BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa Birliği ile koordinasyon

Avrupa Birliği ile koordinasyon

Avrupa Birliği ile ilişkilerde iç uyum ve koordinasyon görevi, Başbakan Yardımcısı Sayın Mesut Yılmaz’a tevdi edilmiş bulunuyor.



Avrupa Birliği ile ilişkilerde iç uyum ve koordinasyon görevi, Başbakan Yardımcısı Sayın Mesut Yılmaz’a tevdi edilmiş bulunuyor. Devlet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevlerinde bulunmuş Sayın Mesut Yılmaz’ın şahsında yapılan bu seçimin isabeti tartışılmazdır. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, görevin, iç uyum ve koordinasyonla sınırlandırılması, bu isabetten beklenen faydayı epey azaltacağa benziyor. Zira, Avrupa Birliği ile ilişkiler, iç dış diye bir ayırıma tahammülü olmayan bir bütündür. Yani, işin dış boyutu, Dışişleri Bakanı’nın münhasır yetki sahası içinde kaldığı sürece, Sayın Yılmaz, içerideki faaliyetinin doğal uzantısı olacak nitelikte, Avrupa Birliği bünyesinde mevcut kurum ve kuruluşlarla temas edemeyecek. Bunca yıldan bu yana, Avrupa’da siyasi mahfillerde kurduğu ve geliştirdiği kişisel ilişkilerini değerlendirmek imkanını bulamayacak. Bu temasları, gerektiğinde, Dışişleri yapacak. Aksi halde, hiç arzu edilmeyen, görev ve yetki münakaşaları başlamış olacak. Bu düşünceye, kötü senaryo diyecek olanlar çıkabilir. Ancak, hatırlatılmak istenilen, geçmiş olumsuz deneyimlerdir. Başbakan rahmetli Turgut Özal’ın döneminde, Avrupa Birliği’ne tam üyelik müracaatıyla birlikte, AB işleri, Dışişleri Bakanı bir tarafta dururken, Başbakan Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Ali Bozer’e bırakılmıştı. ANAP tek başına iktidarda iken ve bir koalisyon paylaşımı zarureti yokken, bu yapılmış gereksiz yere, işin içinden çıkılmaz olumsuzluklara sebebiyet verilmişti. Avrupa Birliği ile formel temaslar, Birlik nezdindeki, Dışişlerine bağlı Daimi Misyon tarafından yapılıyor, bilgiler, haliyle Dışişleri’nde toplanıyordu. Sayın Bozer, ancak, Dışişleri’nin kendisine temin ettiği bilgi ve veriler ölçüsünde politika oluşturup, Başbakan’dan geçirdikten sonra ve Dışişleri’nin de mutabakıyla, bunu talimat haline getirebiliyordu. Etkinlik ve sür’at, bu incelikler arasında, tabiatiyle, gerilerde kalıyordu. Şimdi, nisbeten farklı bir konumdayız. Herşeyden evvel, bir koalisyon var. Ayrıca, bir de, Koordinasyon Sekreteryası oluşturulmaktadır. Dışişleri Bakanlığı DSP’nin uhdesindedir. Bunda değişiklik yapılamaz. Yani, Sayın Yılmaz, oldu olacak, hem iç ve hem de dış ilişkileri bir bütün halinde yürütsün diye, Dışişlerine getirilemez. Yönetiminden sorumlu olduğu Koordinasyon Sekreteryası da, başlangıçta düşünüldüğünün aksine, Dışişleri yerine, bu defa Başbakanlığa bağlanmış bulunmaktadır. Böylece, Sayın Bakanlarla birlikte, Sekreteryanın da işi, keza, gereksiz yere, iyice güçleştirilmiş olmaktadır. Sekreterya, yapacağı uyum ve koordinasyon çalışmalarında, Avrupa Birliği’nden bekleyeceği bilgi akışını nasıl sağlayacak? İster istemez, Dışişlerindeki ilgili Genel Müdürlükle birlikte çalışacaktır. Aynı şekilde, içeride, kurumlararası gerçekleştirilen uyum çalışmalarının sonuçlarını, Sekreterya, bir Başbakanlık kuruluşu olarak, Avrupa Birliği’ne nasıl ulaştıracaktır? Burada da, yine, Dışişleri’nin hizmeti aranacaktır. Görülüyor ki, bu işte, Dışişleri boşu boşuna devre dışı bırakılmıştır. Halbuki, deneyimlerin de gösterdiği gibi, Avrupa Birliği ile ilişkiler her yönüyle, tam bir dış politika egzersizidir. Düşünüldüğünde, geriye ne kalıyor? Koalisyonun bekası ve iç dengeler. Avrupa Birliği ile, ancak kırk sene içinde yakalanan bu momentum, bu defa da, iç dengeler yüzünden kaçırılırsa, doğrusu çok yazık olur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86173
    % 0.12
  • 6.0522
    % -0.36
  • 6.7739
    % -0.49
  • 7.675
    % -0.61
  • 250.396
    % -0.35
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT