BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ya hüküm ver ya da bırak!

Ya hüküm ver ya da bırak!

Erdoğan: 400'e yakın subay içeride. Delilleri kesinse ver hükmünü bitir. Ama değilse, bu yapılan yanlıştır...



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İçeride 400'e yakın emekli muvazzaf subay var. Delilleri kesinse ver hükmünü bitir, ama yoksa yüzlerce subayı hele hele genelkurmay başkanını bu şekilde değerlendirirsen bu yanlıştır"dedi. Başbakan Erdoğan, 24 TV'de canlı yayınlanan "Sansürsüz Özel" programında gündeme ilişkin soruları cevaplandırdı. 4. yargı paketinin ne zaman devreye gireceğine ilişkin soruya, Erdoğan, "Şu anda arkadaşlar yargı paketinin çalışmasını sürdürüyorlar. Cezaevlerinde eşlerin aileleriyle bir araya gelmesi konusunu içeren 14-15 maddelik bir paket var. Onu süratle geçirelim diyoruz" cevabını verdi. Erdoğan, "İçeride 400'e yakın emekli muvazzaf subay var. Bunların ağırlıklı kısmı tutuklu ve bu arada da yine mağdur ve ya şüpheli şeklinde çağrılanlar oluyor. Bir de bir ajan meselesi çıktı. Bana göre bu, örgüt kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan daha ağır. Öyle bir şeyin delilleri kesinse, ver hükmünü bitir, ama yoksa yüzlerce subayı hele hele genelkurmay başkanını bu şekilde değerlendirirsen bu yanlıştır. Bu da ordu içinde moral bozukluğuna sebep oluyor. Bu yenilir yutulur bir şey değil. İster istemez altta 232 kişi bu şekilde çağrılınca, üstte de kuvvet komutanlarımız, 'biz mücadele verirken ben bu komutanları nasıl göndereceğim' diyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda fırkateynlere ve gemilere gönderilecek subay neredeyse kalmadı. Amacım yargıyı yargılamak değil, ama doğru adımlar atmak lazım. Bunların içinde karacısı var, denizcisi var. Terörle mücadele etmek için onlara ihtiyacımız var, ama oralara gönderilecek subayımız kalmadı" diye konuştu. BAŞÖRTÜSÜ KARARI Gazetecilerin, Danıştay'ın başörtüyle ilgili kararını değerlendiren Erdoğan, "Bunlar olması gerekendi. Başörtülü ile başı açık olanı niye ayırt ediyorsun? Bu onun en doğal yaşama hakkı. Bu kadar tahsili niye aldı, gidip evinde otursun diye mi? Ülkenin sosyal hayatı içinde yerini alacak" dedi. Terör problemini çözmede kararlı olduklarını belirten Erdoğan, "Çözüm sürecinin içindeyiz. Bu süreçte her türlü enstrümanı kullanmaya hazırız. Bizim dönemimizde terör konusunda yeter ki silahlar bırakılsın, gömülsün istiyoruz” dedi. GLADYOYU ÇÖKERTTİK Erdoğan, Paris'te üç kadının öldürülmesi ve "Kürt Gladyosu" ile ilgili soruya , "Bu geçmişte vardı, şu anda böyle bir gladyonun varlığını kabul etmiyorum. Biliyorsunuz gladyoların sırtını dayadığı yerler de var. Bunlar mafyayla, çetelerle hepsi iş birliği halinde, biz bunları zaten büyük ölçüde çökerttik" cevabını verdi. Erdoğan, terörle mücadelede risk aldığı söylenince şu cevabı verdi: Ateş varsa suyla söndürürüm. Söndüremezsem elimle şöyle itelerim zarar veremeyecek bir yere. Risk alırım... KABİNEDE Revizyon gerekliydi Bakanlar Kurulu'nda yapılan değişikle ilgili soru üzerine Erdoğan, "Kabineler göreve başladığından sonra ilanihaye görev yapar diye bir kayıt yok. Süreç içerisinde zaman zaman bir meslekte bakıyorsunuz zayıflama oluyor, bir performans düşüşü oluyor; toplumla olan ilişkilerde bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Sorumluluk mevkisinde olan bir başbakan olarak, kabinede eğer değişimi gerektiren bir şeyi yakalıyorsanız, sevk-i idareci olarak da bunu yapmak zorundasınız. Bu hiç bir zaman arkadaşlarımdan farklı noktada, Allah göstermesin, olumsuz yaklaşım tarzı olarak değerlendirilmemeli. Onlar ellerinden gelen bütün gayreti ortaya koydular" diye konuştu. İmralı süreci devam edecek Öcalan'la yapılan görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan, Erdoğan şunları söyledi: "Bu konuda bizler istişaremizi yapıyoruz. Ne zaman gidilmesi gerekiyorsa, MİT ve Adalet Bakanlığı karar veriyor. Bu bir süreç. Sosyolojik ve psikolojik olarak neyi gerektiriyorsa ona göre adım atmamız gerekiyor. Kiminle bu süreç gidecek, ona bakmamız gerekiyor. Son dönemdeki görüşmelerde olumlu gelişmeler var." Terörle mücadelede Türkiye'yi yalnız bırakan Avrupa ülkelerini de eleştiren Başbakan, Merkel'i uyardığını belirterek, "Tamamlayın şu terör dosyalarını dedim. Bakın Paris bu hale geldi, Almanya'da da durum bu hale gelecek" şeklinde konuştu. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreciyle ilgili konuşan Erdoğan, "Egemen Bey sürekli Avrupa'da takipte. AB bizi unutmak istiyor, korkuyor unutamıyor. NATO halkı müslüman bir ülkeyi zamanında almış, ama artık almak istemiyor. AB, 'NATO'nun düştüğü yanlışa ben düşmek istemiyorum' diyor. Biz sizinle AGİT'te beraberiz, NATO'da beraberiz. Niye AB içinde bu kadar farklı bir yaklaşım içindesiniz? Onun için geçenlerde ben Putin'e 'Alın bizi Şangay Beşlisi'ne, biz de AB'den vazgeçelim' dedim. Şangay Beşlisi daha güçlü , daha iyi. Şu anda bizim kurduğumuz bazı münasebetler var ve bunların getirisi var. Taşlar yerine tam oturmalı" dedi. Konuşmasına, başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerini aktararak devam eden Başbakan Erdoğan, "Geçen gün arkadaşlarımızla çalışma yaptık. Mart sonu itibarıyla muhalefetin uzlaşmaz tavrı değişmezse bu iş biter. Ana muhalefet partisinin genel başkanı 'başkanlık sisteminde parlamento yok' diyorsa, onu bilgilendirmek de bizim görevimiz. Ülke parlamenter demokrasiyi başkanlık sistemiyle güçlendirecektir. Yasama çok daha seri ve güçlü kararlar verebilecektir. Anlaşamadığımız takdirde biz kendi anayasa paketimizi getireceğiz. Diğer partiler hazırlıksızlar bu işte" dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109604
    % -0.06
  • 3.8671
    % -0.61
  • 4.5638
    % -0.42
  • 5.1472
    % -1.39
  • 156.752
    % 0.09
 
 
 
 
 
KAPAT