'e saldırı düzenletilerek kamuoyunda infial uyandırılması.. Bu iki madde ilgimi çekti. Kamuoyunda infial dedikleri şey ordunun ayağa kalkması.. Şaşırtan tarafı da şu: Ordunun hâlâ böyle sıradan olaylarla infiale kapılabileceğini düşünmeleri.. Bu, o kuruma ilerici derecede saflık izafe etmek anlamına gelir. Bu toplum bir daha aynı zokayı yutar mı, bu oyuna gelir mi endişesi taşımamaları enteresan.. Bu metodun her daim iş yapacağına güvenmeleri ondan da enteresan.. Toplumu geçtim askerlerin düşünmeden, sorgulamadan, gözü kapalı bekledikleri tepkiyi vereceklerinden nasıl bu kadar emin olabiliyorlar? .... Geçen gün emekli general Karadayı'nın hayat hikâyesi yayınlandı.. O hikâyede Özal'ın güvenini kazanan adamdı, diyor. Kuvvet komutanlığına kadar namazını kılarmış. Hat sanatına ilgi duyar, hattatlarla buluşur sohbet edermiş.. Hikâye, sonra birdenbire değişti diye devam ediyor. 10. Cumhurbaşkanının hikâyesi de benzer.. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı döneminden tanıyanlar var.. Kıvrıkoğlu Paşa için de geçerli.. Hilmi Paşa'yı hep himaye ederek geliyor, geliyor, sonra birden değişiyor.. Onun Genelkurmay Başkanı olmaması için kulis başlatıyor. Ani dönüşler ya tehditle olur ya da bizim bilmediğimiz bir usulle kontrol altına alarak olur. Galiba 2007'de bu yapılanma teşhir edilip faaliyetleri akamete uğratıldığı için dönüşüm başladı. Artık irtica, Anıtkabir, cumhuriyet malzemeleri kullanılmıyor. Elde avuçta Kürt meselesi kaldı. Kaşımaya çok müsait.. Aklı başında bilinen adamlar bile müzakere sürecine katlanamıyor. Teröristlere kahraman muamelesi yapılmasını hazmedemediğini söylüyor.. Paris'te suiskasta uğrayan kadınların cenaze töreninden söz ediyor. Ortamı germek için cumhuriyet-irtica malzemesine muhtaç değiller ki.. Tam bu süreçte maazallah, büyük bir katliam yapar, bizi bu konuları konuşamaz hâle getirirler. İki taraf da acemi.. Paris suikastına İmralı bir açıklama getirmeseydi, gerilmeye hazırdık.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT