BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SPORA NASIL BAKIYORLAR? 3

SPORA NASIL BAKIYORLAR? 3

ALP ‘Altyapısız spor olmaz’



Bakmayınız kendisini tanıtırken kısaca “Mimar, şehir plancısı ve çevre psikoloğu” diye tanıtmasına.. Ünvan ve sıfatlar değil bir kartvizite sığmaya, sanırım iki A-4 bile zor yeter.. Bir de proje üretkenliğini sıralamaya kalkarsanız ciltler yetmez.. İki dönemdir İstanbul Anakent Belediye Başkanlığı için MHP’den aday olan Ahmet Vefik Alp böyle bir konuğumuz.. İhlas Medya’ya geldiği zaman iki kolunun altına sıkıştırdığı projelerine bakınca, onu “Proje fabrikası” gibi görüyoruz. Projelerini bir bir ortaya koyarken de ilk sözü “Altyapısız, projesiz, tesissiz spor olmaz” oluyor; sonra da bu üç unsurun birbirlerine bağını, bir kent psikoloğu edasıyla anlatıyor. Ahmet Vefik Alp, İstanbul’u tesisleşme yönünde parsellere bölüyor adeta. Deniz ve doğa sporları ile ilgili bir dizi parklar oluşturuyor. Tuzla, Sivriada, Gebze pilot bölge oluyor. Harem, Kadıköy ve Fenerbahçe’ye sportif yönden yeni bir çehre geliyor. Çok amaçlı salonlar oluşturuluyor. Kimi zaman bir konser, kimi zaman da spor yapılabilecek biçimde semt salonları. Helsinki ve Münih Olimpiyat tesislerini yıllar önce incelediğini, son olarak da Stade France’ı mimar gözü ile gördüğünü anlatan Ahmet Vefik Alp’e göre, Olimpiyat Köyü Projesi’nin şimdiki yerinden vageçilmeli. Olimpiyat Köyü’nün çevresinin arazi mafyası tarafından hızla gecekondulaştırıldığını ve bir kentsel kirlilik meydana geldiğini ileri süren Alp’in bu dev proje için gönlünde yatan yer daha kuzeyde; Kemerburgaz taraflarında.. Olimpiyat adaylığından vazgeçilmemesi gerektiğini vurgularken; hedefi, zaman olarak uzatıp 2012’ye taşımakta yarar olacağını savunuyor. “İstanbul’un tesis ve ulaşım sorununu çözersek, bize ve çağa yakışan olimpiyatı düzenleriz” diye başlıyor, sonra da neler yapılması gerektiğini anlatıyor: “Yeni olimpik projenin ulaşımı monoray sistemine bağlanmalı. Metro hem pahalı hem de zaman alıcı.. 7 yılda 7 km. metro yapabildik. Oysa aynı paraya bir kaç misli monoray sistemli ulaşım gerçekleştirilebilir. İstanbul’a 100 km. metro gerek. 100 yıl mı bekleyeceğiz?. Genç nüfus spor yapmak için bir kaç saatini neden trafikte harcasın? Önce bunlara çözüm gerek. Araştırmalara göre, kalkınmakta olan ülkelerin spora ayıracağı kaynak ihracatının yüzde 20’si. Türkiye’ye uygularsak yılda 5 milyar dolar olarak hesaplanabilir. Bunun bile beşte birini harcamıyoruz sporumuzu geliştirmek için. Demek ki, spora yeterli yatırım yapılamıyor. Oysa spor insan yaşamında önemli. İstanbul’daki spor alanı 0.15 metrekare. Bunu 15-20 katına çıkarmalıyız ki, sporda biraz olsun kıpırdanma olsun. Bakınız Tayvan yatçılıktan yılda 17 milyar dolar kazanıyor. Avusturya’nın kayaktan kazancı 45 milyar dolar. Biz, bu konuda onda birini bile kazanamıyoruz.” 2000’li yıllara gelindiğini, ama yeni bir çağa girişte gerekli yatırımları yapmakta geç kalındığını anlatan Ahmet Vefik Alp, tesis yapımına paralel olarak sporcu yetiştirecek antrenörlerin yetişmesine de önem verilmesini dile getiriyor. Alp’e göre, altyapı oluştuktan sonra toplumun spora kanalize edilmesi gerekiyor. Yaşlı ve genç insanların yapabileceği sporlara göre tesis üretiminin yanı sıra, kimsesiz çocukları tiner alışkanlığından spor alışkanlığına yöneltmenin zamanı geldiğine işaret eden Alp, belediye başkanlarının kulüpleri değil sporu yönetmelerini savunuyor. Gençliğinde futbol ve basketbol oynayan, şimdilerde de yüzme ve tenisi tercih eden Ahmet Vefik Alp, İstanbul’u spor yapılan ve spor yapanların yaşadığı kent haline getirmek için hazırladığı projeleri hayata geçirmek için seçilmeyi bekliyor. YARIN: DOĞUDAN BAYÜLGEN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT