BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs raporu

Kıbrıs raporu

Bankazedeler krizi, Denktaş’ın kampanyası ve Türkiye’nin menfi tavrı derken KKTC Başbakanı Eroğlu istifa noktasına geldi.. Adada bunlar yaşanırken Cenevre’deki görüşmeler de devam ediyor ve iyimser haberler alınıyor...



Kıbrıs’ta işler karışık. Önce biraz geriye gidip yaşanan karışıklığın özet hikayesini sunalım: Lefkoşa’daki bunalım yaşanan banka kriziyle kendini gösterdi. Mini KKTC coğrafyasında tamıtamına 77 banka faaliyet için start aldı. Bu sayının 40’ı off shore (kıyı bankası), geriye kalanı da ticaret bankası statüsünde. Kıbrıs’taki bankalarda hesap açtıranlara Mevduat Sigorta Fonu 10 bin dolar civarında güvence sağladı. 1999’da Kıbrıs’taki bankalar arasında faiz rekabeti başladı. Ciddi bankalar yüzde 60-70 arası verirken, bazıları da yüzdeyüzlerin sınırına yaklaştı. Derken Yurtbank olayı gündeme geldi ve bunun ardından Kıbrıslı Türkler’e ait 3 banka da beyaz bayrak çekti. Ardından Denktaş ailesinin yakınına ait olan bankayla, Asil Nadir’in bankası da faaliyetlerini bir süre için askıya aldı. Kriz üzerine Türkiye devreye girdi ve patlak veren banka skandalına mevduata güvence vererek set olmaya çalıştı ve de ödeme takvimini açıkladı. KKTC nüfusunun yüzde 25’ini direkt alakadar eden banka olayı ile halk sokaklara döküldü. Bilindiği gibi Türkiye sadece son banka krizinde değil, 74 harekatından beri KKTC’ye sürekli kaynak aktarıyor. Ne var ki bu kaynaklar iyi yönlendirilemediği, çarçur edildiği ya da yolsuzluk sebebiyle hiçbir zaman layıkıyla değerlendirilemedi. Son olay ise bardağı taşıran damla oldu. Gönderilen paraların çarçur edilmesinde yönetimdeki isimlerin de bulunduğu iddiasının Ankara tarafından benimsendiği, Başbakan Ecevit’in birkaç gün önce sarf ettiği malum sözlerle ortaya çıktı. Bülent Ecevit’e göre Türkiye artık Kıbrıs’a aktardığı trilyonların harcanmasını denetleyecektir. Güvensizliğin ilanı Bu beyan aslında Türkiye’nin KKTC’deki Eroğlu hükümetine karşı güvensizliğinin resmi ilanıydı. Nitekim bu mesaj ve de istediği randevuya de cevap alamayan Derviş Eroğlu istifayı düşünmeye başladı. Peki istifa ederse ne mi olacak? Geçtiğimiz hafta İstanbul’da yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısındaki genel eğilim kısa vadede teknokrat hüviyetli bir hükümetin kurulması. Uzun vadede ise Başkanlık sistemi düşünülüyor. Rauf Denktaş’ın da desteklediği Başkanlık Sistemi için Başbakan Ecevit şunları söylüyor “Boyutları bakımından bir küçük devlette bir Cumhurbaşkanı bir Başbakan ayrılığı bulunması gereksizdir. Sorunlara yol açmaktadır.” Eroğlu istifa eşiğinde Rauf Bey “Teknokrat Model” için oğlu Serdar Denktaş’ın kuracağı hükümeti isterken, Başkanlık Modeline ise başta sendikalar olmak üzere Kıbrıs kamuoyunun bir bölümü karşı çıkıyor. İlginç olan KKTC’de ilk kez “Bu memleket bizim” adıyla mitingler yapılmaya başlandı. Yaşanan çöküntü de, ekonomi ve siyasetin ötesine taştı. Olaylarla casus hikayesi bunun sıcak vesikaları. Evet Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilen ya da çekilmek zorunda kalan Eroğlu muhtemelen Başbakanlık koltuğuna da birkaç güne kadar elveda diyecek. Görüldüğü gibi Türkiye onca sıkıntısını sırtladığı Kıbrıs olayında son dönemlerde başı sıkıntıya giriyor ve lokal ihanetlerle yüzyüze geliyor. Adanın önemli bir bölümü yıllar yılı ambargoyu bahane ederek yan gelip yatıyor ve Türkiye’den gelecek paraları bekliyor. Adada bütün bunlar olurken KKTC ile Kıbrıs Rum tarafı arasında BM gözetiminde Cenevre’de dolaylı görüşmeler yapılıyor. Basına kapalı yürütülen görüşmelerde sızan ilk haber, Klerides’in BM Genel Sekreteri Alvaro De Soto’ya yaptığı sitem olmuş. İddiaya göre Klerides BM Genel Sekreterini Türk tezlerine yakın olmakla itham etmiş. Gergin geçtiği kaydedilen görüşmeler kopmadığına göre ümit vadederek devam ediyor. Türkiye’nin sunduğu kaydedilen çözüm paketinde iki eşit halkın kurumsal işbirliği öneriliyor ve Avrupa Birliği olgusunun olmazsa olmazlığı işaretleniyor. Komplekse gerek yok Konfederasyon tezi de federasyonun ilk ayağı olarak sunularak adadaki iki toplumun ekonomik olarak eşitlenmesine değiniliyor. Evet bir süredir kamuoyunun gündeminde olan Kıbrıs’la ilgili son rapor özetle bu şekilde. Yorum mu? Türkiye elbette hükümranlık zaafiyeti olarak yorumlanabilecek tavizi veremez, ama şu Kıbrıs konusunu da artık kapatmalıdır.. Bunun için komplekse girmeksizin cesaret diyoruz...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95522
    % -0.53
  • 5.7128
    % -0.38
  • 6.3397
    % -0.4
  • 6.9378
    % -0.52
  • 276.48
    % -0.44
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT