BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmralı süreci

İmralı süreci

Dün Metehan Demir kardeşim güzel bir röportaja imza atmış. AK Parti Ankara Milletvekili ve Başbakan Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, İmralı süreci ile ilgili okkalı sözler söylemiş.



Dün Metehan Demir kardeşim güzel bir röportaja imza atmış. AK Parti Ankara Milletvekili ve Başbakan Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, İmralı süreci ile ilgili okkalı sözler söylemiş. Bu sürece gönülden destek veren Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni de röportajı manşete taşımış. Bu sürecin başarılı olması için samimi bir medya desteğine ihtiyaç var. Tabii ki bu desteğin akıllıca verilmesi de şart, yoksa bir etki oluşturmaz. Yalçın Hocanın “Nefisler geri planda tutulmalı, sonuca odaklanılmalı” sözü işin özeti gibi. Hakikaten de bu süreç başarıya ulaşırsa herkes yani tüm Türkiye kazanacak. Yalçın Hocanın dikkat çektiği bir başka nokta, “Halk desteğinin sürebilmesi belli duyarlılıkları gözetmeyi gerektiriyor” cümlesinde saklı. Herkesin sürecin hassasiyetine uygun davranması şart. Çözüm için atılan adımlar, birilerinin dayatması olarak algılanırsa sürece toplumsal destek azalır ve tepkiler artar. Bu nedenle BDP’lilerin özenli davranması, ağzından çıkan sözleri tartmaları ve sorumlu hareket etmeleri sürece katkı verir. Dün gazetelere yansıyan bir haber vardı. BDP’nin 2.’nci Olağan Genel Kurulu’nda salona Türk bayrağı asılmış. Eşbaşkan Gültan Kışanak konuşurken bayrak düşmüş. Kışanak bayrak tekrar yerine asılıncaya kadar konuşmasına ara vermiş. İşte sürece pozitif katkı verecek, basit ama çok etkili davranışlar bunlar. Kamuoyunu bu sürece hazırlayacak benzer çok güzel hareketlere ihtiyaç var. Dün Ankara’da sohbet ettiğim bazı gazeteci arkadaşlar, Başbakan Erdoğan’ın Balyoz Davası’ndan mahkûm olmuş birisi için geçmiş olsun telefonu açmakla yetinmeyip hastanede ziyaretine gitmesini eleştirdiler. Bu davranışın altında birçok mesaj, hesap kitap aradılar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı tanıyanlar iyi bilirler, Sayın Erdoğan sahici bir liderdir. Rol yapmaz, dobradır, harbidir. Lafını esirgemez. Yüreğinde ne hissediyorsa vicdanı ne diyorsa onu yapar. Siyasi bir hesap için ona kimse inanmadığı bir şeyi yaptıramaz. Bir şeyin yanlış, haksız ve adaletsiz olduğuna inanmışsa o adaletsizliği gidermek için her şeyi göze alır ve sonuna kadar mücadele eder. Ben Ergin Saygun ziyaretini tamamen Sayın Erdoğan’ın insani refleksleri ve sahici kişiliğine bağlıyorum. Ergin Saygun’un içine düştüğü durum, ailesinin yaşadıkları Sayın Başbakan’ı rahatsız etmiştir. Sayın Başbakan devam eden siyasi davalarda bazı olup bitenlerden rahatsızdır. Zamanında hem güvenlik güçlerinin hem de yargı organının arkasına güçlü siyasi iradesini koyan Başbakan kimi duyarlılıklarının yargı kurumunca dikkate alınmayışından rahatsızdır. Bazı noktalarda kantarın topuzunun kaçtığı algısını değerlendirmektedir...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT