BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yedinci sene

Yedinci sene

Parmaklarınız yanınızdaysa sayın bakayım, Temmuz 94’ten beri ne kadar zaman geçmiş?.. Hah!.. İşte o kadar zamandan beri gazetemizin bu köşesinde beraberiz...



Parmaklarınız yanınızdaysa sayın bakayım, Temmuz 94’ten beri ne kadar zaman geçmiş?.. Hah!.. İşte o kadar zamandan beri gazetemizin bu köşesinde beraberiz... Tam altı yıl bitti, yedinci seneye başlıyoruz hep beraber. * * * Yedinci sene. Yedinci yaş... İnsan yedinci yılında öğrenciliğe adım atar değil mi?.. Biz de inşaallah öğrenmeye başlarız artık... Hayat öğrencilik değil mi?.. * * * Altı yıl az zaman değil... İnanın “öğretici” bir zaman dilimi oldu benim için. Umarım sizin için de “en azından biraz” öğretici olmuştur. Öğrenmeye açık kalmak her zaman tavsiyemizdir ya zaten... * * * Temmuz ‘94... Az zaman değil, heey!.. Düşünsenize bir; altı yıl önce kimler ve neler vardı, kimler ve neler yoktu... Bu konuya döneriz yeniden; laflarız ılık ılık... * * * Yedinci seneye adım attık beraber, bari bir duayla geçelim eşiği; Yüce Mevla’m beni sizden ayırmasın... Ve bizi birbirimizden. Niye dağıtıyorsunuz ki odamı - Hayy Allah hhyaaa!.. - Noooldu baba, bağırınca korktum da?.. - Baksana, annen gene odamı toplamış... - Ne güzel olmuş di mi?.. - Bana bak çocuk, annenin kızgınlığını senden çıkarmayayım şimdi?.. - Niye?.. - Baksana hiçbir şeyim yok yerinde... - Niye? Ben herşeyini yerli yerinde görüyorum; masan yerinde, sandalyen yerinde, bilgisayarın yerinde, kitapların, herşeyin yerliyerinde... - Bana lazım olan ne varsa yok işte. Olanlar da istif olmuş, sucuk içi gibi bir yerlere doldurulmuş... - Anneme sorayım istersen, neyin yok mesela?.. - Hiçbir şeyim yok işte, görmüyor musun?.. Benim odam böyle miydi?.. Hani, nerde benim özenle kestiğim gazete parçaları?.. - Nerdeydiler? - Şurda yerdeydiler ya... - Aa, yani şurda ortadaki... Yani, annemin toplamaya çalışırken; “bu evi günün birinde bit saracak” dediği... Yani bütün zemini örtmüş ve üstüste duran bütün o yırtık gazete parçalarını sen mi yırtmıştın, yırtmıştın da atmıştın yerlere?.. - Yavrucuğum!.. Bütün zemini örten o gazete parçalarını ben yerlere atmak için yırtmamıştım... - Peki ne için yırttın da yerlere attın? - Senin, anlaman için henüz uzun yıllara ihtiyaç duyduğun, annenin de anlaya anlaya anlamadığı bu işte!.. Onlar öyle yerlere atılmış falan değildi!.. - Ya?.. Ama baba, aynen yerlere atılmış gibi görünüyorlardı... Büyük ihtimalle annem de onları senin gazetelerden kopartıp kopartıp yerlere attığın kağıtlar sanmıştır. - Sence benim aklımdan zorum mu var?.. - Bilmem!.. - Ne demek bilmem?.. - Şey, sanmam yani... - Sanmaz mısın?.. - Sanayım mı? - “Sanmam” ha!.. “Sanmam” haa?.. Yani öbür şık da ihtimal dahilinde, öyle mi?.. - Ama babaa!.. - Kes!.. Kes şunu! - Ama... ama baba... niye böyle... bağ... bağırıyorsun ki? - Kes şu ağlamayı... - !.. - Annene söyle... Ben gelinceye kadar, alelacele... Odamı aynen dağıttığı gibi toplasın... Topladığı gibi dağıtsın yani... Duuydun muuu?.. - Duydum baba. Annem de duymuştur zaten bütün mahalleyle beraber, merak etme... Sen gelinceye kadar dağıtır, karıştırırız odanı, ben de yardım ederim!.. - Kendi odasında bile rahat yok insana be!.. Dünya kadar da işim vardı, ne zaman çalışabileceğim ki ben?.. “Çat!..”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT