BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fatih ağabey...

Fatih ağabey...

Tatil sürecimizde spora ve spor haberlerine uzak kalmaya niyet ettikse de; içimizi saran bu aşktan bir türlü sıyrılamadık. Gazetelere fazla göz atmasak da, akşam TV’lerdeki spor haberleri en büyük tutkumuzdu. Ancak üzülerek söylemeliyim ki, rutin haberler dışında hiç ama hiç birşey yoktu.



Tatil sürecimizde spora ve spor haberlerine uzak kalmaya niyet ettikse de; içimizi saran bu aşktan bir türlü sıyrılamadık. Gazetelere fazla göz atmasak da, akşam TV’lerdeki spor haberleri en büyük tutkumuzdu. Ancak üzülerek söylemeliyim ki, rutin haberler dışında hiç ama hiç birşey yoktu. Hergün boş transfer ve yığınla doldur boşalt haberler. Aah benim görsel basınım!.. Henüz İstanbul’a yeni dönmüştüm ki; Turgay Şeren ağabeyimin Hakan Şükür’le bomba gibi bir söyleşisi gözüme ilişti. İşte habercilik. Dolu dolu, içinde herşey mevcut. Ama dikkatimi çeken; Şükür’ün eski hocasıyla ilgili sözleri idi. Şaştım!.. Futbolun içinden gelen biri olarak da üzüldüm!.. Son yıllarda Türkçe’sinde bayağı ilerleme kaydeden Hakan, hoş sözlerinin arasına sitemli ve gizemli lâflar ekliyordu.. Birileri, hatta çoğunluk anlayamamış olabilir ama; Hakan’ın ne demek istediğini çok iyi anladım. Hocasına kızgınlığı apaçık ortada idi. Eski hocası ile ilgili 7-8 cümlelik sözleri ve “Fatih ağabey”... “Teknik Direktör”... kelimelerinin altında ne yattığını çok iyi saptadım. Nasıl olur Hakan, nasıl olur?.. Daha üç ay önce, “Hocam, manevi babam, en değer verdiğim insan” dediğin Fatih Terim şimdi nasıl olur da, ‘ağabey, teknik direktör’ olur?.. Bu bir soğukluğun, kızgınlığın, sitemin ifadesidir Hakan. Sen sen ol; ‘hocam, en sevdiğim insan’ lâflarından vazgeçme!.. Artık ikiniz de Çizme’de, gurbet eldesiniz. Bırak sitemi, kırgınlığı, sarıl hocana. Sev onu... Say onu... Kazanan sen olursun!.. Tatil sonrası spor kutusuna senle başlayacaktım. Baksana girişi nelerle karaladık!.. Oysa yazım, G.Saray’ın senin yokluğunda gol bölgesinde, hücumda neler yapacağıydı. Kısaca özetleyeyim... G.Saraylılar şu anda rahat ama; Hakan’ın yokluğunda gol bölgesi kolay kolay doldurulamayacak. ‘ Avrupa ve Türkiye gol kralı ne güne duruyor’ denecek... Kazın ayağı öyle değil işte. Hakan’daki fizik gücü, dayanıklılık, rakip savunmaya amansız baskı, topsuz oyun ve asistlik hangisinde var (Yeni hoca önceki gün bir lâf etmiş: “Hakan pres yapmıyordu ki; orta sahadaki üçlü yapıyordu”.. Güldürme kendine Lucescu. Teknik adamlığından şüphe ederim haaa!..) Hakan’ı çok eleştirdim ama, sakat veya moral çöküntüsü içinde olmadığı müddetçe de takımdan kesilmesini istemedim; istemem de... Öteden beri söylerim.. “Komple golcü ve komple forvet” birbirinden ayrı oyuncular diye... Jardel ve Serkan da komple golcü ama; komple forvet oyuncusu değil. Üstte saydığım özellikler, şu anda Avrupa da dahil sadece Hakan’da var. G.Saray’ın yeni forvet ikilisinde bu meziyetler yok. Onları zorlayacak Marcio, Saffet, Mehmet Yozgatlı’da da yok. Yok oğlu yok... Hakan aranacak; hem de çok aranacak.. Korkum 5-6 ay sonra: “Dön Hakan yuvana” denmesi.. OKAN VE BÜLENT... Fatih Terim gideli dün bir, bugün iki; G.Saray’da sıkıntılar hemen başgösterdi. Okan’a bakın, üçüncü kaptanlık ona verilmedi diye sitem ediyor. İsmet Tongo da bizim ufaklığı pompalıyor. A be canım kardeşim, a be yeni G.Saray yazarı ağabeyim, siz kafayı mı yediniz?.. G.Saray’ın eski defterlerini bir karıştırsanıza... Nice eski futbolcuların yerine kimler kaptanlık yapmış. Üstelik Popescu, Barcelona gibi bir takımda pazubantı takmış. Siz neyin hesabını yapıyorsunuz?.. Ya koca kaptan?.. Saha içinde eski alışkanlığı olan agresifliğe ve hakemlere sataşmaya yine başlamış. Kulakların çınlasın Fatih hocam; senin uslanmaz dediğin Bülent, hakikaten uslanmamış. Sıkı mıydı Fatih hoca olduğu zaman birşey yapsın; öteki de kaptanlık için ağzını açsın?.. Korkumuz buydu, sevgili G.Saraylılar... ARICA YANLIŞ YOLDA G.Antepspor Teknik Direktörü Erdoğan Arıca ve Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy... İkisi de can dostum. Ama son bir haftadır Arıca başkana saldırıyor ve suçlamalarda bulunuyor... Erdoğan hoca, bu bir tercih meselesi. Ulusoy, Şenol Güneş’i tercih etmişse suç mu?.. Birşeyi de unutma; Şenol hoca boşta kalmış olabilir; ancak bu süre zarfında hem dışarı gidip futboldaki yeni gelişmeleri takip etti, hem de programını yeniledi. Gelen teklifleri de - ki ben bunları çok iyi biliyorum - hep geri çevirdi. Olayları başka yere saptırmana hiç gerek yok hocam. Milli Takım Teknik Direktörlüğü tabii ki her zaman elinin altında ancak; sen başarılarına başarı kattığın sürece... Haluk Ulusoy kardeşim de keşke o talihsiz konuşmayı yapmasaydı... Umarım o da pişman olmuştur!.. Size kardeş tavsiyesi; “Dostluğunuzu birbirinize geri verin”.. Haydi arayın beni. KISSADAN HİSSELER’E yeniden hız verelim... Haftaya görüşmek üzere... Gözünüz; gönlünüz aydınlık olsun..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT