BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ülke bütünlüğüne saygılıyız

Ülke bütünlüğüne saygılıyız

Yeni bir parti kurulması için çalışmalar yaptıklarını belirten Şerafettin Elçi, “HADEP ile bizim aramızda başından beri hem ideolojik hem de planlama açısından farklılıklar var.



Yeni bir parti kurulması için çalışmalar yaptıklarını belirten Şerafettin Elçi, “HADEP ile bizim aramızda başından beri hem ideolojik hem de planlama açısından farklılıklar var. Kürt konusunu temel sorun alan, bizim dışımızdaki partiler genellikle Marksist. Biz günümüzün Avrupa’sında benimsenen; demokratik, katılımcı bir siyasi eksen etrafında oluşan bir siyasi parti düşünürüz. Yapılanma ve yöntem açısından da onlardan farklıyız” dedi. Şerafettin Elçi, 1938’de Cizre’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Cizre’de liseyi Mardin’de tamamladı. Ankara Hukuk Fakültesi’ni 1963’de bitirdi. Avukatlık stajını Diyarbakır’da yaptı. Mesleğini ise Cizre’de sürdürdü. 1977’de Adalet Partisi’nden milletvekili oldu. Ankara’ya yerleşti. TBMM içinde AP’den ayrılan 11’ler olarak anılan arkadaşlarıyla Ecevit’in CHP hükümetini destekleyip Bayındırlık Bakanı oldu. 12 Eylül’den sonra Yankı Dergisi’ne ve Hürriyet’e verdiği “Kürtçülük” sayılan demeçlerinden dolayı mahkum oldu. Yüce Divan’a da bakanlığıyla ilgili bazı suçlamalarla verildi. 30 ay kadar cezaevinde kaldı. Siyasi yasağın kalkmasından sonra İstanbul’da ‘Kürt Kültür ve Araştırma Vakfı’nı kurdu. Uzun bir hukuki uğraşıdan sonra bu vakıf tescil edildi. Bir siyasi parti kurma çalışması da yaptı. 1997’de Demokratik Kitle Partisi kurulduğunda Genel Başkan oldu. DKP kısa süre sonra kapatılma davası 18 Haziran 1997’de açıldı. 26 Şubat 1999’da kapatılma kararı çıktı. Ama henüz kararın gerekçesi Resmi Gazete’de yayınlanmadığından partinin tüzel kişiliği ile Elçi’nin görevi de devam ediyor. Fiilen olmayan hukuken devam eden bir parti bu DKP. Şerafettin Elçi ile tasarladıkları faaliyetleri ve Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve sosyal durum hakkında sohbet yaptık. * Kışlalı -Yeni bir parti kurma çalışmalarınız var galiba? Size rakip olabilecek HADEP’i nasıl görüyorsunuz? Elçi -Evet. Çalışmalar yapıyoruz. Ama HADEP ile bizim aramızda başından beri hem ideolojik hem de planlama açısından farklılıklar var. Kürt konusunu temel sorun alan, bizim dışımızdaki partiler genellikle Marksist. Biz günümüzün Avrupa’sında benimsenen; demokratik, katılımcı bir siyasi eksen etrafında oluşan bir siyasi parti düşünürüz. Yapılanma ve yöntem açısından da onlardan farklıyız. Partiyi kurarken temel görüşlerimizi net olarak ortaya koyduk. * Kışlalı -Nedir bunlar? Elçi -Dedik ki; biz Türkiye’nin bütünlüğüne saygılıyız. Bugünkü Türkiye’nin siyasi sınırlarının korunması gerektiği inancını taşıyoruz. Şiddete sempatiyle bakan bir parti olmadığımızı da vurguluyoruz. Kendisiyle şiddete dayalı hareketler arasına kalın çizgi koymalı. Bu temel ilkeden yola çıktık. * Kışlalı -Programınızın merkezi ne oldu? Elçi -Sorunun çözümü. Bunu çalışmalarında ön planda tutan bir siyasi partiye ihtiyaç olduğunu düşündük. Tabii biz Türkiye’nin geneline hitap eden bir siyasi hareketiz. Bütün ülke sorunları bizim ilgi alanımız içinde. Ancak sorunumuzun temel sorun olduğunu düşünüyoruz. Bu sorun çözümlenirse, Türkiye’de demokratik gelişme de sağlanır, ekonomik kalkınma da gerçekleşir, toplumsal huzur ve barış da sağlanır. * Kışlalı -Bu açıdan bakıldığında etnik esaslı bir parti düşünmüyorsunuz? Elçi -Evet. Etnik esaslı olmayacak. Temel sorun bir etnik grubu ilgilendirebilir. Ama Türkiye’nin genel sorunudur. * Kışlalı -Türkiye’nin genel demokratik sorunu içinde mi? Elçi -Hayır genel demokratik sorun ile bağlantılı. Ama ayrıca özelliği olan bir sorun. Demokrasi sorunuyla sıkı sıkıya bağlantılı. Ama salt demokratik sorun da değil. Bir etnik boyutu da var. Ekonomik bir problem de değil. Kültürel kısmı da var. Sorunu Ecevit ve onun gibi düşünenler gibi görmüyoruz. Türkiye’nin toplumsal çoğulcu bir yapısı var. Devlet kurulurken bu ifade edilmiş. Fakat sonra bu vaadler unutulmuş. Bu ta tepki doğurdu. Hepimizin acısını hissettiğimiz 1984’de başlayan PKK olayı da son örnek. Çözüm etnik yapı ve kimlik dikkate alınarak bulunur kanısındayız. Herkesin devleti * Kışlalı - Temel talebiniz nedir? Elçi -Bu ülkede yaşanan farklılıklara rağmen bütün vatandaşların birarada yaşama şansının çok yüksek olduğuna inanıyoruz. Herkesin bunda ortak çıkarı var. Bu nedenle bir ayrımcılığı, bir bölünmeyi biz yararlı görmüyoruz. Böyle bir şeye inanmıyoruz. İstiyoruz ki bu ülkede devlet herkesin devleti olsun. Temel talebimiz bu. * Kışlalı -Türk olmanın üst kimlik olarak alınması, diğer birçok kimliğin alt kimlik kabul edilmesini nasıl karşılıyorsunuz? Elçi -Gerçekçi bulmuyoruz. * Kışlalı -TBMM’nin neredeyse dörtte biri Kürt kökenli ama sizin çok üzerinde durduğunuz bazı hususları Meclis’e getirmiyorlar. Demek bu hususlar seçim çevreleri için pek önemli değil? Elçi -Bu sorunları TBMM’ye getirme şansları yok. Cesaret etseler ya partilerinden dışlanır ve bir daha seçilemezler, yahut getirseler de etkinlikleri olmaz. * Kışlalı -Demokratik gelişme şimdi üzerinde durduğunuz hususlardan bir kısmının rahatça gerçekleşmesini sağlamadı mı? Vakıf bile kurmuşsunuz. İstenen dilde yazılı olsun, müzik olsun yayın da yapılıyor. Elçi -Devletin temel görüşü değişmiyor. Değişiklikler kafi değil. Vakıf’ın dershane açma müracaatları oluyor ama müsaade edilmiyor. * Kışlalı -Demokratikleşme genişledikçe bunlar onun içinde neden çözümlenmesin? Şimdi o ideal demokrasi zemini içinde daha rahat ele alınabilecek şeyleri şimdiden vurgulayıp ortaya koymak iyi politikacılık olur mu? Politika mevcut olanakların en iyi şekilde kullanılması değil mi? Elçi -Demokrasi bu sorunun çözümü için gerekli. Kaçınılmaz. Böyle bir demokratik ortam olmadan sorun çözümlenemez. Ama bu sorunu tek başına çözemez. O zemin sorunu çözmeye elverişli ise muteberdir. Şimdi tepki doğacak diye hakkımızı savunamayacaksak hiç hak elde edemeyiz. * Kışlalı -Bu açıdan ileri gidenlerin aldıkları netice ortada! Elçi -O, ne akıllı yöntemdi, ne de sorunların çözümüne yönelik bir yöntemdi. Silahlı mücadele toplumda ciddi bir gerginlik oluşturdu. Güvensizlik meydana getirdi. Öyle ortamda sorun hiç çözülmez. Bunu herkes birlikte çözmeli. Türkiye’nin ortak sorunu bu. * Kışlalı -Şimdi atılması gereken ilk adım sizce ne olmalı? Elçi -Sorun gerçekçi olarak iyi tesbit edilmeli. Ondan sonra tartışıp bunu çözümleyecek en iyi formül bulunur. Şimdi daha tesbit aşamasındayız. Yoksa bulunacak formüller kalıcı olmaz gün geçiştirilir. Yarın sorun daha büyüyüp karşına çıkabilir. * Kışlalı -Bugünkü koşullar içerisinde,soğukkanlı ve gerçekçi bir yaklaşımla insanları rahatsız eden konular üzerine nasıl eğilinebilinir? Bunu aramak gerekir sanıyorum. Bu noktadaki görüşleriniz nedir? Amaç bekçi dövmek değil, üzüm yemek olmalı. Elçi -PKK olayı devlet kontrolüne alındığına göre yapılması gereken hakkaniyet ölçüsü içinde olmalı. Benim stilim de bekçi dövmek değil. * Kışlalı -O halde öncelikle işe, mevcut yasalar içerisinde kapatılmayacak bir parti kurarak başlama, daha sağduyulu bir hareket olmaz mı? Elçi -Devlet resmi görüşü dışındaki partiye müsaade etmiyor? HADEP için dava nedense 5 sene sonra açıldı. Ama bizim partinin kapatılması ön plana alındı. Halen Cumhurbaşkanı olan o zamanki Anayasa Mahkemesi Başkanı bile bizim partinin kapatılmaması için, diğer 4 üyeyle birlikte oy kullandı. * Kışlalı -Yeni parti kurarken daha öncesinden ders aldınız mı? Elçi -Ona şüphe yok. Ama başkaları da, partimizin kapatılmasını isteyenlerin de almaları gereken ders yok mu? Burada alınan kararlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidiyor. Alınan kararlar evrensel hukuk normlarına uygun olmalı. Biz çoğulcu, demokratik liberal görüşleri savunuyoruz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86796
    % -0.47
  • 6.0406
    % 0.28
  • 6.7414
    % 0.12
  • 7.7005
    % -0.46
  • 248.383
    % -0.68
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT