BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dil, İslamileşti

Dil, İslamileşti

Cevdet Sunay, TBMM'de and içmek için yerine oturduğunda kendi işiteceği kadar çektiği Besmele mikrofona aksedince ertesi gün matbuat en gerici öfkelerle ayağa kalkmıştı. Fahri Korutürk, mezar başında Fatiha okunmasına izin vermemişti. Kenan Evren, IRCICA toplantısına Kur'an tilaveti bitince katılmıştı. Şimdilerde sözler, ifadeler, dil, Türkçe İslamileşti.



İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası yanınca ‘İstanbul Erkek Lisesi’ diye meşhur olan Düyunı Umumiyye’de çalışmaya başladılar. Biz de geçmiş olsun demek için m.e. müdürü Muammer Yıldız’ı ziyaret etmek istedik. Davet saatine biraz erken gitmiştik, beklerken 40’lı yaşlarda bir hayli modern bir hanım geldi. Sekreterlerle merhabalaştığı ân hayretini dile getiriyordu “binaya gittim, bir baktım yanmış, ne zaman yandı bu bina?” dedi ve bu arada bana döndü. Bir şey dememem umursamazlık olacaktı. “Sakın hanımefendi, bunu bir başka yerde söylemeyin, sizi uzaylı sanırlar” dedim. Çünkü, o günlerde bütün yayın dünyası, bu haberi vermekteydi. Bir vatandaşın yangından habersiz olması düşünülemezdi. Ne cevap verdi biliyor musunuz? “Umreden geliyorum...babamı götürdüm.” Şöyle dedim “hanımefendi, umreye gitmeniz bir güzellik, tebrik ederim, babanızı götürmeniz daha büyük güzellik.” Onu dışarda biri görse umreye gidebileceğini asla düşünemezdi. Bugün bu şekilde çok ciddi bir kadın nüfus var. Açık başlı, pantalonlu, boyalı tırnaklı, hatta mini etekli vs. Ama onlardan bazıları konuştuğunda sırtınız dönük olsa “hangi hoca hanım sohbet ediyor?” diye merak edip bakarsınız. Bir çoğu namazlarını da kılmakta. Mevzubahis kimseler, elbette Müslüman, elbette iman sahibi, elbette Ümmeti Muhammed’in bir ferdi, elbette kardeşimiz. Günahlarını biliyorlar. Fakat Rabbimizin merhametinden de ümitliler. Bu noktada ehli sünnet ve’l cemaat itikadı imdada yetişmekte. Vehhabilik, ameli mesela içki içmeyi, kadınların açık gezmesini imanın bir cüz’ü/parçası sayarken ehli sünnet/sünni akide, kişinin inandıklarıyla yaptıklarını ayırmaktadır. İşlediği günahlar onu küfre düşürmez, dinden çıkartmaz, günahkâr eder. Eskiden bir hatip, “tanrı” demek için 30 saniye düşünürdü. Cevdet Sunay, TBMM’de and içmek için yerine oturduğunda kendi işiteceği kadar çektiği Besmele mikrofona aksedince ertesi gün matbuat en gerici öfkelerle ayağa kalkmıştı. Fahri Korutürk, mezar başında Fatiha okunmasına izin vermemişti. Kenan Evren, IRCICA toplantısına Kur’an tilaveti bitince katılmıştı. Şimdilerde sözler, ifadeler, dil, Türkçe İslamileşti. Cuma, kandil, bayram, cenaze, umre, hac tebrik, taziye ve paylaşımları hep yerli değerler üzerine, dillerin bağı çözüldü. Bu güzellikler, çoğaldıkça kalbden kıyafete, oradan hayata da akseder. Allah, herkesin Allahı, din herkesin dini, Peygamber herkesin Peygamberi, Kur’an herkesin Kur’anı. Herkesten muradımız, elbette ki ehli iman olandır. Bir geçiş dönemindeyiz. Bir tarafta mini etekli fakat umreye gidenler, diğer tarafta etekleri yerlerde fakat bazı itikadı bozuk olanlar, beri tarafta 28 Şubat’ın baskısıyla hâlâ savrulan farklı tesettürlüler. Bu dönemin atlatılacağına, edebin hatırlanacağına, her şeyin yerli yerine oturacağına inanıyoruz. Asırlık bozma faaliyetine rağmen netice sevindiricidir. Bu millete sağlam aşı yapmış olanlar, nur içinde yatsınlar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT