BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bataklıktan uzak tutmak sizin elinizde

Bataklıktan uzak tutmak sizin elinizde

MERAK duygusu, arkadaş baskısı ve “ben artık yetişkin oldum” deme çabası çocuğu madde bağımlılığına iter. Ailesiyle iletişimi bozuk olanlar bu ortamlara çabuk atılır.



Gökhan Ergür - PSİKOLOG - gokhan.ergur@ihlas.com.tr “Sen nasıl erkeksin? Daha sigara içmeyi bile bilmiyorsun, al şunu eline. Hem bak bir kereden bir şey olmaz zaten, sadece bir kez çek içine ve bırak.” İşte seneler süren bağımlılık bu “Bir kereden bir şey olmaz!” mantığı ve dayatması ile başlıyor. Sigara ya da diğer maddelere başlama hikâyelerinin çoğu bu şekilde. Aşırı merak duygusu, çevrenin baskısı ve ben artık yetişkin oldum deme çabası. Ergenlik dönemindeki gençlerde bir takım fiziksel ve ruhsal değişimler meydana gelmektedir. Bu değişimler farklı şekillerde tezahür edebilir. Gençler, bu dönemde bir bağımsızlık savaşı içine girip ailenin alışkın olduğu davranışları sergilemezler. Bağımsızlık savaşına giren gencin öncelikleri değişmeye başlar. Eskiden ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanan genç artık arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçirme telaşındadır. Bunun temel nedenlerinden biri de bir gruba ait olup o grup içinde kendi kişiliğini sergileme ve kabul ettirme güdüsüdür. Bu çerçevede kendini gruba dâhil etmek isteyen genç, bunun için farklı yollara başvurabilir. Eğer grubun normlarına uymazsa dışlanacağını ve yalnız kalacağını varsayar. Grup normları her zaman makul seviyelerde olmayabilir ve genç bu grubun içinde kalmak için çeşitli maddeler kullanmak durumunda kalabilir. Bazen de çevreye ve karşı cinse iyi görünme çabası yüzünden ergenlik çağındaki gençler çeşitli maddelerin kullanımına yönelebilirler. Bunu bir çeşit kendilerini ifade etme yolu olarak görebilirler. Eğer madde kullanırlarsa yetişkin gibi görüneceklerini ve daha fazla değer göreceklerini varsayarlar. Gençler bu dönemde risk almayı severler ve sürekli kendini ispatlama çabasındadırlar, bunda vücuttaki testosteron hormonunun artışı da etkili olmaktadır. Ergenlik dönemindeki genç, yaptığı hareketlerin sonucunu o an için düşünmez ve ne olacağını kestiremez, genellikle “Bana bir şey olmaz!” düşüncesi ile hareket ederler. Bu aşamada gençlerin yanında olmak onlara pozitif yaklaşıp destek vermek yaşanabilecek büyük sıkıntıları önleyecektir. Madde bağımlılığının bir diğer ayağı da “ailedir”. Ailesi ile iletişimi bozuk olan genç, dışarıdaki ortamlara yönelecektir. Malumunuz olduğu üzere şu an dışarıdaki hayatın hâli ortadadır ve bu ortam her geçen gün daha da bozulmaktadır. Gençleri bu hayatın kollarına itmek ebeveynlerin istediği bir durum olmasa gerek. Bu yüzden çocukla daha yakın bir ilişki kurup onu anlamaya çalışmak ailenin refahı için daha güzel sonuçlar doğuracaktır. Çocuklarla konuşmaktan korkmayın, yargılayıcı olmayın, sadece empati yapın ve dinleyin. Gençler bu dönemlerinde kendilerine “idol” olabilecek kişileri seçerler ve onları taklit etmeye çalışırlar. Onlar gibi giyinip onlar gibi saçlarına şekil verebilirler ve hatta örnek aldıkları kişinin zararlı alışkanlıkları varsa onların bu davranışlarını bile taklit edebilirler. Burada medyanın da büyük rolü vardır. Gençliğin önüne sürdükleri kişileri iyi etüt etmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde birçok gencin olumsuz davranışlara sürüklenmesine neden olabilirler. NELER YAPMALI? > Duygusal olarak çocuğu desteklemek gerekir. Burada iş anne ve babaya düşmektedir. > Çocuğun problemlerini rahatça konuşabileceği ortamlar hazırlanmalıdır. > Çocukların çeşitli spor alanlarıyla ya da okullarındaki diğer etkinliklere katılımı sağlanabilir. > Çocuğa fark ettirmeden uzaktan gözlem yapmak gereklidir. NELER YAPMAMALI? > İlgisiz anne ve baba davranışları. > Çocuğa karşı aşırı rahat ya da katı tutum. > Anne ve babanın tutarsız davranışları. > Ebeveynlerin, çocuğun sosyal hayatına dâhil olamamaları. Onun başarılarında ya da başarısızlıklarında yanında olamamaları. > Çocuğun maddi olarak fazla desteklenmesi. PENCERELER Ahmet Rasim Akdağ - ahmetrasim.akdag@ihlaskoleji.com Hakkında bilmediğiniz 3 şey: KÂĞIT Çin kültürünün dünyaya en büyük katkısı > MÖ 4000 yıllarında Mısır’da bulunan Cyperius (papirüs) denilen bitkinin sapı uygun boyutlarda kesilip, bir tahta üzerine dizilip, sulu vaziyette tokmaklanarak bir çeşit kâğıt üretilmekteydi. Yapılışı ve özelliği bakımından bugünkü kâğıttan farklı olmakla beraber, kâğıt ismi bu papirüs kâğıdından kalmıştır. > Aslında insanlar MÖ 3500 yıllarında bile üzerine yazı yazabilecek çeşitli şeyler kullanıyorlardı. Kâğıdın keşfi, sonraki devirlerde Çin kültürünü dünyanın en gelişmiş kültürlerinden birinin sahibi yaptı. Şaşırtıcıdır ki Orta Asya’ya 751, Bağdat’a ise 793 yılında ulaşan Ts’ai Lun’un kâğıt yapma metodu, Avrupa’ya 1000 yılda gelemedi. Avrupa’da ilk kâğıt ancak 1151 yılında İspanya’da yapılabildi. > Kâğıt; Çin’den, Orta Asya’ya oradan da İran’a geçti. 751 senesinde yapılan Talas Meydan Muharebesi’nden sonra, Çin’den alınan esirlerden kâğıt yapımı öğrenildi. İlk defa Abbasi hükümdarı Harun Reşid zamanında 754 senesinde Bağdat’ta kurulmuştur. Batı âlemi ise Müslümanlardan 400 yıl gibi uzun bir zaman sonra yine Müslümanlar sayesinde kâğıdın varlığından haberdar oldular. Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserinden, İstanbul’da Bizans’tan kalma bir kâğıt fabrikasının, Kâğıthane semtinde bulunduğu öğrenilmiştir. İlk kâğıt fabrikası 1744 yılında Yalova’da kurulmuştur. KARMA SÖZLÜK -?Sözlüklerden seçmeler... Çizgilere basmadan yürüme obsesyonu Medeniyetin getirdiği gıcıklıklardan bir tanesi. Ormanda yaşıyor olsaydık ortada ne çizgi olacaktı ne obsesyon. (nevermind) Bir de bunun “yere düşen yapraklara basmalıyım, hışırdatmalıyım” şeklinde bir uzantısı vardır. (murron) Küçükken bende de olan takıntı. Neyse ki Maseratiyi alınca böyle bir sorunum kalmadı. (mew) Çocukluğumdan beri sürekli bi oyun olarak yaptığımı sandığım, ama geçen hafta psikoloji dersinde ve daha sonra bugün sözlükte okuduktan sonra ruh sağlığımdan şüphe etmeme sebep olan eylem (murdock) Bu obsesyona ek olarak size 3 can verilir, her hatalı adım atışınızda bir can gider (coding4life) Yapabilmek için devamlı yere bakmanın gerekli olduğu aktivite. Sizi görenler ne yapmak istediğinizi direk anlayıp, “la la basma sakın çizgilere!” diyebilirler siz bu işle meşgul iken... (cool n blue) EĞİTİM AJANDASI “TEDXIhlascollegeED Dünyanın önde gelen organizasyonlarından biri olan TED Konferansları ilk defa eğitim başlığı altında İhlas Koleji’nin organizatörlüğünde Türkiye’de düzenleniyor. “TEDXIhlascollegeED – Benim bir rüyam var” konsepti altında düzenlenecek olan konferans 11 Mayıs Cumartesi günü Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi’nde yapılacak. Birçok ünlü ismin konuşmacı olarak katılacağı organizasyona katılmak için tek yapmanız gereken online kaydınızı gerçekleştirmek. Sınırlı sayıda dinleyici kontenjanı olduğundan kaydınızı bir an önce yaptırmanızı önemle tavsiye ediyoruz. Konferans hakkında bilgi almak için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz. http://www.tedxihlascollege.com www.facebook.com/TEDxIhlasCollegeED www.twitter.com/tedxIhlas tweetçi - twitter.com/AhmedRAkdag Gece Gelen Arıza Kumandanın yerini unuttuğum için üşengeçliğimden kanal değiştiremeyip 2 saat boyunca 6’lı bıçak seti reklamı izlediğim de oldu. Yıldırım O kadar darlandım ki TIR oyununda TIR’ı yavaş yavaş sürüyorum dertli gibi. Sağa çekip akrabalarımı falan arıyorum :( olur_oyle_arada Eve temizlikçi kadın çağırıp; kadına ayıp olmasın diye, o gelmeden evi toplayıp temizleyen tek milletiz. Türk’üz be canım, orjinaliz. NaferErmis Emre Belözoğlu Fener’e döndüğüne göre artık Fener’indir, dönmeseydi zaten hiç Fener’in olmamıştı. Linkoln Üç kere hapşıran avukata, “Baronun Oğlu” ünvanını verdiler. özgür “-bunlar eski ya, yeni filmin yok mu? +izlemediğin her film yeni filmdir abi.” Korsancı mısın Nietzsche misin, ne ayar veriyorsun? Evrim Güvenç Burdan masörlere ve masözlere sesleniyorum; İnsanların sırtından geçinmeyi bırakın artık! Ayıptır! İhlas Koleji’nden mektup Hami Koç - hami.koc@tg.com.tr Tatil fırsattır Okullar tatil olduğu zaman özellikle annelerin işi biraz daha zorlaşıyor. Çocuklarla daha çok vakit geçirmek kimisi için iyi bir fırsat, kimisi için de maalesef “Hemen bitsin!” diye dua edilen bir dönem oluyor. Çocuklarla kaliteli vakit geçirmek cümlesini son yıllarda sıkça duymaya başladık. Önceden sadece “Çocuklarla vakit geçirmek” dendiğinde zaten durum anlaşılıyordu. Ancak bazı anne babalar beraber dizi seyretmeyi de birlikte vakit geçirmek olarak anlamaya başlayınca uzmanlar mecburen cümlenin başına bir “kaliteli” sıfatı eklediler. Anne babalar olarak çocuklarımıza maalesef iyi rehber olamıyoruz. Özellikle şehir hayatında evden dışarı pek çıkamayan çocuklara evde nasıl vakit geçirmeleri konusunda önderlik edemiyoruz. Çocuklarımızla vakit geçirebileceğimiz faydalı bir meşguliyet bulamadığımız için de bütün vaktimizi ve enerjimizi çocukların zararlı meşguliyetlerine önlemeye harcıyoruz. Aile içindeki iletişim, televizyon ve internet yüzünden zaten can çekişiyor. Akşamları işten eve yorgun gelen ebeveynler, sayfalarca ödevi olan çocuklarıyla bir türlü salonda buluşamıyor. Buluşsalar bile televizyon yüzünden gözler buluşamıyor. Cümleler yarım yamalak kuruluyor, gözler uykudan kapanmak üzereyken sohbet açılamıyor. Bu yüzden tatiller çok iyi bir fırsat. Anne babalar mutlaka güzel bir program yapmalı ve çocuklarına bir aile olduklarını hissettirmeli. Bunun için pahalı aktiviteler yapmak veya sürekli gezmek gerekmiyor. Ama eğer gerçekten ne yapacağınızı bilmiyorsanız, hemen bir kitapçıya gidip çocuğunuzun yaşına uygun, faydalı etkinlikler içeren bir kitap alabilirsiniz. Çocuklarla yapılabilecek yüzlerce aktivite var. Bu etkinliklerin bir kısmı çocukların el becerilerini, bir kısmı da düşünme yeteneklerini geliştiren etkinlikler. Bu kitaplardaki her etkinlik için de anne babalara nasıl yapılması gerektiğini gösteren kılavuz bölümleri var ve ebeveynleri çok güzel yönlendiriyor. İki haftalık tatili verimli şekilde geçirmek için anne babalar olarak bizlerin de biraz çalışmaya ihtiyacı var. Eğer çocuğumuzun ev içinde nasıl vakit geçirmesi gerektiği konusunda ona destek olmuyor ve planlama yapmıyorsak sürekli onun peşinde dolaşarak olumsuz cümleler kurmaya mecbur kalırız. En faydalı yatırım, çocuğumuza yapacağınız yatırımdır. Çünkü çocuklar ne kadar büyürse büyüsün, onlarla sevinip onlarla üzülmeye devam ediyoruz. 5 yaşındaki bir evladın üzüntüsüyle 50 yaşındaki evladın üzüntüsü çok farklı olmuyor. Huzurlu ve mutlu bir gelecek emekli maaşıyla ele geçmez. Hayırlı bir evlat yetiştirmek en güzel emeklilik sigortasıdır. Öldükten sonra bile kazandırmaya devam eden tek yatırım, evlada yapılan yatırımdır. İhlas Koleji eğitim kadrosu ara tatilde de daha nasıl faydalı olabiliriz üzerine, çeşitli platformlarda beyin fırtınası yapmaya devam ediyor. Yatırımı etkili ve güçlü, mutlu yarınlar diliyorum efendim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT