BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MHP’ye gözdağı...

MHP’ye gözdağı...

Hesaplar şöyleydi... DSP birinci parti olsun, ANAVATAN ikinci, MHP de üçüncü...



Hesaplar şöyleydi... DSP birinci parti olsun, ANAVATAN ikinci, MHP de üçüncü... FP’den kurtulma fikrinden doğan bu tabloda hedeflenen sayın Ecevit’in Başbakanlığı’nda bir Hükûmet kurulmasıdır. Sağdan-soldan bazı kalemlerin niyetleri buydu. MHP’ye biçilen rol bu kadardı. Koltuk değnekliği. Her ne kadar DSP’nin birinci parti olması gerçekleştiyse de diğer hesaplar tutmadı. ANAVATAN kaybetti, MHP ikinciliğe yükseldi. Şimdi bazı çevreler, bu önlenemez yükselişi kendi elleri ile başlarına iş açma tarzında telakki ediyorlar. Dışa vurulmayan bir can sıkıntısı yaşanıyor. Korkuları MHP’nin Bülent Ecevit’in Başbakanlığına razı olmaması. Halbuki bu bir pazarlık mevzuu. MHP, en azından Ecevit’in ilk görevlendirilmesinde “evet” demeyecektir. Dememeli. MHP, sayın Devlet Bahçeli’ye de hükümet kurma sırasının gelmesini beklemelidir. Devlet Bahçeli’nin önündeki hükümet formülleri Ecevit’inkinden daha fazladır. Sayın Ecevit, MHP dışında içine sine sine bir ANAVATAN’la koalisyon kurabilir. DYP’ye ihtiyatlı, FP’ye ise uzaktır. Dr. Bahçeli ise daha ilk günden bütün partilere eşit mesafede olduklarını beyan etmiştir. Ki doğrusu da budur. Az evvel de temas ettiğimiz gibi 18 Şubat’tan önce DSP+ANAVATAN+MHP telkini yapanlar, bugün gizlenmeye çalışılan bir tedirginlik içindeler. Bu tedirginliğin yarın hırçınlığa, daha sonra da saldırganlığa dönüşmesi mümkündür. Şimdilik beklemedeler. Cumhurbaşkanı sayın Demirel’in DSP Genel Başkanı’nı görevlendirmesini bekliyorlar. Bu esnada da boş durulmuyor... İncenin incesi telkinlerle MHP sindirilmek isteniyor... Yok yükselen milliyetçi değerlerden dolayı ABD soğukmuş. Yok Rusya Pantürkizm kaygısındaymış. Yok AB rahatsız olmuş. Yunanistan korkuyormuş. Vs... Hatta MHP’nin ikinci parti olması ile Sırbistan’daki Miloşeviç ırkçılığı arasında benzetmeler yapmak isteyenler dahi gördük. Bu benzetmedeki insafsızlığı izaha ayrıca gerek yoktur... 19 Nisan, 18 Nisan’dan daha güzeldir. Türkiye yeni ufuklara yönelmiştir. Bahçeli liderliğindeki MHP ile yeni bir Özal fırtınası estirilebilir. MHP yıllardan beri gelen birikim ve kadroları ile bunu yapacak kudrettedir. Bunlar görülmüyor. Şimdi bazı kalemler, çevreler, kimseler hedefe kilitlenmiştir. Onların olmazsa olmazı Ecevit’in Başbakanlığıdır. Olabilir, niçin olmasın? MHP de şansını dener. Buna rağmen sonuç alınamazsa o zaman DSP+MHP+diğer parti şeklinde bir ortaklık realize edilir. Ancak bu takdirde MHP’nin en kesin şartı Milli Eğitim, Kültür, Adalet ve Maliye Bakanlıkları olmalıdır. Hele hele eğitim ve parayı mutlaka elinde tutmalı. Hükümet olmak için Hükümet olunmaz. Bunlar alınmadıktan sonra muhalefette kalmak daha iyidir. Üstelik muhalefet MHP’yi daha da büyütür. İşte bu sebeplerle seçim sabahından itibaren artan bir tonla MHP’ye karşı bir gözdağı verme hareketi başlatılmış bulunuyor. Yukarıdaki iddiaları sıraladıktan sonra ısrarla vurguladıkları MHP’nin kapalı kutu olmasıdır. 35 yıllık bir parti nasıl kapalı kutu olurmuş acaba? Buna rağmen o iddiadalar. Bunu söylüyor ve aba altından sopayı gösteriyorlar. MHP’nin ‘70’li yıllardaki defterleri... Şu gün Türkiye’nin ikinci partisi olan bir müessesenin sicilinin bozuk olduğunu iddia ediyorlar. Ülkücü hareket ‘70’lerde komünizme karşı vatan müdafaası yapıyordu. Bugün bölücülüğe set olduğu gibi, o gün de bütün tonları ile komünizme geçit vermiyordu. Söylenmesi gereken budur. Üstelik eğer eski defterler karıştırılırsa sayın Ecevit’in Karaoğlan’lık günlerindeki defterleri de ortaya çıkarılır. Üstelik o defterlerdeki birçok söylem ve eyleme bugün bizatihi Bülent Bey dahi karşıdır. Onlar geçmişe mahsusdur. Orada kalması lazım. Ancak tek taraflı değil. Ecevit’in değiştiğini kabul edip aynı olguyu MHP için reddetmek dürüstlükle bağdaşmaz. Şu yazılıp çizilenler örtülü bir şantajdır. MHP daha koalisyona bile girmeden devleti ele geçireceğini söyleyenler, CHP’li Seyfi Oktay ve Mehmet Moğultay’ın Adalet Bakanlıkları zamanındaki ideolojik kadrolaşmaları için kınayıcı tek laf etmediler. Bu tip kadrolaşmalar ilkelliktir. Herkes layık olduğu yerde çalışsın. Netice: MHP’nin işinin kolay olmadığı görülüyor. Ama... Türkiye’yi, dünyayı ve çağı iyi tanıyan MHP; bu tür baskılara oralı olmayacaktır. Benzerlerini Turgut Özal da yaşamıştı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT