BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Millet-ulus ve CHP'nin durumu

Millet-ulus ve CHP'nin durumu

CHP'de, içten içe devam eden rahatsızlık ve çekişmeler, bir süreden beri iyice su yüzüne çıkmış durumda.



CHP'de, içten içe devam eden rahatsızlık ve çekişmeler, bir süreden beri iyice su yüzüne çıkmış durumda. Aslında Deniz Baykal'ın, hâlâ daha failleri ortaya çıkarılamamış olan; "kaset darbesi" ile liderlikten düşürülmesi ve yerine nasıl olduğu pek fazla anlaşılamayan bir şekilde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelmesiyle bu rahatsızlıklar da başlamıştı... Aradan geçen zamanda, yapılan kurultay ve kadro değişiklikleriyle, imaj tazeleme teşebbüsleriyle, bu rahatsızlıklar asla giderilemedi! İlk günde söylediğimi bir kere daha tekrarlayayım: CHP beklenen liderini bulabilmiş değil. Onun arayışı var. Partideki rahatsızlıklar, on yıllardır iktidar olamama sıkıntısının dışavurumu olarak anlaşılabilir. Bu doğrudur. Ama ondan da önce lider meselesidir... Şu soruyu ön yargısız şekilde cevaplandırmaya çalışalım: Sayın Kılıçdaroğlu, bugün partisine tam manasıyla hakim durumda mıdır?!. Başka sorular da var, ama onları başka zamana bırakalım. CHP liderinin bu hafta yoğun bir programı var. Bugün partisinin grup toplantısında konuşacak ve son günlerdeki tartışmalarla ilgili bazı açıklamalar yapacak herhalde. Yarın Partinin MYK toplantısı var. Bir sonraki gün de, genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı yapılacak. CHP cenahından basına verilen bilgilerden anlıyoruz ki, bu toplantının çağrısı 16 Ocak'ta yapılmış. İlginç bir zamanlama. Zira bu tarihte Kılıçdaroğlu, partisinin bazı ağır toplarıyla birlikte Çin gezisinde bulunuyor... Ve tam bu sırada Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün Paris'te öldürülen PKK'lıların taziyesine gitmesiyle patlak veren tartışmalar cereyan ediyor! CHP Yönetimi, daha önce de birkaç kez başgösteren Aygün krizini, dondurmaya ve zamana bırakmaya çalışıyor. Ama o da ne, bu defa Birgül Ayman Güler ve Salih Fırat restleşmesi ve taraflardan birinin istifası sökün ediyor... Bütün bu sıkıntılı süreçte, Sayın Kılıçdaroğlu, lider olarak vaziyete ne ölçüde hâkim olabilmiştir? Keza bu süre zarfında, CHP'den yükselen sesler ne derece ahenklidir? B. Ayman Güler ile Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri birbiri ile aynı mıdır? CHP'nin ortak bir ulus ve millet tanımı var mıdır? Sabah gazetesinde, bu konuda önemli bir makale yazan Prof. Şükrü Hanioğlu, Kılıçdaroğlu'nun yapmaya çalıştığı izahların; gerçekte CHP'nin dayandığı İttihat ve Terakki anlayışının milliyetçilik veya bugünkü ifadesiyle ulusalcılık tanımına uymadığını kayda geçirdi. Diğer taraftan eleştiri oklarının hedef indeki B. A. Güler, basına yeni açıklamalar yaparak, kendini savunmaya çalışıyor. Güler, millet, ulus ve milliyet kavramlarını kendi penceresinden yorumlayarak, aslında neyi anlatmak istediğini duyurmaya çalışıyor. Ancak gerek kendi partisinden, gerekse dışarıdan gelen tepkiler dinmiş değil. Bu tartışmanın parti tabanında ne gibi yeni sıkıntılara sebep olacağı, kopma ve bölünmelere yol açıp açmayacağı da polemik konusu. Velhasıl CHP, politika üretme ve iktidara karşı etkili muhalefet yapmak yerine, içerideki çatlakları onarmaya daha çok efor sarf ediyor. Doğrusunu isterseniz, CHP köklü bir zihniyet değişimi geçirmeden, hangi kadrolarla olursa olsun, iktidar alternatifi olma iddiasında ortaya güçlü bir görüntü koyamaz!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT