BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sarmaş dolaş oldular bir anda...

Sarmaş dolaş oldular bir anda...

Esin dikkatle kalktı yattığı yerden. Son günlerde baş dönmeleri oldukça çoğalmıştı. Hastahaneye kaldırıldığından bu yana bir hafta geçmişti.



Esin dikkatle kalktı yattığı yerden. Son günlerde baş dönmeleri oldukça çoğalmıştı. Hastahaneye kaldırıldığından bu yana bir hafta geçmişti. Suna hafta sonuna kadar yanında kalmış, sonra da kendisinin ısrarlarıyla evine dönmüştü. Esin onun yaptığı fedakârlığın artık bir dereceye kadar devam edebileceğini düşünmüştü. Çünkü genç kız günlerdir yarım yamalak bir uyku ile idare ediyor, bu bir odadan oluşan karanlık evde, bir yere kımıldamadan başında oturuyordu. Sonunda ikna etti arkadaşını. Selim’in son zamanlardaki durgun halini ise geçirdiği üzüntüye bağlıyor, kendisinin hastalığının genç adamı ne kadar etkilediğini fark edebiliyordu. Sabah erkenden işe gitmişti Selim. Aslında kendisine öyle söylemişti. Esin’in genç adamın hayatında esen fırtınalardan haberi yoktu. Sabahlığını geçirdi üzerine. Üşüdüğünü hissetti. Ayaklarını sürüyerek mutfağa girdi. Bu karanlık, iki kişinin zor sığabileceği mutfaktan başka her şeye benzeyen yerde, kapının hemen yan tarafında duvara asılı rafların üzerinden çay kutusunu aldı. İçinde bir tutam çay ya var, ya da yoktu. Çaydanlığa su doldurdu. Canı çekmişti sıcak sıcak... Başının ağrısı nispeten iyiydi bu gün. Mide bulantısı da azalmıştı. Taşıdığı amansız hastalıktan haberi olmadığı için bütün bu arazları hamileliğine yoruyordu. Çayı koyduktan sonra ufak adımlarla tekrar odaya döndü. Masanın üzerindeki küçük pilli radyoyu açtı. İlgisini çekecek bir yayın bulup uzandı kanepeye yeniden. Ayağa kalktığı zaman bacakları titriyordu yeni doğmuş tay gibi. Tam bu sırada kapının vurulduğunu duydu. Geleni gideni olmayacağına göre “mutlaka bu Suna’dır” diye düşündü... Hafif bir gülümseme ile kapıya kadar gelip güçsüzleşen parmaklarıyla kolu çevirdi. Gıcırdayarak açılan kapının ardındaki yüzü görünce hafif bir çığlık atarak duvara tutundu. Güler boğuk bir feryatla atıldı kollarına: - Canım, Esin’im, küçük bebeğim benim... Sarmaş dolaş oldular bir anda. Esin ağlamaya başlamıştı. Güler de gözyaşlarını saklamaya çalışsa da bunda başarılı olamıyor, yanaklarından aşağıya süzülüyordu bir şerit halinde yaşları. Bu kucaklaşma dakikalarca sürdü kapı önünde. Güler iki avucunun arasına aldığı bu güzel ama sararmış yüzü defalarca öpüyor, kokluyor, göğsüne bastırıyordu. Sonunda sakinleşebildiler. Esin fısıltı halinde yana çekildi: - Gel Güler abla, nasıl şaşırdım bilsen... - Canım benim, zayıflamışsın, sararmışsın... Kıyamam sana. Gizli geldim. Kimsenin haberi yok. Öğrendim adresini geldim. Esin gülümsedi sevgiyle: - Öteden beri becerikli kadın olduğunu bilirim. Hiç şaşırmadım... Güler, Suna tarafından uyarılmıştı gelmeden önce. Esin hastalığı hakkında olsun, Suna’nın Berrin hanıma yaptığı ziyaret hakkında olsun hiçbir şey bilmiyordu. Emektar kadın gözlerini şaşkınlık ve acıyla dolaştırdı bu izbe gecekondunun içinde. Yüreğinden kopup gelen “ah!” feryadına engel olamadı bu elinde büyüttüğü, çok sevdiği gözünün nurunun bu şartlarda yaşadığını görünce... Mırıldandı tek odaya girerken: - Burada mı yaşıyorsun Esin? Yavrum... - Mutluyum Güler abla, çok önemli değil nerede yaşadığım. Önemli olan mutlu olmam. Hiç kimse hayata atıldığı zaman dört dörtlük şeylere sahip değil ki.. Zamanla bizim de her şeyimiz olur. Selim gece gündüz çalışıyor. Elini karnında dolaştırdı, muzip bir şekilde gülümsedi: - Hem biliyor musun, yakında üç kişi olacağız... Bebeğim olacak... Güler hayretle sevinmiş gibi göründü. Oysa bu haberi de almışlardı Suna’dan. Yine de rolünü iyi oynadı: - Yaaa, haydi hayırlısı, büyüdü de anne olacak. Yerim ben o bebeği be... Bu arada mutfaktan çaydanlığın fokurtusu duyuldu. Genç kadın hemen hareketlendi: - Şimdi yeni çay demlemiştim, içeriz değil mi? Cevap beklemeden odadan çıktı. Güler bir kez daha baktı bu tavan sıvaları kabarmış, rutubet kokan, basma perdeli küçük, karanlık odaya. Gözlerinde billurlaşan yaşları tutmak için çok büyük gayret sarf ediyordu. Kıyamıyordu Esin’e... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT