BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Meraklı Melahat

Meraklı Melahat

Türkiye genelde hep erkek egemen bir toplum oldu. Bunu çizgiyle ifade etmeğe kalksak ortaya çatık kaşlı, pos bıyıklı, esmer bir Abuzittin Bey portresi çıkar.



Türkiye genelde hep erkek egemen bir toplum oldu. Bunu çizgiyle ifade etmeğe kalksak ortaya çatık kaşlı, pos bıyıklı, esmer bir Abuzittin Bey portresi çıkar. Hemen alınmayın, bunu feminist kaygılar içinde söylemiyorum. Üzerinde bulunduğumuz çizgide bir an kadınların ağırlık kazandığını düşünelim. Ve yine bunu çizgiye dökelim. Ortaya nasıl bir portre çıkar, dersiniz? Meraklı Melahat! Hani “merak” kelimesine aldanıp da, bunun bilmeye, öğrenmeye yönelik olduğunu sanmayın. Evet, bir merak var ama bu sadece kim kiminle berabermiş, kim kimi aldatmış, kim kiminle ne yapmış, kim kime ne almış, kim kime ne demiş konularıyla; yani dedikoduyla sınırlı. Bunun için TV kanalları sürekli olarak televole cinsi programlar üretiyor. Ama hiçbiri Meraklı Melahat’ın merakını tatmin etmiyor (TV yöneticilerine bakarsanız, bu tür programları halk istiyor derler; ama asıl isteyen Melahat’tır, unutmayın). Hatırı sayılır gazeteler baldır bacak dergileri çıkarıyor; Melahat’ın merakı daha bir kamçılanıyor. Hep dışa açılalım, dışa açılalım deyip duruyoruz ya, o da dışarı açılıyor. Bütün Brezilya yapımlarının, Yalan Rüzgarı, Cesur ve Güzel dizilerinin müzmin izleyicisi oluyor. Derken, entrikaya müthiş bir merak duyuyor. Haydiii, bu defa bütün yerli kanallar birbiri ardınca entrika dizileri çekmekte yarışıyor. Meraklı’nın kocası yeterli birikim ve donanımı olmadığı için serbest piyasa ekonomisine uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Efkarını akşamları mutlaka bir TV kanalında arz-ı endam eden Tatlıses konserleriyle dağıtmağa çalışır. Tabii rakı ve tuzlu leblebi has arkadaşıdır. Naralar da keyfi. Silah patlatma şanı. Çocuklara gelince...kızlar, Asena gibi dansöz; oğlanlar Tarkan gibi uluslararası bir şarkıcı olma hayalleri içindedir. Asena gibi vücudun her bir bölümünü ayrı ayrı titretmek,Tarkan gibi yakalarsa “Mucuk mucuk yapmak” onlar için kazanabilecekleri en büyük hünerdir. Kitap okumak, bilgisayar öğrenmek bir angaryadır. Zaten çocuklar ‘Bu ne?’ diye başlayan, “Elinin körü” diye cevaplanan soru sorma alışkanlıklarını kazanmadan yitirmişlerdir. Kafaları okuldaki ezber yükünden yorgundur. Kafaya dokunulmadan göbek sallamak, kalça kıvırtarak avaz avaz şarkı söylemek en kolayıdır. Zaten para da bu tür işlerde vardır. Sanat düşkünü Melahat da onları bu yönde desteklemektedir. Bu tombul ananın bütün emeli bir ünlünün bücürünü yetiştirmektir. O da bir küçük Asena, küçük Tarkan anası olmak, şakır şakır para kazanmak, çocuklarını birer sanatçı olarak TV kanallarında gururla seyretmek, klip çekimlerinde bulunmak istemez mi? Sabahları dizi öncesi komşularla yaptığı kahve sohbetlerinde bunları konuşur durur Melahat. Kocasının iş sıkıntıları, ülkenin AB’ye girip girmeyeceği, cezaevi sorunları, kadın hakları hiç ama hiç umurunda değildir. Niye olsun ama? Zaten onun derdi başından aşkındır...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT