BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kızılyıldız’dan altın haç’a

Kızılyıldız’dan altın haç’a

Taktı diyeceksiniz şu Ruslar’a!.. Bakıyorum, Türkiye’ye gelenlerin boyunlarında altın bir zincir, kalın baklalı hem de, ucunda bir haç-yani istavroz.



Taktı diyeceksiniz şu Ruslar’a!.. Bakıyorum, Türkiye’ye gelenlerin boyunlarında altın bir zincir, kalın baklalı hem de, ucunda bir haç-yani istavroz. Putu öyle büyük ki, altının ağırlığı da hesaba katılınca, adamın boynunu eğer vallahi. Artık bunları inançtan mı boyunlarına asıyorlar, yoksa siyasi simge olarak mı kullanıyorlar, bilemem. Laiklik ölçüm aygıtım yok. Ne istiyorsa taksın, önemli değil benim için. Bir an geriye gittim: Bir zaman bu Ruslar kızılyıldızdan oluşan gümüş/bakır veya teneke madalyaları göğüslerinde iftiharla taşımak için birbirleriyle yarış ederlerdi. Komünist günlerdi onlar. Kızılyıldız da o inancın göstergesi. Nasıl da sıyrıldılar işin içinden!.. Simgeler aslında konuşur. Haç, tabiî, dinin dönüşünün işareti. Ortodoks Kilisesi’nin ideolojiye karşı verdiği savaşın işareti. Altın, merkantilist zihniyeti yansıtır. Geri kalmış bir kapitalist imrenmenin dışa vurumu olmalı, haç gerdanlığı altından yaptırmak. Din ve kapitalizm hemhâl olmuş boyunlarda. Rusya’nın bu en ekonomik zorluk zamanında o takının pahalılığı da başka bir şeyi anlatıyor olmalıdır ki, hadi onu siz bulun. Kıyafet, kimliklerin sergilenmesidir. Kimliğin defilesidir. Bireyciliğin kamusal alana yansımasıdır. Ve bu hadise evrenseldir. 26 yıldan buraya... Kıbrıs, en sıkıntılı 20 Temmuz’unu yaşadı. 26 yılda nereden nereye gelindi?! Hiç de hoş olmadı. Kim hatalıdır tartışmasına girersek, yandık. Ama, tarafsız kalemlerin bir araştırma belgesi ortaya koymaları lâzım. En az onun kadar acil olan, yarının inşaıdır. Artık uçurumun kenarıdır. 26 yılda buraya geldik. Buradan sonrası ayağına lastik kemer atılmamış bir “bungee-jump” olur gibime geliyor. Nihayet bu merhaleye... Vardık. MGK Bildirisi’nde ilk kez “insan hak ve hürriyetlerinin korunması” ülkenin bölünmez bütünlüğü ile aynı oranda ve önemde vurgulandı. Çok teşekkürler Cumhurbaşkanım. Nihayet! İnsan hak ve hürriyetlerinin korunduğu bir ülkede ülkenin bölünmez bütünlüğüne, anayasal düzenine açık ve yakın tehlike boyutunda bir iç tehdit olabilir mi? Olabilir miydi? Düşünmeliyiz. Hıristiyan kulübünden nereye? Okuyucu, Erbakan’ın İnsan Hakları-Avrupa Mahkemesi’ne müracaatını hatırlatıyor. “Nereden nereye?” diye soruyor. Dün söylediklerinde samimi ise, bugün onları söyleyen insan olarak AİHM’ye müracaat etmemeliydi. Eğer değişmiş ise, bu kez o müracaat yanında siyasi “partisi”ni reforme etmeliydi veya etmek isteyenlere geçit vermeliydi, diyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT