BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dememiş miydim?

Dememiş miydim?

“Dememiş miydim?” diye şimdi size afra-tafra satacak değilim. Ama, bal gibi demiştim. Övünmek, kibirlenmek için yazmıyorum.



“Dememiş miydim?” diye şimdi size afra-tafra satacak değilim. Ama, bal gibi demiştim. Övünmek, kibirlenmek için yazmıyorum. Hep “Allah utandırmasın!” diyen hakir bir kulum. Ne var ki, bir yıldır açın yazılarımı bir daha okuyun arşivden. Daha dün Ecevitçi olan medya, birkaç yıl öncesinde Bülent Bey’i “bir bilen” diye suçlar, açıkça İnönü-Karayalçın-Baykal çizgisini öne çıkarmaya gayret ederken ben “DSP’ye bakın, burada farklı bir sol gelişiyor. Ulusal, dinle barışık... Bir Anadolu sosyal demokratlığı...” deyip Ecevit’e sahip çıkmış mıydım? Etrafım bu uyarılarımı hatırlayacaktır. Sonra “ANAP-DYP tahterevallide değil, aynı asansördedirler. Birinin inişi, öbürünün çıkışı olmaz” demedik miydi? İşte, buyrun. Aldıkları oy belli. Bazıları Çiller’in son çıkışlarının ona oy getireceği düşüncesindeydi. “Millet ona hak veriyor (söylediklerine) ama oy vermeyecek” diye yazmadık mı? Seçimler gazetecileri de sınar. Çıkar gözünüzü perdelememeli. İşte, MHP ile ilgili tesbitlerimi hatırlayınız. Kimilerine göre “Hocanın Türkçülüğü tuttu yine...” sataşmasına aldırmadan hep vurgulamadım mı? Hem de bir senedir. “Patlama” tabirini kullanmadık mı? Hatta büyük konuşup, herkes ANASOL diye yeni hükümete don biçerken ben DSP-MHP koalisyonuna başka bir ortağa gerek olacağını dahi sanmıyorum diye yazmadım mı? Ben kahin değilim. Tek servetim, milletimin içinde averaj bir birey olabilmek. O kolektif ruhu temsil edebilmek. Ondan biri olabilmek. Çünkü, ben milletimi seviyorum. Ne kadar ona karışırsam, o kadar asilleşeceğimi düşünüyorum. İşte, o güzel millet patladı. Gazetecilik yapan “hâdimü’l millet” yerine kendini onun “hakimi” yerine koyarsa, ANASOL der. Millet de gelir, oyunu bozar. Bu millet büyük millet diye hep yazmadık mı? Bu millet isterse 70’lerin iki düşman partisini alır, sinesinde eritir, eğitir, 20 yıl sonra kucaklaştırır. Bu seçimin verdiği ulusal mesajlara yarın gireceğim. Ama, dikkatimi çeken başka husus, verdiğimiz haricî mesaj. Yetmişlerde dış güçler, ülkenin güzide evlâtlarını kamplara bölüp kardeş kanı akıtarak Türkiye üzerindeki oyunlarını tahakkuka yeltendiler. Yıllar geçti, Şark Meselesi bitmedi. İslamcı/laikçi diye Kürt/Türk diye yeni senaryolar devreye sokulmaya çalışıldı. İşte, millet bugün o kandırılışı tazmin edercesine DSP ve MHP’yi yan yana getirdi. Evvelki gün yazdığım gibi “gönlümün bir yarısı o, diğeri bu” dedi. Sanki, bir daha kimse bizi bölemez dercesine. İşte, millî uzlaşma, tarihle barışma, Türk demokrasisinde hoşgörü ve kucaklaşma kültürü bu sandığın sürprizi. Fazilet’e ders almak düşüyor. CHP’nin aynı dersi alacak olgunlukta olduğunu sanmıyorum. Milletimi çok seviyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT