BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Son Darbe

Son Darbe



“Teyzenin durumu ciddi!” oktor ciddi bir yüz ifadesi ile muayenesini tamamladı. Yanında bulunan hemşireye döndü: - Tamam, teyzeyi giydirin lütfen. Talat bey iki elini suçluymuş gibi kavuşturmuş, tedirgin, heyecanlı, üzgün bir halde çare ararcasına yalvarır gibi bakıyordu doktorun yüzüne. Adam hiç konuşmadan yerine oturdu, Masanın üzerindeki kara kaplı büyük deftere bir şeyler yazdı. Sonra ağır hareketlerle kaldırdı kafasını, yaşlı adama baktı: - Hanımın mı oluyor amca? - Evet... Evet yavrum. - Bak amca, bizim işimiz değil bu. Teyzeye ne oldu böyle, ne yaptın ona? Şaşırmıştı Talat bey. Kekeledi: - Ben... ben bir şey yapmadım oğlum. -İyi de bu kadıncağız korkunç bir depresyon içinde. Bak şimdi, sen teyzeyi al, hemen psikiyatriye götür. Müdahale edilmesi lazım. Yoksa sonu kötü olur. Yüzünde beliren ıstırap suratındaki bütün çizgilere anında yansımıştı Talat beyin. Gerildi bir anda. Dudakları düz bir çizgi haline geldi. Şakaklarındaki damarlar düzensizce atmaya başlamıştı. Telaşlı hareketlerle muayene masasında hemşirenin yardımı ile giyinen hanımına doğru atıldı. Bir an önce kolundan kapıp, doktorun dediğini yapmak için heyecanla bağırdı: - Gidelim o zaman değil mi Mehpare, hemen gidelim. Yaşlı kadının ise buraya geldiği anki durumuyla, şu andaki durumu arasında fark yoktu. Hâlâ gözleri sabit bir noktaya dikili, hiç konuşmadan öylece duruyor, hiçbir şeye tepki vermiyordu. Doktor yerinden kalkmıştı: - Bak amca, benden sana bir tavsiye, bana kalırsa sen teyzeyi Bakırköy’e götür. Orada daha iyi müdahale edilir. Bizim devlet hastahanesinin psikiyatrisi biraz yetersiz kalır bu gibi durumlar için. Sonuçta onlar da oraya sevk edecek. Ben sana şimdi bir sevk kağıdı yazayım. Hiç koşuşturup vakit kaybetme. Başını salladı Talat bey. Ağlamaklıydı. Doktordan gerekli kağıtları aldıktan sonra yavaşça, incitmekten korkarcasına girdi hanımının koluna. Küçük adımlarla yürüdüler hastahane koridoru boyunca. Kapıya uzun bir sürede geldiler. Talat bey elini cebine atıp parasına baktı. Birkaç kuruşu vardı. Hemen kapıda bekleyen taksilerden birine işaret etti. Şoförün yardımıyla bindirdiler yaşlı kadını. O sanki bir robot gibi yanındaki insanların yönlendirmesiyle hareket ediyor, bilincini kaybetmiş ve kontrole muhtaç bir görüntü sergiliyordu. Şoför garip garip baktı yaşlı kadına: - Nesi var teyzenin amca? - Ben de bilsem oğlum, bir bilsem! İnce, uzun yüzlü şoför usta hareketlerle kaldırdı arabayı ve yola koyuldu. Bir yandan da konuşuyordu: - Benim amcamın karısı da bir gün böyle oldu. Hiç konuşmadan öylece kalmıştı olduğu yerde. İki sene yattı hastahanede. Şimdi iyi çok şükür. Doktor aşırı üzüntü ve sıkıntıdan demişti. Amcamın bazı tatsızlıkları vardı, kadıncağız onlara sıkılmış. Talat bey suçlu bir tavırla başını eğdi: - Mehparem de çok sıkıldı, çok kötü günler yaşadı. - Olmadı işte amca!.. Sıkmayacaksın teyzeyi. Bak nasıl panik yapıyorsun bir şey olunca. Ona gözbebeğin gibi bakacaksın. Acı bir tebessümle gülümsedi yaşlı adam. Derin bir iç çekişle: - Haklısın evlat, göz bebeğim gibi bakacağım... Diye mırıldandı. Taksi Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastahanesinin büyük bahçe kapısından yaylanarak girdi. Poliklinik binasının önünde ani bir frenle durdu. Şoför mehpare hanım içeri girene kadar yardımcı oldu. Biraz sonra yaşlı kadın muayene odasına alınmış, doktorun gelmesini bekliyordu. Güler yüzlü iki hemşire Mehpare hanımla ilgileniyorlardı. Çok geçmeden orta boylu, kaşları bir yarım daire gibi biçimli bir yuvarlaklıkta, toparlak yüzlü, kumral bir doktor geldi. Cüssesinden beklenmeyen kalınlıkta, ama son derece şefkatli bir ses tonuyla sordu: - Teyzenin nesi var? Talat bey atıldı heyecanla: - Sabah... Doktor bey, sabah böyle kalktı... Hiç konuşmuyor, hep aynı noktaya bakıyor. Devlet hastahanesine götürdüm, buraya yolladılar. Ben de anlamadım doktor bey oğlum. - Tamam amca bir bakalım. Benim adım Serdar. Serdar Ataç. Siz de yanımda durun, bazı şeyler soracağım, cevap verirsiniz. Yaşlı adam bir köşede beklemeye başladı. Uzun süren bir muayene faslından sonra Serdar bey döndü: - Teyzeyi yatırmak zorundayım bey amca. Durumu ciddi. Talat bey yutkundu. Şaşkın bir şekilde karısına baktı. O ise sabahki halinden en ufak bir fark olmaksızın yere bakıyordu. Arka arkaya gelen darbelere dayanamamış, sonunda iflas etmişti. Yüzü sapsarıydı. Adam boynunu bükerek fısıldadı: - Ne yapalım doktor bey, yatıracağız o zaman. Böyle kalacak değil ya! * DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT