BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Turizmde sessiz kalmak

Turizmde sessiz kalmak

Uluslararası Seyahat Acenteleri Birliği, Türkiye’nin Avrupa’da güvenli ülke olduğu mesajını vermeyi amaçlayan:



Uluslararası Seyahat Acenteleri Birliği, Türkiye’nin Avrupa’da güvenli ülke olduğu mesajını vermeyi amaçlayan: “Şüphenizi evde bırakın, Türkiye’ye gelin” afişlerinin şüpheyi arttıracağını belirterek dağıtımına son verilmesini önermiş. Ayrıca, emniyet, endişe, şüphe gibi kelimelerin daha çok kuşku uyandıracağını belirterek tanıtıma ara verilmesini ve sessiz kalınmasını istemiş. Söz konusu birliğin görüşlerine katılıyorum ama turizm mevsiminin açılış arefesinde tanıtımda sessiz (pasif) kalınma tavsiyesini anlayamıyorum. İçte ve dışta kötü emelli mihraklar tarafından oluşturulan olumsuz Türkiye imajını düzeltmek için etkili tanıtım gayreti içinde olmamız kadar doğal bir şey yok. Bu hususta bir plan hazırlarken kendimizi de eleştiri süzgecinden geçirmek zorundayız. Uluslararası Seyahat Acenteleri Birliği’nin görüşleri bana kışın yurtdışından ziyaretime gelen bir dostumun medyayı, özellikle televizyon kanalları haberlerini kasdederek “Bu kavga ve dehşet sahneleri sürekli ve abartılı bir biçimde gösterilmeye devam ederse herkes Türkiye’ye gelmekten korkar” deyişini hatırlattı. Dikkat ederseniz, Polis Teşkilatının 154. kuruluş yıldönümünde yapılan törenlerde konuşan İstanbul Emniyet Müdürü’nün de bu konuda medyaya sitemleri olmuştur. Şimdi, eğri oturup doğru konuşalım. “En iyi haber, kötü haberdir” anlayışıyla reyting uğruna kavgaları, döğüşmeleri, cinayetleri, çete savaşlarını, sahte tarikat olaylarını, çarpık ilişkileri abartılı bir şekilde tekrar tekrar ekrana getiren televizyon haberleri, sorumsuzca atılan manşetler, hakaret ve karalama kampanyaları az mı sinirlerimizi bozdu? Hatırlayın. Her haber programından sonra çökmüş bir ruh hali içinde “Yahu, ne berbat bir ülkede yaşıyoruz!” veya “Bu toplum kokuşmuş!” türünden sözler sarfetmedik mi? Umutsuzlukların karanlık labirentinde boğulacak gibi olup kaçma istekleri duymadık mı? Haber programları adeta bir felaket tellallığıydı. Bu yüzden az eleştiri yapılmadı. Siz, medyada çalışan sevgili arkadaşlarım, turizm mevsiminin açılmaya başladığı şu günlerde lütfen biraz daha dikkatli olarak turizme destek olun. Sizin desteğiniz eminim “turizmde sessiz kalmak”tan çok daha etkili olacaktır. Nasıl mı? Toplumdaki olumsuzlukları sergilerken reyting kaygısıyla aşırılıklara gitmeyin. Söz gelimi kavga ve çekişme sahnelerini, adi polisiye vakaları usandırıcı tekrarlarla ekrana getirmeyin. Manşet atarken daha dikkatli olun. Her şey çirkin her şey kötü değil! Ülkemizde güzel şeyler de var. Bunlara da sık sık yer verin. Ayrıştırıcı değil, birleştirici olun. Bu televizyon kanalları yurtdışında da seyrediliyor. İçinde bulunduğumuz şu sorunlu dönemde bizi küçük düşüren olayların üstüne üstüne gidip kötü niyetlilerin eline koz vermeyin. Bu cennet gibi ülkemizi, muhteşem coğrafyamızı, sevecen, misafirperver insanlarımızı görüp tanımaya özendirici manzaraları ekrana getirmekte cimri davranmayın. Her şey reyting demek değil! Bunu siz de biliyorsunuz. Son yılların popüler yazarı Paulho Coelho, Piedra Irmağının Kıyısında isimli eserinde bakınız ne diyor: “Tanrı, güneşi her gün yeniden doğdurarak bizi mutsuz kılan her şeyi değiştirmemiz için zaman tanıyor bize. Oysa biz her gün, böyle bir zamanın bize bağışlandığını görmezden geliyoruz. Bugünün düne benzediği gibi yarına da benzeyeceğini düşünüyormuş gibi davranıyoruz.” Ne dersiniz, haklı mı?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT