BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fadıl’ın fendi..

Fadıl’ın fendi..

“Adamını bulmak...İşin kolayını bulmak” ve “İşi ucuza kapatmak”; Türk halkının temel ilkesidir.



“Adamını bulmak...İşin kolayını bulmak” ve “İşi ucuza kapatmak”; Türk halkının temel ilkesidir. “Durumdan yararlanmak” gibi de, doğaçlama yeteneği vardır. Mal uygundur... Fiyat uygundur... Alım gücü uygundur... Bütün şartlar uygundur... Ama gene de, “Daha avantajlı bir ticaret için” başka uygun fırsatlar ararız. İşte bu son beklenti; UYANIK olma halidir. Uyanık idareci... Uyanık avukat... Uyanık esnaf... Ya da, uyanık seyyar satıcı olma dürtüsü devreye girer. Türkiye’de uyanıklığın nerede başlayıp nerede bittiğini belirlemenin sınırı yoktur. Bu yüzden; her an, her durumda, her iş, her kişi ve her kuruma karşı uyanıklığın çeşidi de sayısızdır. Uyanıklık; malı yalnız ucuza kapatmayı değil, bazen bedavaya getirmeyi de kapsayabilir. Yeter ki; “Durumdan yararlanmayı” bilin... * * * Transferde yaşanan Alpay şoku da; “Durumdan yararlanmak” isteyenlerin “Uyanık olma” politikasından kaynaklandı... Maliye’nin Jet-Pa üzerindeki yoğun baskısı ve gelirlerine el koyma yaptırımı; sarı-lacivertli kulüpte “Burdan bize ne avantaj çıkar” beklentisini getirdi. Alpay yalvarıyor, yakarıyor; bonservisinin alınması için çırpınıyordu. Kaç defa uyardı, anlamadılar... Çünkü yönetim; Jet-Pa’nın içinde bulunduğu maliye kıskacından avantaj çıkarmaya çalışıyordu. Siirt Kulübü’nün; Alpay ve Oktay’ın satış bedelleri üzerinden yatırılması gereken 5’te 1’lik ödemeyi yapamayacağını hesaplıylorlar; bu durumda futbolcuların serbest kalmalarını bekliyorlardı. Anlayacağınız, uyanıklık yapacaklardı. Bu yüzden; kesin çözüme yanaşmadan, görüşmeleri uzatıp, zaman kazanmaya çabalıyorlardı. Ama Fadıl daha uyanık çıktı, son dakikada golünü attı. * * * Bu aşamada, Alpay’ın F.Bahçe’yi satması söz konusu değildir. İş bu noktaya gelmeden, neredeyse isyan noktasında feryad etmiş; yönetimin bu işi “Derhal” halletmesi yönünde ciddi uyarılarda bulunmuştu. Ama kafasına uyanık olmayı takan yönetim, ucuza kapatmayı düşündüğü Alpay’ı; kulübün prestijini ayaklar altına alan bir şekilde, elinden kaçırmıştır. F.Bahçe gibi bir kulübün Almanya kampında, 2 futbolcu aniden “Hadi eyvallah” diye, çekip gitmişlerdir. Olay; Denizli’nin de prestijini sarsan, tam bir komedidir. * * * Siirt Jet-Pa Kulübü, günlerdir Alpay ve Oktay’ı kulübe çağırıyordu, idmanlara davet ediyordu. Çünkü F.Bahçe ile herhangi bir anlaşma yapılamamış, bu yüzden her ikisi de fiilen kendi futbolcusuydu. Kulübün ısrarlı davetlerini kimse iplemedi... Ciddiye almadılar. Aksine, ikisini de kampa götürdüler. Yönetim; bonservis ücreti konusunda Fadıl Akgündüz’ün kendisi ya da avukatları ile konuşurken; kurum olarak muhatabını JET-PA sandı. Oysa kağıt üstünde ve hukuk bazında, Siirt Jet-Pa Kulübü’nün hükmü geçiyordu. Resmi muhatap oydu. Bunu bile kavramakta acizdiler. * * * F.Bahçe kuşlarını kafesten kaçırınca, “Onlarla anlaşacaktık. Ancak paranın bir bölümünü açıktan ödememizi istediler. Biz kara para aklama operasyonuna girmek istemedik. Devleti düşündük” açıklamasını yaptılar. Devletin parasını bu denli ince düşünenler; transfer ettikleri futbolcuların fiyatını Maliye’ye kaça bildiriyor acaba? Futbolcuya 100 verip devlete 10 gösterenler; önce kendi defterlerine baksın! Bunlar ucuz mazeret... Alpay ve Oktay’ı kelepir fiyatına kapatmak, hatta bedavaya getirtmek hevesiyle, Jet-Pa’nın içinde bulunduğu zor durumdan yararlanmayı hedefleyenler; uyanıklık yapıp işi uzatmak istediler ama, nafile!... Fadıl’ın fendi, Yıldırım’ı yendi!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT