BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kendimden utanıyorum

Kendimden utanıyorum

Can ciğer arkadaşım, benim onu sevdiğimi bile bile nasıl ona giderdi. Hem de bir başkasıyla resmen sözlü olduğu halde? Bunu, sırf benim sevdiğim birini elde etme kaprisiyle yapmıştı. Hayret!.. Oysa ben onu, değil bir erkeğe, bin erkeğe değişmezdim. O ise beni bir erkeğe değişmişti..



“Hüznün yüzü” rumuzuyla yazan genç kız okurumuzun yaşadıklarını yazmaya, kaldığımız yerden devam ediyoruz. ÖSYM’de bir özel üniversiteyi kazanan ama maddi imkanları olmadığı için okula gidemeyeceğine üzülen genç kızı, babası bir yıllığına da olsa okula gönderir. Hiç olmazsa burada burs kazanma şansı vardır. Bu duygularla okula başlayan genç kız, bir ay içersinde bir kızla çok samimi olur. Bu kız arkadaşı, bir subayı sevdiğini, sene sonunda nişanlanacaklarını falan anlatır. Doğrusu genç kızın da sözde böyle ilişkilerde pek meyli yoktur ama aslında o da içten içe bir gençten hoşlanmaktadır. “Sebebini bilmiyordum ama o çocuğa karşı içimde güvensizlik olmuyordu. Hal ve hareketleriyle diğerlerinden farklı olduğu anlaşılıyordu. Tamam bu çocuktan hoşlanmaya başlamıştım. Ben neler yapıyordum böyle? Bu okula bir yıl içerisinde burs kazanmak üzere kaydolmamış mıydım? Ailem dişinden tırnağından artırarak beni okutmaya çalışmıyor muydu? Öyleyse dersimi düşünmek durumunda değil miydim? Kafam karmakarışıktı. Her ne kadar sevsem de bu sevgi içimde ufacık bir sevgi olarak kalmalıydı. Doğal olarak bu küçük sırrımı canım arkadaşıma açtım. Ona konuşurken, o benden fazla heyecanlanmıştı.. Bu duygularımı sevdiğim gence bir an önce belirtmem taraftarıydı. Ama her söyleyişinde ben buna şiddetle karşı çıkıyordum. Bir iki hafta sonraydı... Aaa baktım, kız arkadaşım sevdiğim gençle pek sıkı fıkı... Yoksa benim ona olan sevgimi mi anlatmaya çalışıyor? Tamam bu kıza da birşey söylemeye gelmiyor. Şimdi herşeyi berbat edecek. Oysa ben sadece kendi içimde saklıyordum duygumu o kadar. Birlikte gezerken “Sakın seninle konuştuklarımızı ona anlatma!” dediğimde gülmüştü: -Yok canım havadan sudan konuşuyoruz. Aradan bir iki hafta daha geçti. Birgün yine yanıma gelen arkadaşım dedi ki: -O gençten ümidini kes. Doğrusu uzun zamandır ağzını arıyorum. Meğer memleketinde bir kızı seviyormuş. Bu sözleri duyduğumda dünyam karardı. Sevgi bu muydu yoksa? Elim ayağım buz kesti. Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. İçimde volkanlar patlıyordu: “Hayatım boyunca bir kere ve yalnızca bu çocuğu sevdim. Şimdi ben ne yapacağım?” Bütün hayallerim, umutlarım kumdan kale gibi, bir dalgayla yok olup gitmişti... Geceler boyu dökülen gizli göz yaşları, sessiz feryat ve figanlar... Biliyordum ki artık hepsi boştu. Galiba benim mutlu olmaya hakkım yoktu. Yine de şükrediyordum Rabbime. Çünkü en sevdiğim kız arkadaşım yanımdaydı. Meğer ne kadar yanılmışım... Uzun zaman olmuştu. Ama kız arkadaşım o gençle halen sıkı fıkıydı. İyi de neden? Eğer onun niyetini öğrenmekse öğrenmişti işte. Daha neden birlikte geziyordu. İçime bir kurt düştü? Ama dilim kilitleniyor soramıyordum. Aklımdan geçenlerin yanlış olduğunu düşünüyordum. “Olamaz böyle bir şey” diyordum. Çünkü onun sevdiği bir subay vardı. Onunla sözlüydü. Nişanlanacaktı. Fakat aslında herşey apaçık ortadaydı. Benim kendinden şüphelendiğimi anlayınca zaten o da geldi ve herşeyi anlattı... Duyduklarıma inanamıyordum. Hayatımdaki tek güzel varlık, beni sırtımdan vurmuştu. Meğer daha önce her anlattığı yalandı... Baştan beri onunla ilişkileri vardı... Can ciğer arkadaşım, benim onu sevdiğimi bile bile nasıl ona giderdi. Hem de bir başkasıyla resmen sözlü olduğu halde? Bunu, sırf benim sevdiğim birini elde etme kaprisiyle yapmıştı. Hayret!.. Oysa ben onu, değil bir erkeğe, bin erkeğe değişmezdim. O ise beni bir erkeğe değişmişti... Biliyordum artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Bağrıma düşen bu kor alevi nasıl söndürecektim? Dökülen gözyaşlarım sadece o kız arkadaşım içindi. Çünkü bir arkadaşım var sanıyordum. Yanılmışım... Sanki bütün herşeyi ben yapıyormuşum gibi utanç duydum. Onları birlikte her gördüğümde kahroluyordum. Dayanabilecek gücüm kalmamıştı. Tek çare okuldan ayrılmaktı. Bir zaman sonra öğrendim ki, o genci de terk etmiş. Ve ardından kaç kişi... Utanıyorum. Çünkü ailemin onca emeğini boşa çıkardım. Bundan sonra ne dost, ne arkadaş... Ben alacağım dersimi aldım. İnsanın kendinden başka dostu yokmuş...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT