BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sevecen, merhametli, munis veya saldırgan, zalim, psikopat insanlar..

Sevecen, merhametli, munis veya saldırgan, zalim, psikopat insanlar..

Sevecen, merhametli, munis, vefakâr, saygılı, cömert, gelenek ve göreneklere bağlı, yasalara uyan, kısacası sağduyu sahibi ve inançlı insanlar, dünyanın mutluluğu ve huzuru için çok önemli.



Aslında, insanlar, yüce Allah’ın en “mükemmel” yaratıkları... Eşitlik, sevgi, saygı, özgürlük, vefa, gelenek ve görenekler insanların üstün özellikleri... Ne var ki, maddi ve manevi ortam insanları zamanla değiştirebiliyor, çeşitli kisvelere büründürüyor. İlmi bakımdan, kişiliklerin kaç gruba veya çeşide ayrıldığına bakmaksızın, birçok tasnif yapılabilir. Tabii ki, sevecen, merhametli, munis, vefakâr, saygılı, cömert, gelenek ve göreneklere bağlı, yasalara uyan, kısacası sağduyu sahibi ve inançlı insanlar, dünyanın mutluluğu ve huzuru için çok önemli. Hatta, insanoğlunun geleceği belki de bunlara bağlı... Psikopatlar Ne yazık ki, bir de, saldırgan, zalim, muhteris, nankör, hasis, sinsi, değer yargılarını, gelenek ve görenekleri alt üst eden, yasa, kural tanımayan kısacası psikopat insanlar da mevcut. Bu tip marazi kişiler de, dünyayı insanoğluna zindan etmeye çaba gösteriyor. Birinci gruptaki insanlar, her fırsatta, iyilik yapmaya, ellerinden gelen yardımı göstermeye gayret ettikleri, kanaatkâr oldukları, kimseyi üzmemeye, tedirgin etmemeye dikkat ettikleri kısacası huzura doğru koştukları, “uyum” içinde oldukları görülüyor. Şükürler olsun ki, çoğunluk da bu grupta yer almaya gayret ediyor. Aşağılık duygusu Ancak, ikinci gruptaki insanların, günlük hayatta, istikbale matuf beklentilerde, büyük tahribat içinde oldukları, kendilerinden başka kimseyi tanımak ve kabul etmek istemedikleri her fırsatta su üstüne çıkıyor. Bu gruptaki, insanların çoğunun “aşağılık duygusu” içinde kıvrandıkları, kıskançlığın zirvesine tırmandıkları, kullandıkları bütün maske ve zırhlara rağmen farkediliyor. Eğer fertlerden başlayarak, topluma, ülkeye ve dünyaya zararları olmasaydı belki de bunları kaale almak, onlardan bahsetmek bile gerekmezdi. Neyleyelim ki, sinsi sinsi yürüttükleri faaliyetleri herkesi tedirgin ediyor, sonunda insanoğlu şu veya bu şekilde yara alıyor. Değer yargıları da alt üst oluyor. Toplumumuzun bir “illeti” de sayılan bu marazi insanların, her meslekten çıkmasından ötürü, tahribatın büyüklüğü daha da artıyor. Bu tür kişilerin, şu veya bu şekilde getirildikleri mevkilerde veya entrikalarla elde ettikleri payelerinin verdiği gücü de kullanarak, zayıf insanları ezme, ortadan kaldırma veya yıpratma işlevini de yüklenmeleri dikkatleri çekiyor. Çoğu kez, sapla samanı karıştırdıkları, ulaşamadıkları başarıları karaladıkları da gözden kaçmıyor. Suret-i haktan görünürler Hani bir halk deyimi var, “kedi uzanamadığı ciğere, murdar dermiş..” İşte, onları tarif eden bir söz bu... Bir kısmı da, her şeyden anladıkları vehmine kapılırlar ve enine boyuna araştırmadan, çamurlarını ortaya atıverirler. Saldırganlıkları bazen devletin sınırlarını zorlarken, bazen de nankörlüklerini sergiliyorlar. İşin en garip tarafı; her türlü desise, tezgâh içinde oldukları halde, suret-i haktan görünmeyi çok iyi başarıyorlar. Bu tür kişilerin ıslahı da çoğu defa mümkün olmuyor. Kendilerine tanınan fırsatları heba ediyorlar. Seviyelerine inilmez Onlarla uğraşmaya, onların seviyesine inmeğe değmez. Şu var ki, eninde sonunda, ya kendi kendilerini mahvederler ya da toplum onları mutlaka saf dışı bırakıyor. Oysa, bu ölümlü dünyada; birinci gruptan yani “en mükemmel yaratık” olmaya özen göstermek insana yakışıyor. Şunu da belirtelim ki, bu pazar sohbetinde kimseyi hedef almıyoruz. Sadece, İçişleri Bakanı Tantan’ın dün İzmir’de yaptığı ve uyarılarla dolu konuşmasının tam metnini okuduktan sonra akıp giden hayattan kesitler vermeye çalışıyoruz. Yüce Allah’tan dileriz ki, sağduyudan hepimizi bir nebze olsun uzaklaştırmasın...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96384
    % 1.04
  • 5.7414
    % -0.36
  • 6.3618
    % -0.39
  • 7.0428
    % -0.39
  • 279.903
    % 0.73
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT