BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnanılır olmak

İnanılır olmak

Amerikan elçiliğine saldırıp intihar ederek iki ölüm, bir yaralanmaya sebebiyet veren Ecevit Şanlı, genç bir Türk vatandaşı. Babasının ifadesine göre 15 seneden beri aileyle alâkası yok. Siciline bakıldığında suçlarının kabarık olduğu görülmekte. Hapishanedeyken açlık grevinde hastalanınca altı aylığına izinli sayılmış. Fakat çıkınca soluğu Almanya’da örgütte almış.



Amerikan elçiliğine saldırıp intihar ederek iki ölüm, bir yaralanmaya sebebiyet veren Ecevit Şanlı, genç bir Türk vatandaşı. Babasının ifadesine göre 15 seneden beri aileyle alâkası yok. Siciline bakıldığında suçlarının kabarık olduğu görülmekte. Hapishanedeyken açlık grevinde hastalanınca altı aylığına izinli sayılmış. Fakat çıkınca soluğu Almanya’da örgütte almış. Adı geçen teröristin hayatında sürekli eylemler ve nihayet intihar saldırısı var. Sefarete girerken kapıdan öteye geçemeyeceğini biliyordu. Fakat buna rağmen öldürmekte ve ölmekteler. Bu DHKP-C eskinin Dev-Yol’unun fraksiyonlarından biri. Liderleri Dursun Karataş birkaç ay evvel ölmüştü. Anlaşılıyor ki “lider ölse de örgüt ayakta!” mesajı verilmek isteniyor. Komünizm dünyada çöktü. Rusya, kendine yeni bir yol seçti, Çin, serbest piyasa ekonomisi aşısı yaptı. Bir kısım örgütlerse faaliyete devam etmekteler. Biz, bu örgütlerin şahsında eğitim sistemimizdeki vahim hatayı düşünmekteyiz. Örgütlerin militanlarına kazandırdıkları ölümüne sadakat duygusunu, Türk eğitim sistemi veremedi? Kanlı eylemler olunca hemen herkes şunu der: -Beyinleri yıkanmış. Doğru ama ne ile nasıl ve ne için yıkanmış? Örgüt karar alıyor, militanlar, hiç tereddüt etmeden kendini yakıyor, örgüt karar alıyor, militanlar, devlet kurumlarına, sefaretlere, halkın kalabalık olduğu yerlere gözünü kırpmadan intihar saldırıları yapıyorlar. Hemen bütün bölücü, yıkıcı örgütlerde böyle. Militanlarına ne anlatıyor, nasıl anlatıyorlar ki böylesine sadakat ve fedakârlıkları duyguları verebilmekteler. Dinleri olsa şahadet uğruna yapıyorlar, denir. Örgütlerin yaptığını devlet, 3 çeyrek asırdır yapamadı. Militan yetiştirilsin demiyoruz. Devlet, aynı gençlerin kalbine, kafasına yüksek idealler nakşederek kendilerini kazanabilirdi. Bu yapılamayınca yabancı teşkilat ve ideolojiler bu ülke çocuklarını alıp kelimenin tam mânâsıyla mankurtlaştırdılar. Bu düşman zihniyet, değil elçilik, gerektiğinde kendi ana babalarının yaşadığı evlere saldırıp onları öldürmekten de zerrece çekinmezler. Militan, terör, örgüt, açlık grevi, intihar saldırısı...acı gerçeklerine bir de bu taraftan bakmalı. Nerede ne hata yapıldı ki en az 50 bin genç, en faydalı olacakları çağda öldüler? İnanılır olmak, yeni Türkiye’nin vazgeçilmez şartıdır. Örgüt, batıl olana inandırırken, devletin elinde inandıracağı doğru değerler olmalı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT