BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şampiyonların üzüntüsü

Şampiyonların üzüntüsü

Şeref Eroğlu, Dünya Grekoromen, Harun Doğan ise Dünya Serbest Güreş Şampiyonu... İkisi de çiçeği burnunda son genç şampiyonlarımızdır...



Şeref Eroğlu, Dünya Grekoromen, Harun Doğan ise Dünya Serbest Güreş Şampiyonu... İkisi de çiçeği burnunda son genç şampiyonlarımızdır... İkisi de dertli... Bir dokun, bin ah dinle. Takım arkadaşlarını temsilen konuşuyorlar. Etrafımızda Hamza Yerlikaya, Nazmi Avluca ve Hakkı Başar, dertlerini dile getiren arkadaşlarını yeri geldikçe tasdikliyorlar. Basının ilgisizliğinden öyle şikayetçiler ki... “Sibirya’ya giden takımımız sanki kaybolmuştu, hiç bir haber alınamadı. Avrasya’da güreşenlerimiz kimlerdi? Fransa’daki turnuvalarda ne dereceler almıştık? Sana soruyoruz hocam, haberiniz var mı?” diyorlardı Türk güreşçileri ağır başlı, hatta çekingen olur. Ama Şeref Eroğlu cerbezeli, konuşkan bir şampiyondur. Daha Güreş Eğitim Okulu’nda küçük bir öğrenci iken, Spor Bakanı Yücel Seçkiner’e, daha sonra Başkan Ahmet Ayık beye güreş okulu ve ailevi durumlarını en iyi şekilde anlattığı ve isteklerinin yerine getirildiği bilinir. İşte aynı Şeref yine ısrar ediyordu; “Hocam gazetelerimiz yazsınlar ki ben ve arkadaşlarım teşvik olalım, şampiyonluklar kazanalım” diyordu. Bu konuşmalarımız Kızılcahamam kampında geçiyordu. Aynı zamanda daha önceleri şampiyonluklar almış güreşçilere verilecek ödül töreni vardı. Başbakan Yardımcısı Sayın Devlet Bahçeli ve spordan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü, çok medya mensubu gelmişlerdi. Şampiyonlara 10, ikincilere 5, üçüncülere 3, antrenörlere, yardımcılara ve masörlere 1’er milyar ödül dağıtılmıştı. Bahçedeki sohbet toplantısında, üzerindeki eşofmanları ile rahatça çömelen, bağdaş kurup oturan Şeref Eroğlu santim santim ilerleyerek Başbakan Yardımcısı Sayın Devlet Bahçeli ve Bakan Fikret Ünlü beylerin arasına sokuldu. “Sayın Bakanlarım, Türk güreşinin kalkınması ve her zaman şampiyonlar yetişmesi için bir yaştan sonra derecelerine göre sporculara şeref aylığı bağlayın. Bu ödüllerin faydaları kadar zararları da olur güreşimize” diyordu. Orada bulunan bir çok arkadaşımız Şeref’in fikrini onaylıyordu. Fikret Ünlü, “Şeref siz şampiyon olmaya bakın. Biz hem ödül vereceğiz hemde meclisten çıkaracağımız kanunla şampiyonlarımızı kimseye muhtaç etmeyeceğiz” derken, Sayın Devlet Bahçeli de bu sözleri onaylıyordu. Gazeteciler, Başbakan Yardımcısı Sayın Devlet Bahçeli’ye “Hangi sporu çok seversiniz?” diye sorduklarında, Sayın Bahçeli de hiç düşünmeden “güreşi başta tutarım” cevabını verdi. Başka bir gazetecinin “Güreşle ne gibi alakanız var, hangi sporu yaptınız?” sorusuna, Bahçeli’nin cevabı “Ben futbol oynadım, diğer sorunuzu ise buradaki ustalar cevaplasın” oldu. Bendeniz de Sayın Bahçeli’nin Çukurova kazalarında, yaylalarda düzenlenen karakucak güreşlerinin bir çoğunda bulunduğunu, 9 Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’in yağlı güreşte Kırkpınar Ağası olduğu gibi Sayın Devlet Bahçeli’nin de Güney’in en büyük Tarsus Karakucakları’nda bu yıl ağalık yapmaya başladığını anlattım. Başkan Ahmet Ayık başta olmak üzere güreş yöneticisi eski şampiyonlar Devlet Bahçeli’yi çok sevdiler. Tören bitmiş, Başbakan Yardımcımız kırmızı plakalı Mercsedes’ine binmiş, korumalar yerlerini almışlar ve marşa basılmıştı ki; Sayın Bahçeli bir delikanlı çevikliği ile arabadan atlamış, Tevfik Kış’la sarmaş dolaş olmuşlar, arkadan Mahmut Atalay’la da kucaklaşıp “Allahısmarladık” demişti. Evet sayın Bahçeli; zatı alileriniz ata sporumuza, ata sporumuz da zatınıza çok yakıştı. Hayırlı uğurlu olsun.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT