BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üstün ırk

Üstün ırk

Olağanüstü bin yıl gerçeği ve kuvvetli istikbal ümidi, milletimizin eşitlik ve adalet hasletlerinden ileri gelmekte. Selçuklu ve Osmanlıda şer'i şeriften neş'et eden bir uygulama vardı. Fetih veya iltihaklarda yeni ahaliye bakılırdı



Yugoslavya, 6 ayrı federe devletten meydana geliyordu. Zoraki bir sosyalist yapılanmaydı. Hürriyet rüzgârları esince dağılıp gitti. Yerine 7 ayrı devlet kuruldu. Federe dönemde de bugün de bu devletleri teşkil eden milletler arasında ırk, din ve örf birliğinden bir veya birkaçı olmadı. Oysa Türklerle Kürtler aynı din ve aynı örfün mensuplarıdır. Bunlar, 30-40 yıl süreyle bir araya gelmiş kavimler değil. Bin yıldır birlikte yaşamaktalar. İnşallah, bu birlik kıyamete kadar da devam edecek. Olağanüstü bin yıl gerçeği ve kuvvetli istikbal ümidi, milletimizin eşitlik ve adalet hasletlerinden ileri gelmekte. Selçuklu ve Osmanlıda şer’i şeriften neş’et eden bir uygulama vardı. Fetih veya iltihaklarda yeni ahaliye bakılırdı. Müslim mi, gayrı müslim mi? Müslimin hukuku farklı, gayrı müslimin farklıydı. “Müslim anasır”/unsurlar ve “gayrı müslim anasır” denirdi. Mesela müslim anasır namaz, oruç, zekât, tesettür gibi mükellefiyetlere tâbiydi. Gayrı müslim anasır buna icbar edilmezdi. Onlar cizye/vergi verirlerdi. Bu itibarla, Müslüman Arnavut, Arap, Kürt, Çerkez, Türk... arasında fark yoktu. Gayrı müslim akvamın/kavimlerin de kendi arasında fark olmaması gibi. -Bir Türk dünyaya bedeldir. -Kürtler Türk’tür. -Ne mutlu Türküm diyene... Gibi, iddia, tez ve sloganlar Cumhuriyet sonrasında işitilir. “Ne mutlu Türküm diyene” sözü “elhamdülillah Müslümanım” sözüne alternatiftir. Kimin dünyaya hangi keşfiyle bedel olduğu son zamanlarda ortaya çıkmıştır. Kürdün Türk olması veya olmaması kendi tercihidir. Kim kendini nasıl hissederse odur. Irk, üstünlük ölçüsü değildir. Milletimiz bin yıl İslama bayraktarlık yapmıştır. Bundan dolayı Avrupa’da Türk denince Müslüman anlaşılıyordu. Sırplar, bir Boşnak şehit ettiğinde “bir Türk öldürdüm!” diye çığlık atıyordu. Çocukluğumuzda “Türk mü gâvur mu?” diye sorardık. İslam bayraktarlığı, biz Türkler için en büyük pâyedir. Ne var ki bir yerde bayraktar varsa ordu da vardır. O ordu ,anasırı İslamdır/İslam unsurlarıdır. O unsurların içinde bizim dışımızda kardeşlerimiz de vardı. Haçlılara karşı da sonraki diğer harplerde de omuz omuza harp ettik. Halife Hazreti Ömer’in -radıyallahü anh- menkıbesi meşhurdur. Kudüs’e girecekken deveye binme sırası kölede olduğu için Ömer ibni Hattab, yayadır. Müşavirleri bir değişikliğin münasip olacağını söylerler. Halife, bunun üzerinde celallenir. “Biz, öz evlatlarını diri diri toprağa gömen vahşi bir kavimken İslamla şereflendik. Bugün kendine İslam’dan üstün rütbe arayana yazıklar olsun.” Üstün ırk iddiası hayali, ilmî değeri olmayan, dünyanın faşist döneminden kalma eskimiş bir ideolojidir. Sevgili Peygamberimiz -aleyhisselam- şaşmaz ölçüyü vermişler: -Arabın, Arap olmayana, Arap olmayanın da Araba üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvadadır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT