BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mali'yi beyazlar kararttı

Mali'yi beyazlar kararttı

Fransa'nın müdahalesiyle gündeme gelen Mali'nin yer altı kadar yer üstü kültür zenginlikleri de dikkat çekiyor. 9. yüzyıldan kalma üniversiteler, 700 yıllık el yazmaları buranın ilim bölgesi olduğunu gösteriyor. Bu eserler sömürgeci ülkelerin aç gözlülüğü yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.



ÖZEL HABER HAYRETTİN TURAN HAZIRLADI Afrika kıtasındaki bütün ülkelerin Avrupa’dan kaynaklanan acı bir tarihinin olduğu bilinen bir gerçektir. Fransa’nın askeri müdahalesiyle son günlerde dünya gündemine gelen Mali’nin ise pek dile getirilmeyen bir başka yüzü var. Mali, daha 9. yüzyılda kurularak günümüze kadar gelen üniversiteleri, 13 ve 15. yüzyıla ait tıp, tarih, ilahiyat, dilbilgisi, coğrafya gibi konularda yazılmış ve dünya bilimine ışık tutmuş el yazmalarıyla, Afrika’nın vahşi bir kıta değil, ilim bölgesi olduğunu gösteren eserlerle dolu. Tarihe şahitlik yapan bu Arapça eserler, şimdi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Deve derisi üzerine yazılı el yazmaları; Afrika’nın yüzlerce yıllık tarihine ışık tutan birer hazine. Her türlü tahribattan kurtularak günümüze kadar ulaşan bu belgeler 13 ve 15. yüzyıla ait. Kıtanın en önemli kültür hazinelerini korumak için İslam dünyasının konuya el atması isteniyor. Afrika’nın batısında bulunan ve Mali’nin en önemli şehirlerinden biri olan Timbuktu, BM Dünya Mirasları Koruma listesinde bulunuyor. Dünya Mirasları Merkezinden Lazare Eloundou, ülkesindeki savaşın bir trajedi olduğunu belirtiyor ve “Bu Afrika için bir dram, çünkü bu miras, Afrika’nın tarihini yazmasına imkan tanıyordu. Bu saldırılar kabul edilemez” diyor. Timbuktu’da, türbelerin yanı sıra, 60 özel kütüphanede 700 bin dolayında çok eski el yazması bulunuyor. Kütüphanede koruma altına alınan yüzlerce yıllık el yazmalarının büyük çoğunluğu, Müslüman alimler tarafından yazılan Arapça eserler. Ancak aralarında farklı mahalli dillerde yazılmış olanlar da var. El yazmalarından bazıları sosyal ve ekonomik meselelere İslami bir bakış açısıyla çözümler ortaya koyarken, bazıları farklı hastalıklara bitkisel tedaviler öneriyor. 13. asırdan kalma bir belgede ise doğum sancısı çeken kadınlar için bitkisel ilaçlar yer alıyor. Yeni kurulan bir enstitü, el yazması belgelerin düzenlenmesinden sonra tercüme etmeyi ve sergiler hazırlamayı hedefliyor. Arapça el yazmalarını yıllardır korumaya çalışan ülkedeki bilim adamları ise “Afrika beyaz adam gelene kadar vahşi değildi, işte bu eserler de delili” diyor. Timbuktu, daha 1500’lerde ünlü bir üniversite kenti olarak isim yaparken, bir yandan da “Afrika’da sadece sözlü bir kültür” olduğu fikrini çürütüyor. Modern anlamda üniversitelerin dikkate değer eserleri arasında Afrika İslam Üniversiteleri’nin makaleleri oldukça ön planda yer alıyor. 9 yüzyılda Sankore University ve Jingaray Ber University inşa edildi. Bununla birlikte söz konusu üniversitelerin akademik başarıları, uluslararası toplumun da dikkatinden kaçmadı. Timbuktu’da kurulan bu üniversitelerin diğer bir özelliği de tek merkezde toplanmayıp, kendisinden bağımsız birkaç kampüs açarak farklı seçenekler sunmayı başarmış olmaları. Mali’ye İslam, kuzey Afrikalı tüccarlar vasıtasıyla ulaştı. Mali’nin kuzeyindeki İslam dünyasının en önemli şehirlerinden olan Timbuktu yüzyıllardır İslam ilim geleneğine yüzlerce âlim yetiştirmiş. Timbuktu’daki kütüphanelerde 1 milyon civarında el yazması eser bulunuyor. Şehir, İslami eğitimin yanında ticaretin de merkezi olmuş. İmparator Mansa Musa bu şehri ele geçirdiği zaman İslam mirasının büyüklüğüne şaşırdı. Hatta buraya getirdiği Arap âlimlerin, Timbuktu’nun siyah Afrikalı alimlerinden daha az ilme sahip olduklarını görünce şaşkınlığı arttı. 1324 yılında Mansa Musa’nın Hacc ziyareti Mali’yi bütün dünyada bilinir kıldı. Mansa Musa’nın yanındaki 60 bin adamı 180 ton altın taşıyıp getirmişlerdi. Yüzyıllarca İslami yönetimlerin hâkim olduğu Mali, Batılıların sömürgecilik çalışmaları sırasında Hıristiyanlaştırma baskılarına rağmen Müslüman olarak kalabildi. Bugün de halkın yüzde 94’ü Müslüman. Fakat sömürgecilik sonrasında Mali bağımsız bir devlet haline gelince, Batılılar özellikle de Fransa; yeni sömürgecilik metotlarından biri olarak kullandıkları “Batılılaştırma, çağdaşlaşma ve modernleşme” adı altında toplumsal dejenerasyon yaptı. Aslında Mali’nin başına gelenleri bütün İslam dünyası da benzer şekillerde yaşadı. Fakir veya zengin, hepsi öncelikle kendilerini Müslüman olarak değil Malili olarak tanımlıyor. Mali’de yönetimler eliyle içki kullanımı, moda adı altında Malili kadınların açılıp saçılması ve pop kültürü özendirilerek Müslüman toplum çökertilmeye çalışıldı. 11 ASIRLIK ÜNİVERSİTE Sahra Çölü’nün kenarında eski bir ticaret yolunun üzerinde bulunan Timbuktu şehri, topraktan yapılma binalarıyla tanınıyor. 9. yüzyıldan kalan üniversite binası dimdik ayakta. İLMİN MERKEZİYDİ Yüzyıllar boyunca İslam’ın Afrika’daki kalesi olan Mali’de halkın yüzde 94’ü Müslüman. BM’nin dünya mirası listesine aldığı Timbuktu şehri, bütün dünyadan İslam âlimlerinin toplandığı ilmi bir havzaydı. Bu yüzden şehir el yazması eserleriyle tanınıyor. Buradaki kütüphanelerde 700 bin el yazması bulunuyor. Mahmud Dicko (mavi kıyafetli) sorularımızı cevapladı. MALİ’DEN ÇAĞRI: TÜRKİYE KÖPRÜMÜZ OLSUN MALİ Yüksek İslam Konseyi Başkanı Mahmud Dicko, Türkiye’den beklenti içinde olduklarını söylüyor.? Türkiye 2005’i “Afrika yılı” ilan etti. Arkasından hemen büyük bir açılım başladı. Bu sayede ticari, kültürel, siyasi ve diplomatik yardımlarla artık Türkiye’nin varlığı Afrika’da hissedilmeye başladı. Kıtaya insani yardımlar yapılıyor, THY direk uçuşlar düzenliyor. Afrikalılar, Türklerin sömürge değil ortaklık için geldiğini biliyor, bu yüzden “Gelin bizim köprümüz olun” diyorlar. Mali Yüksek İslam Konseyi Başkanı Mahmud Dicko, şunları söylüyor: “Bir Müslüman ülke olarak Türkiye’ye sempatiyle bakıyorum. Halkımızın büyük bir kısmı da Türkleri çok seviyor. Türkiye’nin İslam ve demokrasinin başarılı bir bileşimi olduğu düşüncesi oldukça yüksek. Müslüman bir ülkenin Avrupa Birliği’ne girmesini destekliyorum. Türkiye’nin üyeliğinin Arap ve Afrika dünyasındaki rolüne olumlu katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin bölge meselelerine daha fazla eğilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela, eğitim kapıları Afrikalılara da açılsın. Bizde medya organları çok zayıf. Özellikle Hristiyan misyonerler yoğun faaliyetler gösteriyor. Bu sebeple Türkiye, daha büyük rol oynamalı. Özellikle İslam eserlere ve zengin kültürel mirasa sahip çıkılması bizi çok mutlu edecektir. Türkiye ve Afrikalılar arasında gerçek dini bilimsel bir köprü oluşturabilir.” BATILILAR SÖMÜRÜYOR Yılda 50 ton altın çıkarılıyor bir altınları yok Mali’de ekonomik krizden dolayı 1993 ve 1994 yıllarında bütün okullar tatildi. Kimse eğitim alamadı. Öğretmenlerin maaşlarını Kanada ödüyordu. Bunun sebebi de şu idi: Mali’de yılda 50 ton altın çıkıyor. Bu altını çıkaran üç devlet var. Güney Afrika, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri. Kanada’nın bu altınları aldıktan sonra öğretmenlere 250 dolar maaş ödemesi zor olmasa gerekti! Mali’nin başkenti Bamako’da kuyumcu yok, bunun üzerine bir okul müdürü meslek lisesi açmaya karar veriyor. Okul açılıyor ama okulda öğrencilere gösterecek bir altın bile bulunamıyor. İşte sömürgecilik bu! Kaynak sizin gibi görünebilir ama aslında siz onun yalnızca bekçiliğini yapıyorsunuz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT