BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kamuda ücret düzenlemesi

Kamuda ücret düzenlemesi

Kamuda çalışan personeller arasındaki ücret dengesizliği yıllardır süren yanlış politikalar sonucunda tahammül edilemez duruma gelmiştir.



Kamuda çalışan personeller arasındaki ücret dengesizliği yıllardır süren yanlış politikalar sonucunda tahammül edilemez duruma gelmiştir. Kamuda çalışan personel rejimini düzenleyen 657 sayılı devlet memurları yasası 40 yıldır yürürlükte olmasına rağmen yamalı bohçaya çevrilmiştir. Aradan geçen bu süre içinde yapılan değişiklikler, ekler ve geçici maddelerle devlet memurları yasası anlaşılmaz, yorumlanmaz ve uygulanmaz haldedir. Halen 50’yi aşkın ayrı kalemden memurlara tazminat, ek ödeme, lojman yardımı gibi adlar altında ödeme yapılıyor. Uzun süredir devlet personel rejiminde değişiklik yapılması gerektiği göreve gelen hükümetler tarafından da kabul edilmektedir. Bunun için yaklaşık 4 yıl önce Devlet Personel Başkanlığı’nda “Kamu Personel Reformu” çalışmaları yapılmaya başlandı. Son olarak Hikmet Sami Türk’ün Devlet Bakanlığı döneminde bu çalışmalar tasarı haline getirildi. Ancak ne hikmetse, bu çalışmalar tasarıdan ileri bir noktaya götürülemiyor. Sanki görülmez bir el bu reform çalışmalarının sonuçlanmasını engelliyor. Yetki yasası alındı Artık bıçak kemiğe dayanmış olacak ki, hükümet meclis tatile girerken alelacele 6 ay süreli Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile, kamu personeli arasındaki ücret dengesizliğini gidermek için, düzenleme yapma yetkisi aldı. Bu yetki yasasının dikkat çeken yanı, yapılacak düzenlemelerde bütçeye yeni yük getirilmeyeceğinin hüküm altına alınmasıdır. Memurlar arsındaki ücret dengesizliğinin harcama yapmadan giderilmesi için, ileriye dönük uygulama kararlarının alınması gerekiyor. Asıl üzerinde durulması gereken, sorunun kaynağı olan devlet memurları yasasında KHK ile tekrar oynanmasıdır. Yapılması gereken köklü bir personel reformunu hayata geçirmek olduğu halde bu yapılmıyor. Yapılmadığı gibi, neresinden tutulsa elde kalan bir yasa üzerinde oynanarak iş daha da içinden çıkılmaz hale sokulmaktadır. Maliye rahatsız Sorun bu kadarla da bitmiyor. Memurların özlük haklarıyla ilgili düzenlemeler bu güne kadar Maliye Bakanlığı tarafından yapılmaktaydı. Son yetki yasasından sonra ücret rejimi ile ilgili çalışmalar Başbakanlık Müsteşarının başkanlığındaki bir heyet tarafından yürütülüyor. Bu çalışmalar Maliye Bakanlığı cephesinde rahatsızlık uyandırmış. Gerçekten genel olarak kendilerini suyun başında gördükleri için kamu personelinin özlük haklarıyla ilgili düzenlemelerde Maliye çalışanlarına ayrıcalık verilmektedir. Maliye’nin hazırladığı ve 20 gün önce basına sızan yeni ücret ayarlamalarında da bu durum dikkat çekmişti. Şimdi Başbakanlık’ta yapılan çalışmaların kendilerini devre dışı bırakmasından ve dolayısıyla ayrıcalıklı konumlarını yitirmesinden endişe ediliyor. Ancak, eşit iş yapana eşit ücret verilmesi ve aradaki dengesizliklerin giderilmesi hedef olduğuna göre düzenlemeyi kim yaparsa yapsın sonucun değişmeyeceği varsayılmalıdır. Buna rağmen kamuda Maliye, Hazine ve Başbakanlık bürokratları arasında içten içe çekişme devam ediyor. Öncelik sağlıkçılarda Aldığımız bilgilere göre ilk aşamada sağlık çalışanları ile üniversite eğitim görevlilerinin ücretlerinin iyileştirilmesi çalışmaları yapılıyor. Daha sonra diğer hizmet sınıflarıyla ilgili çalışmalar devam edecek. Öteden beri alışkanlık olduğu üzere, bir kesime yapılan ücret artışları diğer gruplar tarafından emsal gösterilerek siyasi irade zorlanmaktadır. Aslında haklılık payı da yok değil. Örneğin, bugün öğretmenlerin ortalama maaşı 200 milyon lira. Bu para ile çocuklarımızı, geleceğimizi emanet ettiğimiz öğretmelerin verimli olması imkansız. Ancak hükümet kanadının sık sık dile getirdiği gibi bu çalışmalar uygulanmakta olan istikrar politikalarıyla da uyumlu olmak durumunda. 2000 yılı bütçesinde personel harcamaları 10 katrilyon iken iç borç ve faiz ödemeleri 22 katrilyon civarındadır. Bu rakamlar karşısında kaynak yokluğundan dolayı yetersiz ücrete çalışanları inandırmak mümkün değil. Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan sık sık 2000 yılı bütçesinden 2.5 katrilyon yatırımlara pay ayrıldığı halde sosyal güvenlik kurumlarına yaklaşık 5 katrilyon gittiğini örnek veriyor. Borç faizi ödemelerine ayrılan paydan hiç bahseden yok. Vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde sekseni borç ödemesine gidiyor. Yetişmiş eleman kaçıyor Sonuç olarak hükümetin Meclis’ten almış olduğu yetki yasası ile kamu personelinden bir grup için iyileşme olacak. Ayrıca eşit düzeyde görev yapan personeller arasındaki dengesizliğin giderilmesi için de tedbirler alınabilir. Bunun yanında kamuda nitelikli eleman istihdam etmeye yönelik çalışmalar yapılması da bire zorunluluktur. Özel sektör ücretleriyle kamu kesimi arasıda uçurum olduğu bilinen bir gerçek. Yetişmiş eleman devlette istikbal göremediği için hemen özel sektöre gitmektedir. Bunun sonucunda kamu hizmetlerinde verimin düşmektedir. Karnı aç insanın alternatifi de varsa, vatan-millet sevgisiyle uzun süre devlette çalışmaya devam etmesini beklememek lazım. Kitap tanıtımı Sosyal güvenlik alanında tüm mevzuatı bünyesinde toplayan kaynak eksikliği, ilgili çevrelerce zaman zaman dile getirilmektedir. Sigorta Müfettişi Ali Tezel tarafından yazılan ve Temmuz 2000 tarihinde basılan Sosyal Sigortalar Mevzuatı ve Örnek Yargı Kararları kitabı gerçekten bu alandaki boşluğu dolduracak nitelikte. Kitapta Sosyal Sigortalar Kanunu ile birlikte hizmet birleştirme kanunu, yurtdışı borçlanma kanunu, işsizlik sigortası kanunu ve ilgili kanunlar ile bu kanunların yönetmelikleri ve 160 adet örnek Yargıtay kararı açıklamalı olarak yer almaktadır. Ayrıca Sosyal Sigortalar Kurumu İşveren mevzuatı genelgeleri ile emeklilik ve isteğe bağlı sigorta işlemlerini açıklayan genelgeler, yıllar itibarıyla bayındırlık bakanlığının yayınladığı inşaat maliyetleri, asgari işçilik oranları, sigorta primine esas kazancın alt ve üst sınırları, asgari ücretin dönemler itibarıyla tutarları gibi geniş bir mevzuat bilgisini içermiştir. Konuya ilgi duyan herkesin bu alanda aradığı soruların cevabını rahatlıkla bulabileceği kitabın yazarı Sigorta Müfettişi Ali Tezel’e bu kitabı bize göndererek istifademize sunduğu için teşekkür ediyorum. İsteme Adresi: Ali Tezel-İçerenköy Mah. Ulus Sok. No:10/4-Kadıköy Telefon:0216-380 42 58 -384 76 01 E-Mail:ali.tezel.@veezy.com Sorular-cevaplar Ethem GÖKŞEN-İçel: Verdiğiniz bilgilere göre son olarak 12 yıl Bağ-Kur sigortalısı olarak prim ödemişsiniz. Bağ-Kur’dan emekli olabilmeniz için yaş haddi hariç 25 tam yıl prim ödemeniz gerekiyor. 1997 yılından sonra ne yaptığınızı açıklamamışsınız. Son olarak SSK’ya geçip 3.5 yıl prim ödeyerek hemen emekli olabilirsiniz. Veya prim ödemeden Bağ-Kur’dan yaş haddinden (56) emekli olmayı bekleyeceksiniz. Rumuz-Sungurlu: Kıdem tazminatı alırken sigortasız çalıştığınız dönem için mahkemeye gitmeniz gerekecektir. İşveren sigortası çalışılan dönem için kıdem tazminatı vermekten kaçınacaktır. Verirse yasal olarak çalıştığınızı kabul etmiş olacak ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre suçlu duruma düşecektir. Veya açıktan ödeme yaparak kayıtlarına intikal ettirmeyecektir. Her halükarda inisiyatif işverenin elinde olacaktır. Sigortalı çalıştığınız döneme ait kıdem tazminatınızı almanız kolay olacaktır. Ancak zaman aşımına dikkat etmelisiniz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT