BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Av avlayanın kemer bağlayanın

Av avlayanın kemer bağlayanın

Yıllar önce "Döne döne düşünmek" isimli kitabını okumuştum, Mehmet Turgut'un. Aklımda kalanı ile kitabın özeti şuydu: Gelişmiş ülkelerde demokrasinin temel amacı halka hizmet etmektir.



Erkan Mumcu, Hüseyin Çelik, Nimet Baş ve Ömer Dinçer... AK Parti'nin 10 yıllık iktidarında en tehlikeli koltuğa oturan Milli Eğitim bakanları. Şimdi sıra geldi Eskişehir milletvekili Nabi Avcı'ya. Nabi Hoca da koltuğa oturur oturmaz birçok sorunla haşır neşir oldu; 4+4+4 ile ilgili sıkıntılar, atanamayan öğretmen adayları, mazeret atamaları, kalabalık sınıflardaki mevcutların azaltılması, uygulamalarındaki aksaklıklar, milyonlarca öğrenci ve veliyi ilgilendiren SBS ve YGS'de yapılması gereken radikal değişiklikler ve dershanelerin kapatılarak özel okula dönüştürülmesi... Öğretmenden, öğrenciye veliden iş âlemine kadar toplumun büyük bir kesimi müjde bekliyor sizden Sayın Hocam. Zaten adınızın sözlük anlamlarından biri de bu ; haberci, haber veren... Eğer Hocam bu sorunlarla baş edip yüzleri güldürürseniz halkımızın gönlünde taht kurarsınız. Zaten adınızın sözlük anlamlarından biri de bu; yüce, yüksek... Peki, yukarıda anlattıklarımızın tersi olursa Sayın Hocamın hâli nice olur, koltuğu kaybetmenin ötesinde?!. Hemen ona da cevap verelim; zaten adınızın sözlük anlamlarından biri de bu; hiçlik, yokluk. 17. yüzyıl Divan Edebiyatının en güçlü şairlerinden Yusuf'un mahlası da bu değil miydi? Nabi Hocam Allah yardımcınız olsun... Ya seninle ya sensiz Yıllar önce "Döne döne düşünmek" isimli kitabını okumuştum, Mehmet Turgut'un. Aklımda kalanı ile kitabın özeti şuydu: Gelişmiş ülkelerde demokrasinin temel amacı halka hizmet etmektir. Devlet ancak halk sayesinde var olabilir. Türkiye gibi ülkelerde ise bu çark tersine işliyor. Millet ancak devlet sayesinde var olabilir. Rahmetli Turgut Özal iktidara geldiği ilk yıllarda tabuları yıkmak için yola çıkmış, "Devlet milletin hizmetkârı olmalıdır" düşüncesini kendine şiar edinmişti. TRT'de "İcraatın İçinden" adı altında icraatlarını anlatarak halka ulaşmanın da yolunu bulmuştu. Başbakan Erdoğan da rahmetli Özal'ın yolundan giderek "İcraatın İçinden"i sürdürdü, "Ulusa Sesleniş" olarak. Artık bugünden itibaren ise programın adı; "Millete Hizmet Yolunda"... Ne güzel değil mi; artık Türkiye'de devlet eskisi gibi "Ben yoksam sen de yoksun" demiyor... Bile bile lades Bilim adamları araştırmış ve şu sonuca varmış: Dünyanın en güvenilir insanları kahverengi gözlü olanlar... 7 milyarlık dünya nüfusunun yüzde 90'ı kahverengi göze sahip. Yüzde 10'u da diğer göz renklerini taşıyor. Bilim adamları kararını vermiş: Onca kötülüğün, sapkınlıkların ve de aykırılıkların kaynağı bu insanlar... Kahverengi göze sahip olanlar hiç suç işlemiyor mu? Öyle şarkılarımız var ki renkli gözler üzerine; "Yeşil gözlerinden muhabbet kaptım", "Yalnız benim için bak yeşil yeşil", "Mavi mavi masmavi", "Sevemedim Karagözlüm"... Listeyi uzatmak mümkün... Şairlerimiz ya da bestekârlarımız bu güvenilmez insanlara neden bu kadar dil dökmüşler... Onları doğru yola getirmek için mi?!.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT