BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Memurları sindirme kararnamesi...

Memurları sindirme kararnamesi...

Geçen hafta garip bir kanun hükmünde kararname macerası yaşadık. Hâlâ gündemin bir numaralı maddesi olduğu için hakkındaki münakaşa devam ediyor.



Geçen hafta garip bir kanun hükmünde kararname macerası yaşadık. Hâlâ gündemin bir numaralı maddesi olduğu için hakkındaki münakaşa devam ediyor. Kanun hükmünde veya kuvvetindeki bu kararnamenin kendinden evvel namı işitildi. Gazeteciler, Başbakan Ecevit’e sordular. Haberinin olmadığını söyledi. Ardından kararname yayınlandı. Bu defa da haberinin olduğunu söyledi. Bırakınız kanun hükmünde/kanun kuvvetinde kararnameyi “haberim yok/hayır var!” tavrı dahi başlı başına skandaldır. Başbakanın ilk dediği doğrudur. Bürokrat cinliğine uğramıştır. Yani... Yanisi şu, Ecevit kendinden çok ‘derin devlet’ denen o meçhul gücün buyruğundaki bürokratların el çabakluğu ile oyununa getirilmiş, günlük arzlar arasına sıkıştırılmış evraklarla ne imzaladığı kendinden saklanmıştır. Daha sonraki açıklamalar bir sineye çekme zorunluğudur. 28 Şubat’a dayanıyor açıklaması dahi Başbakan’ın emri vaki altında kaldığının dolaylı bir ikrarıdır. O halde bu kanun hükmünde kararname ile en önce mücadele etmesi gereken isim bizzat sayın Ecevit’tir. 28 Şubat bir olağanüstü dönemdir. Olağanüstü dönemlere mahsus kararları normalleşme sürecine girmiş toplumun karşısına çıkarmak huzursuzluğu davettir. Mesut Yılmaz’ın güya hükümeti kollama babında yaptığı konuşma ise çok şanssız bir açıklama olmuştur... Sayın Yılmaz’a göre devlet memuru dünyanın hiçbir yerinde sınırsız hürriyete malik değildir. Böyle bir ortamda velev koalisyon ortağı olsa bile Başbakanlık yapmış... Dahası... Bugün AB’den sorumlu bir siyasetçinin daha objektif bir değerlendirme yapması icap ederdi. Ecevitler, Yılmazlar yarın seçim günü seçmenin karşısına hangi mazeretle çıkacaklar? “28 Şubat emretti imzaladık.” ..”28 Şubat emretti konuştuk” mu diyecekler? Bu denmeyeceğine göre huzura katkı sağlayan politikalar üretilmeli. İddia sahipleri haksız değil. Bu kararname ile düpedüz yargısız infaz yapılacaktır. Memur memuru gammazlayacaktır. Rüşvet, suiistimal ve ayak kaydırmalar çoğalacaktır. Zaten geçim yükü altında inleyen memur bir de böyle bir tehdide maruz kalmıştır. Eğer bu kararname yüz karalarımızın son halkası olarak hayata geçerse bu defa da memurlar AİHM kapılarına düşeceklerdir. Ne acı. Bir vatandaşın kendi adaleti dururken başka mahkemelerden yardım beklemesi. Ecevit, taraf, Yılmaz hami, Bahçeli suskun. Memur öfkeli... Şimdi gözler sayın Cumhurbaşkanı’nda... Kendileri de memurdu. Memurlukları devam etseydi belki bir yalanla kendi başları da derde girerdi. Şunu kesinlikle kabul etmek lazım. Memur hakkında bölücü ve irticaî faaliyette bulunma iddiası ona hakarettir. Kaç milyonluk memur kitlesi içinde bu suçları işleyenler çıkmaz mı? Çıksa da bütün kitleyi şaibe altına sokmak fahiş hatadır. TCK’da zaten hukuki düzenleme mevcut. Peki hakimin aşılarak müfettişin devreye sokulması ne demek? Polis devletine hasret çekenler var demek. Hem Avrupa Birliği, hem polis devleti şaşkınlığı... Ankara’da neler oluyor? TBMM bunun için mi uzun yaz uykusuna yatırıldı? Bu kararname geri çekilmeli, memurdan da özür dilenmelidir. Onu ayrıca sindirmeye gerek yok. Hayat zaten sindirmiş vaziyette. Her ihtimale karşı ceza... Olmaz!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96384
    % 1.04
  • 5.7414
    % -0.36
  • 6.3618
    % -0.39
  • 7.0428
    % -0.39
  • 279.903
    % 0.73
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT