BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Osmanlı medeniyeti

Osmanlı medeniyeti

İslam Konferansı Teşkilatı İslam Tarih Sanat Kültür Merkezi, "Osmanlı Devletinin 700. Kuruluş Yıldönümü"nde ortaya koyduğu ve Osmanlı kültür ve bilim mirasını inceleyen projeyi 1985'ten bu yana ele alıyor.



İslam Konferansı Teşkilatı İslam Tarih Sanat Kültür Merkezi, "Osmanlı Devletinin 700. Kuruluş Yıldönümü"nde ortaya koyduğu ve Osmanlı kültür ve bilim mirasını inceleyen projeyi 1985'ten bu yana ele alıyor. 2 cilt ve 1350 sayfalık Osmanlı Astronomi Literatürü tarihi 1998 yılında (Türkçe-Arapça-İngilizce) neşredildi. Eserin editörü, İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'dur. Eserin hazırlanmasında Türkiye başta olmak üzere 41 ülkenin kütüphaneleri tarandı. Bu esere göre, Osmanlı Devletinde 582 astronomi âlimi yetişti ve astronomi alanında 2434 (bazısı 10 cilt) eser neşredildi. 582 astronomi âliminin sadece ikisini biliyoruz. Maalesef bu 2434 eser tozlu raflarda çürümektedir. Mazimizle bağlarımız kopuk olduğu için okuyamıyoruz, okusak da anlamıyoruz. 1669 Karlofça Anlaşması'ndan 1918'e kadar 249 yıl içinde Batı'nın "Haçlı zihniyeti", Rusya'nın Panslavizm siyaseti, İngilizlerin Türk-İslam düşmanlığı ve diğerlerinin düşmanca siyaseti ve bazı Müslümanların gaflet ve ihanetiyle Osmanlı yıkıldı... Cemil Meriç "Mağaradakiler" ve "Bu Ülke" adlı eserlerinde Osmanlı ile Batı medeniyeti arasındaki farkı şöyle dile getirmiştir: "Bizde tarihin hiçbir döneminde ne sömüren ne de sömürülen görülmemiştir. Çünkü Osmanlı bahtiyar toplumdur. Bu toplumda insan kavga içinde değildir. Aksine barış ve uyum içindedir. Osmanlı'da ne ferdin fertle ne de ferdin toplumla kavgası görülmez... Osmanlı'da Batı'da olduğu gibi ya örs olacaksın ya da çekiç denmez. Tefekkür eder, kimseyi Doğululaştırmak istemez. Oysa Batı her çağda diğer toplumları Avrupalılaştırmak istemiştir... 18. asır Avrupa yazarlarına göre bir rüya beldesi kapitalizm, bu geniş, bu esrarlı, bu meşhul ülkeyi (Osmanlı'yı) hudutsuz iştahlarını doyurarak kolay fethedilen bir servet kaynağı olarak gördü. Devlet-i Aliye çöktükten sonra rayet-i İslamın dalgalandırdığı dünya, parsellere ayrıldı. Avrupa kıt'aları ve ülkeleri kendi çıkarlarına göre yeniden adlandırdı... Din, Avrupa için bir afyondur. Bütün ideolojiler gibi Avrupa'nın tarihi bir sınıf kavgası tarihidir. Osmanlı için şuurdur, tesanüttür, sevgidir. Osmanlı toplumu insan haysiyetine ve inanç birliğine dayanır."
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT