BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Melo rezaleti ve gerçekler!..

Melo rezaleti ve gerçekler!..

Soruyorum; daha Fenerbahçeli Meireles ile ilgili "Tükürdü, tükürmedi" tartışmaları tazeyken, "benzer bir olayın kötü adamı olmak" ne demektir, "böyle" önemli bir derbide, üstelik "takımın galip iken", küçük kardeşin yaşında bir oyuncunun "oyununa gelip", kırmızı kart görmeye kadar işi uzatarak, onunla dalaşman ne demektir?..



Melo’nun bu sezon da Galatasaray’da oynamasından yanaydım ve öyle de yazıp geldim; Fatih Terim’in de “Melo ısrarını” anlayanlardandım ve ona hak veriyordum!.. En azından “bitmiş” bir Melo’yu, “yeniden Melo yapmayı başaran” Terim gibi bir hocanın, “Riera olayı dahil” kötü görüntülerine rağmen, kazanılan şampiyonluktaki “önemli katkıları” sebebiyle, “ders aldığı ve ikinci bir şansı hak ettiği” düşüncesiyle, “Onu gene isterim” talebine saygım vardı. Ama ne yazık ki, “benim duyduğum saygıyı” Melo kendine de, kulübüne de, Hocası’na da duymadı, duymadığını da Beşiktaş maçında cümle aleme gösterdi. Üstelik “haklı olarak” son derece sinirlenen ve onu soyunma odasına göndermek isteyen Hocası’nı da “çok çirkin bir şekilde iterek” gösterdi; bakınız “futbolcu” demiyorum, “böyle bir adamın” diyorum, Galatasaray’da “artık işi yoktur” ve derhal pasaportu eline verilerek, ülkesi neresiyse, oraya gönderilmelidir!.. Soruyorum; daha Fenerbahçeli Meireles ile ilgili “Tükürdü, tükürmedi” tartışmaları tazeyken, “benzer bir olayın kötü adamı olmak” ne demektir, “böyle” önemli bir derbide, üstelik “takımın galip iken”, küçük kardeşin yaşında bir oyuncunun “oyununa gelip”, kırmızı kart görmeye kadar işi uzatarak, onunla dalaşman ne demektir?.. “Tahkim’in keşfi olan” o komik “Sıvı var ama tükrük yok” garabetine bir yenisini eklemeğe azami gayreti göstermek ne demektir; “Görüntülerde sıvı yok” ama, işte apaçık görülüyor ki, “Tuu” var; yani “sıvısız tükürüyorsun”, kimi aldatıyorsun, “tuu” diyorsun; bu “tükürmek değil” de nedir?.. Ya “O küfür etti, ben de küfür ettim” itirafı; demek ki “kırmızıyı katmerli hak etmişsin”, böyle bir maçta “buna hakkın var” mı; Federasyonun ilgili kurulu bu adama “verilebilecek en ağır cezayı vermeli”, diğer ilgili kuruluşu da, “utanılmadan itiraz edilirse”, bu cezayı “aynen” onamalıdır!.. Ayrıca olayın dahası da var; Tolga Özkalfa “biraz cesaretli olsa idi”, kalesinden koşup gelen (Orada ne işi var) ve “kendisinin göğsünü iki eliyle okşayan(!)” Muslera’ya, bitmedi, “iki elini tutup kırmızı kartı çıkarmasını önlemeye çalışan” ve “bu tip olaylardan sabıkalı” Engin’e (Orada ne işi var) art arda kartlarını çıkarsaydı, sahada neler olacaktı; çıkarmadı, çıkaramadı!.. Hakan Şükür’ün futbolu bırakmasından beri, kolunda “kaptanlık bandı olan” bir futbolcuyla sahaya çıkan ama “kaptansız” bir takım var ortada; böyle oyunculara söz geçirip, göğüsleyecek bir kaptan gerekiyor, Drogba’dan, Sneijder’den, stoperden, sol bekten önce Galatasaray’a; “gerçek” bir kaptan!.. Meireles olayında “âhlak ve sporculuk dersi” veren Adnan Öztürk’lerin, Ali Dürüst’lerin, Refik Arkan’ların bulunduğu bir yönetimin, “herkese ders olacak” bir karar vermesi gerek, Melo için!.. Bilmeliler ki, “bu rezalete verilecek cezaya itiraz sinyalleri veren” yöneticiler de, “Melo gibi” yakışmaz Galatasaray’a, hele hele “Melo’yu cezasız bırakacak” bir yönetim hiç yakışmaz!.. Şimdi geliyorum bir başka “önemli” konuya; bakınız, Tolga Özkalfa’nın, Muslera’ya, Engin’e neden kart göstermediğinin üzerinde duran oldu mu?.. Ya da, Gaziantepspor maçında, işte Haber Türk’te, bunca yılın Bülent Yavuz’una şu yorumu yaptıran hakemin üzerinde “duran” oldu mu: “Birinci devrede Meireles’in eline gelen top penaltı olmalıydı. Portekizli oyuncu, eline doğru gelen topa hiç reaksiyon göstermedi. Abitoğlu bu pozisyonu atladı. Gelelim Fenerbahçe’nin attığı birinci gole... Mehmet Topuz, topla oynadığı anda golü atan Moussa Sow yüzde yüz ofsaytta idi. 71. dakikada Egemen ceza alanı içerisinde topla oynama şansı olmaksızın Cenk Tosun’u önce ayağıyla vurarak sonra da eliyle iteleyerek düşürüyor. Hakem, çok yakın olmasına rağmen oyunu devam ettirdi. Bu 3 kritik karar maçın neticesine tesir etti.” Soruyorum; tam tersi, “ofsayt golü Gaziantep atsa, penaltılık hareketleri Gaziantepli futbolcular yapsa ve hakem çalmasa, sonunda Fenerbahçe mağlûp olsa”, bugün “Kamil Abitoğlu” diye bir hakem kalmış mıydı?.. “Varsa yoksa büyükler” zalimliğini sürdüren Federasyon ve kurulları da, spor basınımız da “bu tutumları” ile iftihar edebilirler!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT