BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ticarî ataşe

Ticarî ataşe

Türkiye 3 senelik reform hamlesiyle kabuğunu kırmaya çalışıyor. Etrafını saran cendereden çıkmak için reformlar yapıyor.



Türkiye 3 senelik reform hamlesiyle kabuğunu kırmaya çalışıyor. Etrafını saran cendereden çıkmak için reformlar yapıyor. Ülkeyi bu cenderenin içine atan elbette ki, siyasetçilerin hovardaca yönetimi oldu. Şimdi tasarruf zamanı. Kamu tasarruf ediyor. Maliye tasarruf genelgeleri yayınlıyor. Sözümona tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyor. Benim bildiğim tasarruf demek, masrafların kısılması demek. Gerekirse ceketi tersyüz edip, giymek demek. Ceket yerine ipekli kumaş giymek asla tasarruf etmek olmaz. Hele hele ipekli kumaşı birine verip, birine vermemek asla tasarruf olmaz. İhracatçının sıkıntısı Türk ihracatçısının senelerdir en büyük problemlerinden birisi yabancı ülkelerdeki ticarî ataşelikler olmuştu. Elin adamının başka ülkelerde olduğu gibi bizim ülkemizde de ticarî ataşeleri görev yapıyor. Bu adamlar adeta birer ticaret casusu. Senin ülkende neler yetişiyor, nereye satıyorsun, hangi aletlerle üretiyorsun, aletleri kimden alıyorsun, kapasiten ne, daha ne kadar üretim yapabilirsin?.. Bugün herhangi bir ülkenin Türkiye’deki ticarî ataşesinin bilgisayarının başına oturun; Türk sanayiinin A’dan Z’ye bütün teferruatını alırsınız. Hem de inceden inceye. Böyle bir bilgi bankası bizim Devlet Planlama Teşkilatı’nda (DPT) yoktur. Yabancının menfaati Bu adamlar bu bilgileri süs olsun diye toplamıyor. Daha fazla ne satabiliriz, ileri tarihlerde ticarî ilişkilerimizi hangi noktaya taşıyabiliriz diye yapıyorlar. Bizde nasıl çalışıyor, diye bir araştırma yaptım; bakın neler gördüm: İktidar partisi, bir bürokrattan kurtulmak istiyor, değil mi?! O’nu hemen kuş konmaz, kervan geçmez bir yere ticarî ataşe tayin ediyor. Bunun tam tersi de oluyor: Adam iyi bir yalakaysa; O’nu da Avrupa’nın merkezindeki bir şehirde görevlendiriyor. ‘Hadi koçum, git, yalakalığının kazandırdığı ödülün tadını çıkar’ diyor. Bu görevler verilirken; kariyerine, işbilirliğine, tecrübesine, o ülkeyi tanıyıp, tanımamasına bakan yok!.. Ticarî ataşe olarak gönderilen torpilli orada kalmak için siyasi kulisler yaparken; sürgüne gönderilen de, biran önce kurtulmak için torpil aramaya başlıyor. Dün ismini veremeyeceğim bir profesör anlattı: Paris’e bir yalakayı eğitim ataşesi olarak tayin etmişler. Belli bir sene kaldıktan sonra yönetmelik gereği geriye gelmesi gerekiyormuş. Adam mecbûren(!) geri çağrılmış. Fakat, iki sene o kadro boş tutulmuş ki, aynı adam tekrar oraya tayin edilsin, diye!.. Şu garipliğe bakın!.. Dünyanın neresinde böyle bir şey var? Tasarruf genelgesi Şimdi Maliye Bakanlığı, tasarruf tedbirleri adı altında hiçbir ülkeye yeni ataşe tayin ettirmiyor. Yahu böyle tasarruf mu olur?.. Eğer ülkenin menfaatini biraz daha öne çıkaracak yetenekte birisini tayin edersenez; O’nun katma değeri maliyetinin çok üstünde olur. Bugün ihracatçının böyle aktif insanlara ihtiyacı var. O ülkenin ekonomik şartlarını bilen görevlilerden bilgi almadan, Amerika’yı yeniden keşfetmeye uğraşacak hangi ihracatçının, hangi işadamının vakti ve zamanı var?.. Kenya’da aynı olayı yaşadık. Büyükelçi Mengü Büyükdavraz aktif bir diplomat. Her yere yetişmek istiyor. Ticarî ataşe gibi, hukukçu gibi, eğitimci gibi davranıyor. Ancak, Türkiye’den gelen misafirleri ağırlamaktan adamların başka işe vakti kalmıyor. Otel parası yüksek diye yabancı ülkeye giden resmi görevliler, kapağı büyükelçiliklere atıyor. Onları gezdirmek, eğlendirmek, hatta onlara arkadaş bulmak elçiğin görevi!.. Değerlerimizi çarçur ediyoruz da işin aslını yapamıyoruz. Tasarruf yaparken işin tadını kaçırıyoruz, görev derken suyunu çıkarıyoruz. Yahu biz ne zaman adam olacağız?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT